İçeriğe geç

Sessizliğin ardında

Bölüm 14 · 3 dk okuma

Sessizliğin ardında

Bölüm 14

Hediye

ALARA'NIN BAKIŞ AÇISINDAN

Uyandığımda yanımda olan Poyraz abimi gördüm, beni bir saniye bile bırakıp gitmemesibeni çok mutlu etmişti. İçimdeki boşluğu yavaş yavaş tamamlamaya çalışması çalışmaları. Onları gerçekten çok seviyorum. Kendimi zor da olsa kaldırmalıydım çünkü okul vardı ve hazırlanmalıydım. Poyraz abimi uyandırmamaya çalışsam bile gözlerini açmıştı "abim nereye daha sabah olmadı" "abi saat 7 hazırlanmam lazım ama sen uyu ben seni kahvaltıya kaldırırım" yavaş yavaş kalkmaya başlamıştı. "gerek yok abisinin gülü ben sensiz uyuyamam" bu dediği beni gülümsetmişti. Abim rahat hazırlanabileyim diye odadan çıktı. Bende giyindim.

Kahvaltı için indiğimde herkez buradaydı "günaydın" dedim neşeli sesimle, onlarda günaydın dedikten sonra yerime oturdum "ikiz bugün çok enerjiksin bakıyorum" güldüm ve cavapladım "o kadar güzel uyudum ki, bu dünyadaki en güzel uykum olabilir"

acaba bu güzel uykuyu kime borçluyuz. Hımm biraz düşüneyim tabiki Poyraz abime

"valla benim uykum da seninkinden farklı değildi güzellik, en iyi uykumu" dedi Poyraz abim. Bunu diğerlerini kıskandırmak için yaptığını biliyordum. Tolga sitemli sesiyle konuştu "anne biliyor musun Poyraz abim benden önce ikizimle beraber uyudu" bu dediğine kahkaha attık "merak etme bugünde seninle uyuyacağım" bunu duyan Tolga sevinçle kahkahalar atarken diğerleri sitem ediyordu. Babam konuştu "hanım bize bu keratalardan sıra gelmez" "gelecek babacım annecim siz merak etmeyin, hatta sizi hiç salmayacağım, artık okuldan geldiğimde gece gündüz peşinizdeyim" bu dediğimle annemle babam transa girdi "bana annemi dedi" "he valla banada baba dedi" babam yerinden kalkıp yanıma geldi. Yüzümü avuçlarının içine aldı ve yanaklarımı öptü. "güzelim benim bu kerata abilerle çok takılıp onlara benzeme he" "baba bizim ne suçumuz var ya" diye sitem etti Aras abim.

Kahvaltımı yaptıktan sonra Poyraz abim bizi bırakacağını söyledi. Okula vardığımızda Kaan, Sinan ve Cem bizi bekliyordu ikizimle beraber onlara doğru ilerledik. "günaydın" neşeli sesimle konuşmuştum "günaydın Alara" diye cevapladılar. Sınıfa doğru yürüdük. Yerlerimize oturduğumuzda Tolga hemen söze girdi "kankalar şimdi beni iyi dinleyin, duyduklarını şok olacaksınız" Cem dalgaya alarak konuştu "ne oldu? Yine yere yapışıp rezil mi oldun" neden böyle konuştuğunu anlamadım Tolga ona ters ters baktıktan sonra dün yaşadığımız her şeyi anlattı "nasıl lan siz şimdi ikiz misiniz" kafamı sallayarak Cem'i onayladım. Kaan fısıldayarak konuştu "ben şimdi bu kızı abilerinden nasıl alacağım" söylediği şeyi duymadığımızı zannediyordu ama bunu Tolga'nın sert bakışlarıyla anladı...

Okul saatleri hızlıca geçip gitmişti. Son dersin bitmesine 5 dakika kalmıştı. Dersin beden olması güzeldi, okulun bahçesinde otururken Kaan ayaklandı "ben birazdan geliyorum" "nereye" dedim. Bana baktı ve kaçamak bir şekilde cevap verdi "birazdan geleceğim siz burada beni bekleyin". Kaan gittikten sonra konuşmamıza devam ettik. "Alara sen ne zaman piyano eğitimi alacaksın? Yarışmaya az kaldı" Cem'in sorusu ile bakışlarımı ona çevirip karşılık verdim "yarından itibaren başlıyorum, Rengin hoca okuldan sonra kalıp koro ile beraber çalışacağımızı söyledi" Cem kafasını olumlu anlamda salladı. O sırada okul zili çaldı. Tam okuldan dışarıya çıkacaktık ki duraksadım. Benim duraksamamla Sinan, Cem ve Tolga da duraksadı "bir sorun mu var ikizim" beklemeden cevapladım "Kaan... Beklememizi söyledi" bunu diyip arkamı döndüm. Kaan'ın beni bekleyin dediği yere gidecektim ki bize doğru gelen Kaan'ı görmemle durdum. Bize doğru geldi ve önümüzde durdu "Kaan neredesin sen, seni göremeyince çok endişe-" sözünü bitirmeden Kaan arkasından beyaz gül çıkardı "bu sana doğum günü kızı" "yuhh, yürümüyor koşuyor" Cem'in ne söylediğini umursamadım "Kaan unutmamışsın" dedim şaşkın olduğumu belli ettiğim sesimle "unutmak mümkün mü?" "oğlum bari yanımda yürüme lan ikizime" Tolga'nın dediğine aldanmadan Kaan'ın boynuna sarıldım ve kulağına fısıldadım "teşekkür ederim" bana aynı şekilde cevap verdi "senin için her şeye değer"

Yaaa çok tatlış

Kaan'a sarılmayı bırakınca güllere baktım gerçekten çok güzellerdi. "Kokusu da kendisi kadar güzel" dememle Kaan'ın cebinden uzun bir kutu çıkarması bir oldu. "bu da sana" diyerek kutunun kapağını açtı. İçinde siyah kalpli bir kolye vardı. Şaşkınlıkla bir kolyeye bir Kaan'a bakıyordum "dön arkanı da takayım" arkamı döndüğümde saçlarımı nazikçe bir tarafta topladı sonra da kolyeyi taktı. Ben önüme döerkende konuştu "sana layık değil ama umarım beğenirsin"

Ya bu çocuk ciddi mi?

"saçmalama çok güzel" dedim ve hızlıca ve tekrardan Kaan'a sarıldım. Ellerini belime dolarken kokumu içine çekti. Cem'in sesi bizi ayırdı "kusura bakmayın ama ayrılmalısınız sizi kıskanan iki tane Demir erkeği görüyorum" Kaan'dan ayrılırken gözüm bize doğru gelen Poyraz abime takılmıştı. Sanırım sinirliydi ya da sadece kıskançlık duygusundaydı bende onu sinirli olarak görüyordum.

Kabul et Alara abin sinirli

Umarım Kaan'a zarar vermez...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.