aradan yarım saat geçmiş ve ne kadar ısrar etsem de hiç kimse benimle oda değiştirmemişti,şuan ise ben büfeden çıkmış odaya doğru ilerliyordum,Emir'in odada olmadığını sanmıştım ama yanılmıştım...
kulaklıklarım kulağımda dalgın bir şekilde odaya girdiğimde Emir üzerini değiştiriyordu ve tişörtünü giyiyordu,ben o an refleksle yüzümü kapatarak odadan çıktım
utançla kapıda çömelmiş bekliyordum, çok geçmeden kapı açıldı ve Emir sırıtarak yanıma çömeldi "ne oldu?"
omuzuna vurdum "bir de ne oldu diyor,insan bir kapıyı kilitler yaa..."
"ne o utandın mı?"
"ne alaka!"
"yüzün öyle söylemiyor ama"
"oww..."daha da utandım
kolumdan tutup beni kaldırdı "kalk hadi kalk sonuçta kazara oldu isteyerek yapmadığını biliyorum"
o sırada arkadan Zümrüt abla onların sesi duyuldu,bunlarda her delikten çıkıyor ya iki saniye utanamadık şurada!?
"hazır mısınız?" dedi Zümrüt abla
"ooo ne oluyor gençler?" dedi alayla Mert abi
"yok bir şey!" dedim sinirle
"Üff ne uzattınız ya, kalkın hadi biraz otelin bahçesinde tur atalım zaten gece gece de hava serin iyi gelir" dedi Nazlı abla
"Tamam hadi çıkalım" dedi heyecanla Ayça
"Ben gelmiyorum valla yorgunum yarın çıkarız o zaman gelirim" dedim
"Siktir git gelme,gerizekalı!" Dedi sinirle Zümrüt abla
Sırıttım ve odaya gittim "iltifat icin teşekkürler canım!"
Sertçe kapıyı çarptım Emir de onlarla aşağı inmişti ben odada yalnız kalmıştım...
Zümrüt
Miray gelmeyince biz daha fazla beklemeden aşağı indik, bahçede kimseler yoktu, bu sessizlik beni kendimi korku filmlerinde gibi hissettiriyordu...
geçekten de dışarısı serindi,keşke hırkamı alsaydım ya!
arkadan yürürken bir şey fark ettim, Sinan Nazlı'ya ufaktan adımlarla yanaşıyordu... az önce Nazlı'nın yanında Ayça varken şimdi Sinan vardı, Nazlı Sinan'nın solunda kalıyordu
Sinan'nın koluna baktığımda ise sırıttım, Sinan habire elini sol tarafa kaldırıp indiriyordu ve stresle ellerini sıkıyordu,evet onun elini tutmak istiyordu...
Nazlı'nın ise Dünya'dan haberi yok hala şu salak vlogunu çekiyordu yğaa, şimdi arkadan ensesine yapıştırıp o videoyu kapatp telefonu da götüne soksam hakkıdır gerizekalı!?
birden Nazlı'nın Emir'e sorduğu soru ile hepimizin bakışları ikisini buldu
"Emir sana bir şey soracağım ama dürüst ol, sen Miray'dan mı hoşlanıyorsun?" Nazlı'nın yüzünde sinsi bir sırıtış belirdi, erkekler ise bir anda endişelenmeye başladı, "ne alaka Nazlı ya, şimdi açtın bu saçma konuyu!" Mert'in ciddi olduğu nadir anlardandı
"sen karışma Mertoo ben Emir'e soruyorum" Emir'in gözlerinin içine baktı
Emir derin bir nefes aldı
"evet,evet ondan hoşlanıyorum...ama bakın lütfen ona söylemeyin"
çığlık atarak Nazlı'ya sarıldım "wğhaa biliyordum!"
Sinan enseme vurdu "bağırma be milletin içinde!"
"ağhh hayvan herif!" acı ile ensemi sıvazladım
"peki ne zamandandırrr" dedim heyecanla
"İstanbul'dan döndüğümüzdendir..."
ikinci çığlığı bastım "wğhoo omen tanrum!"
"ben bu kadını tanımıyorum..." Sinan eli ile yüzünü kapatarak benden biraz uzaklaştı
Sinan'nın arkasından sırtına atladım "ne demek tanımıyon leynn şekil yapma bana sana şekilin kralını yaparım oğlum,hem bir kere ben senin teyze kızınım, birinci derece kuzeniz biz!"
"in lan sırtımdan davar!"
bir anda onu bırakıp indim "al indik iki saniye kuzenini de taşıyamıyorsun aşk olsun!" saçımı savurup Ayça ile Nazlı'nın koluna girdim "yürüyün kızlar gidelim bu erkek milletinden bize hayır yok!"
