İçeriğe geç

Sessizce Sevdim

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Sessizce Sevdim

Bölüm 2

Bakışlar

Gözlerim az önce konuşan Cengiz'i buldu "Midemi bozmuşum da biraz haber vermeden çıkmak zorunda kaldım kusura bakma."

"Tamam da arayabilirdin."

Ben tam konuşmaya başlıcakken Aran ağabey lafa girdi. "Demek ki kızın aklına gelmemişsin kardeşim ne uzatıyosun kıza daha fazla içmemesi için uyarmak yerine konuşuyosun."

"Sana noluyo birader aramıza girmesene."

Aran ağabey tam konuşmaya başlıcaktı ki tatsızlık çıkacağını anlayıp konuyu değiştirdim "Benim eve gitmem lazım."

"Tamam, aşkım gel bırakıyım seni."

Başımla onaylıcakken Aran ağabey konuşmaya başladı. "Aylin'in Erna'nın evinin oralarda bi yere uğraması gerekiyomuş o yüzden Aylin benden rica etti bırakırmısın bizi diye yani ben bırakırım onları, öyle değil mi Aylin?"

Normalde hep kısa konuşan adam sanki benim Cengiz'le gitmemdem korkuyomuş gibi tepki verdi. Aylin okların nasıl kendine döndüğünü anlamadan hızlıca cevap verdi.

"Evet evet ağabeyim bizi bırakır."

Aylin'in hiç bir şeyden haberi olmadığına yemin edebilirdim. Ayrıca evim çok uzak değildi ki neyin tartışmasını yapıyolarsa.

Cengiz sinir olmuş bir şekilde dişlerinin arasından konuşmaya başladı. "Neyse benimde işlerim vardı zaten, görüşürüz sonra aşkım." Dedi ve yanağımdan öptü.

Kafamı Aran ağabeye çevirdiğimde kaşlarını çatmış bir şekilde bize bakıyordu. Cengiz'e görüşürüz dedim Cengiz de gülümseyerek yanımızdan ayrıldı.

Aran ağabey bizi arabaya yönlendirdi. Aylin öne ben arkaya bindim. Aran kafasını Aylin'e çevirip sinirli bir bakış attı.

Ya da ben öyle sandım bilmiyorum ama bildiğim tek şey Aran ağabeyin hep sinirli olmasıydı.

...

O günün üstünden 1 hafta geçmişti ve şuan Aran ağabeyin asker uğurlaması için kutlama yapmıştın şimdide yemek için masa kuruyorduk. Biz evde yemekleri hazır ederken Aran ağabeyin annesi yanımıza gelip "Sizide yorduk bugün kızlar."

"Aşk olsun Gülcan abla ne yorulması saçmalama." Diye konuştum yorulduğum her halimden belli olsada.

"Anne ağabeyim için bu kadar hazırlık yapıyoruz da askerimiz nerde acaba?"

Cidden onu 1 kere görmüştüm onda da mahallenin kızları başında toplanmıştı.

"Dışardaydı en son, Erna kızım koş bi bak bakayım dışarıya kim gelmiş."

Off neden ben gitmek zorundaydım. Tamam diyerek ellerimi yıkadım sonra dışarıya çıkmak için kapıyı açtığımda karşımda Yusuf duruyordu. Bana aşık olduğunun farkındaydım, ama sevgilim olduğu için çok yanaşmamaya çalışıyordu.

"Merhaba Erna, sana iş mi yaptırıyolar?" Dedi gülümseyerek

Bende ona aynı şekilde gülümseyerek. "Yok ya iş olarak görmüyorum."

Yusuf konuşmaya başlıcakken Aran ağabey yanımıza geldi. "Erna annem içerde mi?" Diye konuştu Yusuf'u süzerek.

"Evet içerde." Yusuf'u sevmediği her halinden belliydi. Doğrusu Aran ağabey ailesinden başka kimi seviyodu ki.

Aran ağabey başını sallayarak uzun uzun baktı. Yusuf'u süzdüğü gibi benide baştan aşağı süzdü. Kendi üstüme baktığımda kot pantolon üstünede hafif göbeği açık dar bluz vardı.

