Bugün hepimiz erkenden uyandık,çünkü hepimizin işi vardı
Benim imzam vardı ve evden kitaplarımı almam lazımdı, Zümrüt ablanın ise savcı olduğu için bir davası vardı, Sinan abinin de bugün restoranına bütün gün özel misafirleri gelecekti, Mert abinin de bugün önemli bir maçı vardı o da ülkede tanınan ünlü bir futbolcuydu, Nazlı abla ve Ayça beraber spaya gideceklerdi onlar bugün izinliydi çünkü
Benim sabah erkenden kahvaltı yapıp işe gidip sonra eve dönüp imzaya gitmem ardından da annemlerden kitaplarımı almam lazım! Off baya işim vardı yaa!?
Saat altıydı ve bizimkilerin sesi gelmeye başlamıştı, altımdaki şortu çıkartıp bir uzun eşortman giydim ve bizimkilerin yanına indim
Emir, Mert abi ve Sinan abi kahvaltıyı hazırlıyordu, kızlar da masayı kuruyordu Fırat ise...o da galiba hala uyuyordu
Esnedim "günaydın yaa...erkencisiniz bugün bakıyorum"
Mert abi omleti çevirirken konuştu "bugün çok yoğun geçecek biz de hemen uyanalım dedik hem kötü mü oldu?"
"Yoo"
"Bu arada Fırat nerede?"
"O az önce çıktı işi varmış"dedi Zümrüt abla
"Hmm tamam? Yardım edeceğim bir şey var mı?"
"Şimdilik yok ama istersen televizyondan müzik aç" dedi Nazlı abla masaya çatal koyarken
"Tamam ben televizyonu açayım" tekrar esnedim
Açtığım şarkı haydi gel benimle oldu ama Güneş versyonu
"Haydi gel benimle ol"
"Oturup yıldızlardan baklım dünyadaki neslimize"
"Ordaki sevgililer özenip birer birer gün olur erişirler ikimize..."
"Haydi sende yaz varsa bi itirazın parlicak bu yazz..."
Güneş/haydi gel benimle ol
İstemsizce şarkıya eşlik ediyordum
"Uzat elini sende gördüm farklı bi şeyler"
"Bu kalabalık yerde tek kaldım kollarında"
"Yıldızlar bize söyler dinle ay ışığında çok büyük olay bu geri durmak kolay mı"
"İlk adımı atsam sürse sonsuza kadar bu yazı unutmam mümkün değil yıldızlar yanımda hepsi parlak"
"Şansım bu gece uyumazz"
"Baktımda etrafa sen gibi yok burda..."
"Sesin ne güzel yaa"dedi Ayça
Kızardım "ne alaka ya çok takıldım"
"Yoo tertemiz söyledin Miroo" Zümrüt abla sırıttı
Gözlerim Emir'e kaydı,yine bana bakıyordu! Üstüne bir de sırıtıyordu!?
"Üff boşverin hadi kahvaltı yapıp çıkalım bugün hepimiz çok yoğun olacağız"
Kızarmış bir şekilde masaya oturdum diğerleri de oturunca kahvaltı yaptık
On dakika sonra
Kahvaltı yapıp evden çıktık ben hemen iş yerine gittim,bugün mesaim azdı neyseki...
Masama geçince hemen müşteri gelmeye başladı
"Hanımefendi ben kimlik fotoğrafı için gelmiştim"
"Tamam verin kimliği bakalım..."
Dört saat sonra
Elimdeki dosyaları bir hışımla masaya bıraktım, "çok sükür!"
Saat tam ondu eşyalarımı topladım hala imzaya gitmek icin vaktim vardı ilk önce evden kitaplarımı getirecektim,şirketten çıkıp bizim ortak eve gittim kapıyı açtığımda Emir her zaman oturduğu armut koltukta erkeklere has bir şekilde oturmuş telefonda takılıyordu,evde ondan başka kimse yoktu
"Emie? sen tek mi evdesin?"
Kafasını telefondan kaldırıp bana baktı
"Evet herkesin işi çıkıp gittiklerinde evde kaldım kazık gibi"
Kıkırdadım "neysee ben de gidip annemlerin evinden kitaplarımı getireceğim daha sonra da imzam var imza vermeye gideceğim,gelmek ister misin eğer sıkıldıysan?"
Şaşkınca kaşları havalandı "gercekten mi,tamam olur"
Oturduğu yerden kalktı ve bana yaklaştı eğilip kulağıma fısıldadı "zaten tek başıma çok sıkılmıştım..."