"yürüyün lan anca gidersiniz!" dedi Sinan
biz onları umursamadan otele geri çıktık,acaba Miray ne yapıyordu?
bizim odanın kapısında kızlardan ayrıldım, "kızlar siz odaya geçin ben Miray'a bakayım bi"
onların konuşmasına izin vermeden yanlarından ayrıldım
odalarına girdiğimde Miray her zamanki kulaklığını takmış, yatakta oturmuş,dizlerini kendine çekip kafasını gömmüş müzik dinliyordu
hafifçe omuzuna dokundum, ama tepki vermedi,sonra yavaşça kulaklığını çıkardım,buna da tepki vermedi, uyumuştu...
kendi kendime sırıttım,kulaklığını kapatıp komidinin üzerine bıraktım ve onu yavaşça yatağa uzattım
geri çekildiğimde gözüm çantasına kaydı,günlük tutuyordu ve günlüğünü çantasında görmüştüm, acaba...açıp okusamıydım
kafamı iki yana salladım, aklından bile geçirme Zümrüt onun özeline bakmaya hakkın yok!
kontrolümü kaybetmeden odadan çıkıp kapıyı kapattım ve bizim odaya geçtim
Nazlı ve Ayça pijamalarını giymiş yataklarında uzanıyorlardı ve telefonlarında takılıyorlardı
"oğlum dışarısı ne kadar soğuktu lan, götüm dondu yemin ederim" dedim
Nazlı kafasını kaldırı bana baktı "aynen ya bende üşüdüm"
"Miray ne yapıyor, haberiniz var mı ondan?" dedi merakla Ayça
"az önce gittim baktım uyuyordu"
"ne ara uykucu oldu bu, ne güzel tatile geldik uyuyor, evde uyuyor" dedi sinirle Nazlı
"he ya,bence gelin onu uyandıralım" dedim heyecanla
"ya saçmalama Zümrüt hem saat de geç oldu" dedi Nazlı
"babane ya ben gidip onu uyandıracağım, hatta bugün hepimiz beraber sabahlayalım!"
"hayır Zümrüt olm-" daha Nazlı sözünü bitiremeden odadan çıktım ve geri Miray'ların odasına gittim, Emir daha gelmemişti ve Miray da hala yatağında mışıl mışıl uyuyordu
onu sarsmaya başladım " Miray Miray,uyan hadi!"
bir anda gözlerini açtı "hm?" gözü yarı kapalı yatakta oturur pozisyonda aptalca bana bakmaya başladı,o anki hali çok komikti, normal haline gram benzemiyordu jsjsjsjjsjjss
"kalk hadi"
"sabah mı oldu?" sesi pütürlü çıkıyordu, ne dediği anlaşılmıyordu ama ben anlamıştım
"he he sabah oldu kalk kahvaltı yapacağız,ben iniyorum sen gelirsin" beni başı ile onayladı ve odadaki banyoya gitti
onun telefonunu aldım zaten pencerelere dikkat etmezdi ama yine de perdeyi çektim
odadan çıktım ve koridorda gülmeye başladım "hiç anlamadı,nasıl da inandırdım sabah olduğuna ya" Miray'ın telefonunu açtım, onun şifresini biliyordum o kadar yılın sonunda ben Nazlı ve Ayça'ya anca söylemişti!?
açıp baktığımda bir bildirim geldi
Esmelü: "Miray sana bomba bir haberim var!" bu da kimdi böyle
bir mesaj daha geldi "Cihan varya, sabah bana dedi ki üç hafta sonra ben sen Miray ve Deniz yemeğe gidelim!"
bu çocuğun niyeti hiç iyi değil gibiydi, bi sal kuzenim lan oruspu!?
arkamdan Miray odadan çıktı telefonu hızla kapattım
"telefonumu gördün mü Zümrüt abla?"
"ha evet evet bende,çıkarken alayım dedim"
telefonu ona uzattım,ekranı açıp saate baktığında gözleri büyüdü "ya hani sabahtı saat gecenin bir buçuğu, niye uyandırdın beni!?"
tam konuşacaktım ki arkadan bizim erkekler geldi
"daha uyumadınız mı siz?" dedi Sinan
"sanane lan teyze oğlu istediğimiz zaman uyuruz sen karışamazsın!"
