İçeriğe geç

Sessiz Şehir

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Sessiz Şehir

Bölüm 4

​📖 Bölüm 4: İki Ses, Bir Yalan

​Yabancının elini dudaklarımdan çektiği an, aşağıdan gelen o mekanik uğultunun kesildiğini duydum. Sanki radyo frekansı başka bir kanala geçmiş gibi, sokağın derinliklerine doğru uzaklaştılar. Ama bu bir tuzak olabilirdi.

​"İsim ne?" diye fısıldadım. Sesim, bu sessiz dünyada yankılanan en gürültülü şey gibi geldi.

​Yabancı, kapüşonunu hafifçe geriye attı. Keskin bakışlı, saçları kısa, yorgun ama zeki bir kadın yüzü belirdi. "Leyla," dedi. Sesi, benimki gibi pürüzsüz değil, sanki uzun süredir kullanılmamış bir enstrüman gibi biraz çatallıydı. "Ve şanslısın Aras. Eğer biraz daha geç kalsaydım, seni o 'temizlikçiler' çoktan ana merkeze götürmüş olacaktı."

​"Temizlikçiler mi?" diye sordum, kaşlarımı çatarak. "Bu sessizlik... Bu bir deney mi? Yoksa başka bir şey mi?"

​Leyla, çatının kenarına gidip aşağıyı izledi. "Bu bir başlangıç. Onlar sesin sadece bir titreşim olmadığını, insan iradesini taşıyan bir enerji olduğunu keşfettiler. Ve onu bizden çaldılar." Bana döndü, gözlerinde karanlık bir kararlılık vardı. "Bize 'hata' diyorlar. Ama sen ve ben, bu sessizliğin içindeki tek gerçek 'gürültüyüz'."

​Tam o sırada, çatının diğer ucundan, sanki birisi yürüyormuş gibi metalik bir gıcırtı duyduk. Birisi bizi takip etmişti ama bu seferkiler "Sessiz Muhafızlar" gibi robotik değildi. Bu, çok daha insanı bir tıkırtıydı.

​Leyla gözlerini kıstı ve belindeki küçük, metalik bir aleti çıkardı. "Sadece iki kişi olduğumuzu sanıyorduk," diye mırıldandı. "Sanırım yanılmışız."

​GölgeKalem Notu: Aras ve Leyla'nın dünyası düşündüğümüzden daha kalabalık! Peki bu yeni gelen kişi bir dost mu, yoksa bizi ele vermeye gelen bir hain mi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.