Stüdyoda uğradığım o ağır aşağılamanın ardından geçen birkaç saat, hayatımın en uzun saatleriydi. Okul çıkışı cebimdeki parayı ve akademiden gelen son uyarı mesajını karşılaştırdığımda acı gerçekle bir kez daha yüzleştim. Barda bir haftadır bulaşık yıkayarak ve içki doldurarak kazandığım para, yarın sabah ödenmesi gereken okul taksitinin çeyreğine bile yetmiyordu. Bursumun yanmasına, bu lüks akademiden tamamen atılmama sadece saatler kalmıştı. Annesiz, yapayalnız ve beş kuruşsuz kalmış bir çocuk olarak gidecek hiçbir yerim yoktu.
Bara adımımı attığımda bacaklarım yorgunluktan titriyordu. Bar şefi beni her zamanki gibi tezgahın arkasına yönlendirecekken, kolumu tutup beni durdurdu. Bakışları loş ışıkta oldukça ciddi ve gizemliydi.
"Jack, bak buraya," dedi sesini kısarak. "Normalde senin gibi çocukları o tarafa yaklaştırmam ama paraya acil ihtiyacın olduğunu biliyorum. Bu gece üst kattaki VIP odalardan birinde çok özel, çok zengin müşteriler var. Onların özel servis elemanı bu gece gelmedi. Eğer yukarı çıkıp o odadaki müşterilerin her istediğini eksiksiz yerine getirirsen, gecenin sonunda sana okul taksitini tamamen kapatacak kadar büyük bir nakit ödeme ve prim yaptırırım. Ama tek bir kural var: Ne görürsen gör sessiz kalacaksın ve asla hata yapmayacaksın."
Nakit ödeme... Okul taksiti...
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Tehlikeli bir iş olduğunun, o lüks kapıların arkasında karanlık dünyaların döndüğünün farkındaydım. Ama kaybedecek hiçbir şeyim kalmamıştı. Başımı hızla salladım. "Kabul ediyorum şef," dedim.
Şef bana siyah, şık bir servis gömleği uzattı. Üzerimdeki o eski hırkayı çıkarıp gömleği giydim, işitme cihazımın sesini sabitleyip üst katın o ağır, parıltılı kapısına doğru yürüdüm. Kalbim göğüs kafesimi delmek ister gibi atıyordu. VIP odaya giden koridor, barın alt katındaki o gürültülü hengameden uzak, boğucu bir sessizliğe sahipti.
Elimdeki gümüş tepsiyle o lüks, deri kaplı kapıyı yavaşça ittim. İçeride ağır bir puro kokusu ve loş bir kırmızı ışık vardı. Odadaki devasa koltuklara yayılmış, ellerindeki içki kadehlerini tokuşturan birkaç takım elbiseli adam ve onların hemen ortasında, buranın kralıymış gibi oturan o tanıdık silüeti gördüğüm an ayaklarım yere çivilendi.
Ethan.
Üzerindeki siyah gömleğin üst düğmelerini esnetmiş, darmadağınık siyah saçlarıyla koltuğa yayılmıştı. Dudaklarındaki o alaycı piercing, kırmızı loş ışıkta tehlikeli bir şekilde parıldıyordu. Gözleri kapının açılmasıyla anında beni buldu. Beni gördüğü o salisede, ela çekik gözleri şokla irileşti. Ama bu şok sadece bir saniye sürdü; hemen ardından o bildiğim acımasız, egolu kibir yüzüne bir maske gibi geri yerleşti.
"Ooo, bakın bar yönetimi bize kimi göndermiş," dedi Ethan. Sesi, odadaki diğer adamların dikkatini çekecek kadar yüksek ve alaycıydı. Yanındaki adamlara dönüp sırıttı. "Bizim okulun sağır gitaristi... Demek paraya o kadar sıkıştın ki, buralara kadar düştün sağır çocuk."
Odadaki diğer adamlar alaycı bir şekilde gülerken, yerin dibine girmek istedim. Ellerimdeki tepsi titremeye başladı. Gitmek, oradan arkama bakmadan kaçmak istiyordum ama şefin sözleri aklıma geldi: Okul taksiti. Gururumu bir kez daha kalbimin derinliklerine gömdüm. Başımı öne eğerek masaya doğru ilerledim ve viski şişesini masaya bıraktım.
Ethan oturduğu yerde hafifçe öne doğru eğildi. Aramızdaki o boğucu mesafe kapandığında, cebinden kalın bir deste nakit para çıkardı ve masanın tam ortasına, herkesin gözü önünde sertçe fırlattı. Paralar masanın üzerine saçılırken, gözlerini bir saniye bile gözlerimden ayırmadı.
"Madem buradasın, o zaman kurallara göre oynayacağız Jack," dedi, adımı ilk defa bu kadar keskin ve zehirli telaffuz ederek. "Tüm gece boyunca sadece benim dediklerimi yapacaksın. Ben bardağımı her uzattığımda o uyuşmuş ellerinle içkimi dolduracaksın. Eğer tek bir damla bile dışarı taşırırsan, bu paradan bir kuruş bile alamazsın. Şimdi... diz çök ve o bardağı doldurmaya başla."
Yazarın Notu:
Sessiz Ritim'in dördüncü bölümüyle karşınızdayım! 🖤 Ethan bu sefer sınırları gerçekten çok fazla zorladı ve Jack'i en çaresiz anında yakaladı! Gururu ve okul hayatı arasında kalan Jack, Ethan'ın bu acımasız oyununa boyun eğecek mi? Yoksa o VIP odada her şeyi altüst edecek bir patlama mı yaşanacak?
Okuyucularımın bu tehlikeli ve nefret dolu VIP oda sahnesi hakkındaki yorumlarını, teorilerini deli gibi merak ediyorum! Hikayeyi kütüphanenize eklemeyi ve o güzel kalplerinizi bırakmayı unutmayın! Diğer bölümde görüşmek üzere, Muah(。♡‿♡。)