"off,gerçekten saat geç oldu uyuyun,yorulmadınız mı ya?!" dedi sitemle Emir
"oğlum bu kızların ekstra enerjileri var baksana Zümrüt'e yüzünde bir gram uyku yok"
sırıttım "e tabii"
"ben uyuyordum bu beni sabah oldu diye uyandırdı!" dedi omuzuma vurarak Miray
"ağhh ne vuruyorsun be öküz!" omuzumu sıvazladım
"kızı neden uyandırıyorsun manyak!?" dedi şaşkınca Mert
"çünküü bugün hep beraber sabahlıyoruz,tatlin ilk gününün hatrınaa"
"hayır yaa benim uykum var" dedi bıkkınca Emir
"yanlız bana bunu söylemedin!" dedi sinirle Miray
"üff ne güzel eğlenicez işte inat etmeyin hepimiz bizim odaya geçelim orası büyük sohbet ederiz bir şeyler yeriz oyun filan oynarız"
"ya hayır" dedi Sinan
"EVET! bağırtmayın lan beni"
hepsini sırtından ittirmeye başladım ve bizim odaya sürükledim"yürüyün hadi,gözü kapananı görürsem varya... ona özel bir muamele uygulayacağım"
hepsi pes etti ve odaya geçtiler Miray laptopunu almaya odasına gitti
ben ise bizim erkeklere yürürken gördüğüm mesajı onlara söyledim
"arkadaşlar size bir şey söyleyeceğim"
Sinan ciddi bir suratla bana baktı,ne diyeceğimi bekliyordu
"bir çocuk Miray'a yürüyor galiba ama tam emin değilim"
Emir ciddi bir suratla bana baktı "benden mi bahsediyorsun?"
"hayır sen değilsin,ya bakın olay şöyle oldu; ben az önce Miray'ı uyandırdım sonra o banyoya gidip elini yüzünü falan yıkadı bende onun telefonunu aldım dedim götüreyim odaya işte o sırada Esmelü diye birinden mesaj geld er halde arkadaşı falandır bilmiyorum işte kız dedi ki "Cihan bizi bir de Deniz diye birini üç hafta sonra yemeğe çağırmış" dedi ve bu Cihan o geçen gece bize yemek getiren kurye çocuk Miray'ında ortaokul arkadaşı"
üçü de sinirle bana baktı
"o çocuğu keşke o gün kapıda boğsaydım ya!?" dedi sinirle Emir
"Lan hangi ara buluşma ayarlamış piç!?" Dedi şaşkınca Sinan
"Bende bilmiyorum" o sırada arladan Miray elinde laptopu ile yanımıza geldi
"Geldimm" dedi
O da gelince bizim odaya gittik, Nazlı ve Ayça hala aynıydı
Nazlı bizi görünce yatakta oturur pozisyona geçti ve konuştu
"Oo gençlik daha uyumadınız mı?"
"Uyuyacaktık da... birileri tehtid etti bizi" dedi Mert beni göstererek
Nazlı ve Ayça kıkırdadı
"Ben anladım"dedi Nazlı gülerek
"Çok konuşmayın leynn"
aradan yarım saat geçişmişti hepimiz bir köşeye çekilmiştik ve telefonlara gömülmüştük
"Kalkın hadi oyun oynayacağız böyle oturarak sabahlamak istemiyorum!" Dedim sinirle
"Ne oynayalım o zaman?" Dedi kafasını telefondan kaldırarak Nazlı
"Bekle onu yapay zekaya soracağım...hmm...iki tane oyun var biri sıcak koltuk digeri ise fısıltı"
"Tövbe tövbe onlar nasıl isimler?" Dedi Miray bilgisayarından kafasını kaldırarak,o da kitabını yazıyordu
"okusana nasıl oynanıyor?" Dedi merakla Emir
"Okuyorum ilki fısıltı oyunu; Bir oyuncu, şiseyi çevirir şişe kime çıkarsa o iki kişiden biri diğerinin kulağına gruptaki kişilerle ilgili gizli bir soru fısıldar Örneğin"Grupta en son hapishaneye düşecek kişi kim?" Fısıldanan kişi, yüksek sesle gruptan birinin adını söyler Sorunun ne olduğu gruptakilere açıklanmaz! Soruyu öğrenmek isteyen kişi bir ceza veya cesaret görevi üstlenmek zorundadır"
"Hm güzele benziyor" dedi Nazlı
"Evet evet diğerini de okusana" dedi merakla Ayça
"Tamam tamam okuyorum diğeri ise sıcak koltuk;Sırayla bir kişi "Sıcak Koltuk"a oturur. Belirlenen bir süre boyunca örneğin 3 dakika gruptaki herkes bu kişiye istediği soruyu sorabilir. Koltuktaki kişinin pas geçme hakkı çok sınırlıdır örneğin toplam 1 pas hakkı, ve tüm sorulara tamamen dürüst cevap vermek zorundadır"
"Bence ikisini de oynayalım" dedi heyecanla Sinan
"Off siz oyunu seçin ben atıştırmalık getirmeye gidiyorum" dedi Miray bıkkınca ve kulaklığını takıp gitti
Hepsi bana baktı "bilerek seçtin değil mi?" Dedi Nazlı
Sırıttım "evet neden ki?" gözlerimi kırpıştırdım
Mert bıkkınca nefes aldı "sebep?"
Omuz silktim "öyle"
Hepsi bana gerçekten mi dercesine bakına bıkkınca nefes verdim
"Ya ama sıkıldım hem yapay zekaya sordum siz de gördünüz!" Dedim sinirle
"Neyse boşverin oyunu ne seçelim?" Dedi Ayça...
Bölüm Sonu