Giydiğim kıyafetleri beğenmemiş gibi kaşlarını çatarak baktı.

"Neyse sonra görüşürüz Erna." Bende ona aynı şekilde karşılık verdim.

"Bu Yusuf neden hep yanında bitiyo?"

Neden birden böyle bir soru sormuştu anlamamıştım.

"Öyle mi yapıyormuş?" Der demez bana yaptığı gibi bende onu baştan aşağı süzdüm. Siyah gömleğin altına siyah pantolon giymişti. Gözlerim koluna iliştiğinde, bu kadar kaslımıydı ya diyerek içimden geçirmeden edemedim.

"Ne kadar daha gözlerinle beni taciz ediceksin." Dudağının kenarı kıvrılmış bir şekilde alayla konuştu.

Alay etmesine sinir olsamda gülüşü cidden çok güzeldi. "Senin yaptığını yapmıştım aslında."

"Her yaptığımı yaparmısın?"

"Yapıyım mı?"

Anın büyüsünü bozan Mürvet bunlar ne yaşıyo bakışı atarak konuşmaya başladı. "Aran gelsene seni bekliyolar."

Bu kız benle aynı yaştayken Aran ağabeye ismiyle hitap etmesi garibime gitmişti.

"Mürvet Aran değil, Aran ağabey." Sanırım Mürvet'in ona aşık olduğunun farkındaydı.

Mürvet Aran ağabeyin dediğine bozulduğunu belli ederek. "Tamam seni bekliyolar Aran ağabey."

"Tamam gelicem birazdan sen gidebilirsin." Mürvet yanımızdan uzaklaşırken söze girdim

"Bende içerde ki yemekleri getiriyim."

Kafa sallayınca içeriye girdim. Yemekleri dışarı çıkarıp tabakları masaya dizerken herkes evinden yemek bir şeyler getiriyordu.

"Napıyorsun hayatım?" Arkam dönük Cengiz'in birden konuşmasıyla korkmuş bir şekilde irkildim.

"Masayı diziyorum sen nerdeydin şimdiye kadar telefonlarımı da açmadın?"

Cengiz bi an ne diceğini bilemez gibi oldu ama hemen bir şeyler demeye başladı ama ne dediğini dinlemiyordum çünkü bu gallerine alışık değildim sanki afallamış gibiydi bir şeyler karıştırıyordu. Sanki 6.hissim devreye girmişti ve bir şeyler olduğunun farkındaydı.

"Aşkım bana inanmıyor musun?"

"Ne, efendim?"

"Beni dinlemedin mi?"

"Dalmışım ya pardon."

"Duşa girmiştim duymadım aradığını." Pek inanmamıştım ama bir şey demedim.

Herkes gelmişti oturmuş mahallecek yemek yiyorduk. Annem yanımda Aylin diğer yanımda Aran ağabey karşımdaydı. Cengiz'le olan ilişkimi daha mahalle bilmediği için o yanıma oturamazdı. Otursa herkes arkamızdan konuşurdu.

Herkes çevresindekilerle sohbet halindeyken mahallenin en dedikoducusu Münevver abla konuşmaya başladı. "Ee Aran var mı görüştüğün bir kız?"

Aran ağabey bana bakış atarak cevap verdi. "Yok şuanlık."

"Yakışıklısın, işin gücün de pek iyi bizim Ayşe'nin kızını yapıyım mı sana?" Mürvet'ten bahsediyordu mahallede Mürvetin Aran ağabeyden hoşlandığını herkes bilirdi.

""Yok ben kendim bulurum zamanı gelince."

"Zamanmı kaldı kaç yaşına geldin yapıyım aranızı işte."

Aran ağabey artık rahatsız olmuş bir şekilde homurdandı. "İstemiyorum Münevver abla." Hafif sert konuşunca Münevver abla korkup daha da bir şey demedi.

Masa da Cengiz'i gözlerimle aradığım da bulamadım. Annem'e su alma bahanesiyle kalktığımı söyleyip Cengiz'i aramaya gittim.

Telefonumu Gülcan ablalarının evinde unuttuğumu farkedip eve girdim. Mutfağa doğru ilerlerken birden banyodan gülüşme sesleri geldi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.