Selam ben Lina.Size buraya hayatımı daha doğrusu hayatımızı Anlatmak istiyorum başlayalım o zaman ne dersiniz?
Cumartesi günü idi.Hafta sonu olduğu için bugünü kendime ayırmayı karar verdim ama kendime ayırmak dediğim şey yürüyüş yapmaktı.
Spora düşkün birisiyimdir severim yani vücudumun ve sağlığımın yerinde olmasını ve bunu yapmaktan asla üşenmem ve yorulmam.
Her sabah olmasada yorgun ve işimin çok olmadığı günlerde şuan olduğum Ses Yok ormanına geldim.
Aslında orman gibi görünüyor ama ilk girdiğimizde bizi yürüyüş yolları gözüküyor ve bir kaç çocuk parkı ama sonrasında tamamen ıssız ormana dönüşüyor.
Ve genelde ben bu ormanda sporumu yapmayı daha çok seviyorum çünkü temiz hava kimsenin olmaması doğadan yana olmak daha güzel bir his.
Kulaklıklarım taktım ve en sevdiğim çalma listemi karıştırdım, rahatlatır diye seçtiğim muzik ile ormana girdim.Hızlı koşar adımlarla çocuk parkından uzaklaşıp ıssız ormana kendimi attım. Daha hızlı koşmaya başladığımı düşünce fark ettim.
Ama benim için bir sıkıntı yoktu koşuyu fazla yaptığım için sık sık düşerdim alışmıştım kendim düşmeye ve düştüğüm gibi kalkmaya.
Koşucu olduğum içinde sorun etmezdim yarışmalar beni beklerdi.
En yakın zamanda bir yarışma vardı ama ben kulüple birlikte çalışmak yerine oradan ayrıldım, tek başıma daha sıkı çalışırım diye inandım ve öyle şuan çok kısa sürede ormanın ortasındaydım.
Fazla koştuğumu anladığımda sırtımı ağaca dayayarak su içmeye başladım.
Suyumu içtikten sonra yere oturdum biraz dinlenmek hakkımdı nefes nefese kalmıştım biraz nefesimi kontrol altına almaya çalıştım.
Orman çok sessizdi etrafta kuş bile yoktu.
Orman benim nefes seslerim ile çınlıyordu.
Sonra SESSİZLİĞİN İÇİNDE BİR SES.......
