İçeriğe geç

Sessizliğin İçindeki Ses

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Sessizliğin İçindeki Ses

Bölüm 2

CESET

Sesin gelen tarafı ilk başta anlamadım ama etrafımda dönünce sol taraftan geldiğini anladım ilk başta umursamayıp koşuma devam edecektim ki , sonrasında yardıma ihtiyacı olan düşmüş birisi olabilir diye düşündüm ve sese doğru yürümeye başladım.

Sonra sese daha çok yaklaştığımı anlayabiliyordum.Ses sanki dibimdeydi ve evet seslerin sahibi şuan tam karşımdaydı.

Ses çıkaramıyordum , hareket edemiyordum , çığlık atamıyordum veya olduğum yerden kaçamıyordum.

Sadece gözlerimi onlara dikmiştim.

Adam geldiğimi fark edince gözleri benim gözlerimle buluştu.

Şaşkın, üzgün veya sinirli bütün duygular

yüzünden anlaşılıyordu sanki.

Kafam 2 dakikalığına uçup havaya karışmıştı ama şuan yapmam gereken sadece bakmak değildi .

Tabikide buradan gidip birilerini çağırmam gerekiyordu.

Tam dudaklarımı aralayıp çığlık atacaktım ki.

Bunu anlamış olacak ki

Olduğu yerden kalktı ve aramızdaki 2 adımı aşıp ağzımı kapattı.

Burada şuan Elleri kan olan adam ve ağzı burnu kan olan kız vardı .

Ha birde en önemlisi yerde yatan bir ceset.

Ağzımı hala kapalı tutuyordu.

Ben ona bakmıyordum bile gözlerim sadece ceset üzerinde idi. 25 28 yaşlarında bir adamdı bu, kumral bir teni ,açık kahverengi saçları dağılmış önüne düşmüştü.

Gözleri açıktı,çok korkunç görünüyordü.

Üstü kan olmasından ayrı yerdeki otlar bile kandı.Tam kalbinden saplanan bir bıçak duruyordu.

Adamın kanlı elleri hala benim ağzımda idi.

Ne olacaktı şimdi beni de mi öldürecekti?

Beni de mi buraya atacaktı?

Bana da mı saplıcaktı bıçağı kalbimden?

Beni de mi öldürecekti?

Kafama her şey oturunca ellerimi ellerine doladım ve onu olabileceği kadar güçlü ittim.

Ve başarılı oldum.

Tam yanıma gelecekti ki , Ben onun yanına ondan daha önce gidip onu itmeye başladım.

Ayağımı kaldırıp çok güçlü bir tekme attım.

İlk başta sessiz bir bağırış kopardı ama bu onu dengede tutamadı ve yere düştü.

Tam dizine attığım tekme onu düşürdü ve bu bir işaret diyip.

Bir tane daha yerde vurdum ona.

Sanırım bu kaçmam için yeterli idi.

Ama tek bir şey kalmıştı.

"Katilsin sen ama ben kurban değilim."

Dedim ve olabileceğince hızlı koşmaya başladım.

Koşucu olmam burada bir avantajdı.

Çocuk parkların olduğu yere gelince direkt kimse görmesin diye sweatshirtimin kapşonunu kafama örttüm ve tuvalet binasına girdim. Ve yüzümü yıkadım.

Şükür ki kimse yoktu.

Telefonumu elime aldım ablamı arayacaktım ki.

Yabancı eller ilk önce ellerimi sardı ve telefonumu eline aldı.

Bacaklarımı başkası sardı ,ellerimi başkası sardı.

Hareket edemiyordum 2 adam resmen beni etkisiz hale getirmişti.

Bu adamlar da kimdi?

Ayaklarımı tutan adam konuşmaya başladı.

"Özür dileriz bunu yapmak zorundayız bizi dinlemek zorundasın."

Bölüm sonu

1 yorum