Kızardım ve geri çekildim "ohh...şey...ben...kitaplar için çanta getirmeye gideyim..."koşar adımlarla odama gidip iki çanta aldım fazla kitabım yoktu zaten,rahatça taşırdık
Elimde çantalarla aşağı indim "hadi çıkalım" dedi Emir,onu başım ile onayladım ve evden çıktık bahçeye çıkınca o küçük araba hala burdaydı,iyide Sinan abi bu arabayı kiralamamışmıydı?
"Emir,Sinan abi bu arabayı kiralamıştı diye hatırlıyorum?"
"Ha evet başta kiralıktı ama sonra biz erkekler dedik kökten alalım araba derdi çözülsün"
Kaşlarım çatıldı ve Emir'in omuzuna vurdum "aşk olsun bize neden söylemediniz?! Biz de burada yaşıyoruz biz de bu arabayı kullanacağız bizim de para vermemiz lazımdı!"
"Ama Sinan bizi tehtid etti ben ne yapayım?"
Ağzım şaşkınlıkla aralandı ve olduğum yerde durdum "hele bi akşam olsun ben Sinan abiye soracağım bunun hesabını!"
Emir gülerek sırtımdan ittirdi "sorarsın sorarsın ama şimdi gitmemiz lazım"
"Tamam tamam hadi gidelim"
Arabaya bindik harbi neden bizimkiler arabayı almamıştı ki? Neyse sorgulamayacağım...
Emir sürücü koltuğuna bende yanındaki koltuğa oturdum o arabayı sürmeye başladı ve ben de telefonumu açıp yeni bölümün yorumlarına bakmaya başladım
Bir yorumu okurken kıkırdadım
Emir merakla bana baktı "ne oldu?"
Ona telefondaki yorumu gösterdim "ay baksana ne demiş biri"
Yorumda "Asila yanlız o çantayı Abay'ın kafasına iyi vurdu tam on ikiden heee" yazıyordu
O da kıkırdadı "kitabın konusunu bilmiyorum ama eğlenceli görünüyor"
"E tabi ben yazdım çünkü"
Bu sefer kahkaha attı
O sırada gruba mesaj geldi,bu Fırat'tandı
"Gençler ben bir iki hafta yokum işim var"
İlk Nazlı abla yazdı "tamam ama kendine dikkat et Fırat"
*Fırat bu mesaja 👍 emojisi bıraktı*
"Acaba ne işi çıktı?"
"Bilmiyorum..."
Bir süre sonra eve varmıştık araba durdu ve çantaları alıp asansöre bindik
"İyi ki fazla kitap almamıştım yoksa sırtımız kopacaktı hee"
"Yine bir sey olmazdı ki zaten araba var"
"Ayy doğru"
Asansör üçüncü katta durdu anahtarım bende olduğu için kapıyı çalmadım "sonra yukarı da uğrayalım bakalım ne yapıyor bizimkiler"dedim, Emir beni onaylayan bir ses çıkardı
Anahtarım ile kapıyı açtım ve içeri girdik kimse yoktu
"Yüzde doksan eminim ki annemler yukarıdadır"
"Bence de"
Bizim odaya doğru ilerledik,kitaplarım hala raftaydı
"Bebeklerimm" Emir bu tepkime güldü
Sandalyemin üzerine çıkıp masanın üzerindeki kitapların kutularını indirdim ve masaya bıraktım
"Evett şimdi kutulu olan kitapları buraya koyacağız kalanları da çantaya direkt koyacağız"
Biz kitapları kutulara koymaya başladık
Ben kitabın ismini söylüyordum Emir de kitaplıkdan o kitabı veriyordu
"Miray içlerinden en çok hangisini seviyorsun?"
"Ayrım yapmam ama en iyisi saka ve sanrı Maral Atmaca'nın"
"Hmm peki ilk aldığın?"
"Sarkaç bir o da Maral Atmaca'nın kitabı"
"İyiymiş...başka kaldı mı?"
"Hayır bitti çok şükür"
"Tamam hadi yukarı gidelim o zaman"
"Ya Emir bir şey soracağım siz İstanbul'a ne zaman döneceksiniz?"
"Dönmeyeceğiz ki annemler de buraya taşınacak,size söylememiştik di mi!?"
"Evet söylemediniz,neyse hadi çıkalım"
Evden çıkıp yukarı gittik
Nazlı
Ayça ile spaya gitmiştik bugün herkes işteyken biz onunla burada keyif yapıyorduk dkdndj
"Oğhhh çok iyi geldi ya dimi Nazlı abla" Ayça yatakta uzanmış ona masaj yapıyorlardı
Bende aynı şekildeydim ve kıkırdadım "aynen bizimkiler çalışsın biz burda keyif yapalım"
"Kaç gibi eve gideriz?"
"Ya sen rahat ol ev kaçmıyor Ayça"
"Tamam tamam merak ettim dmdjjs"
Zümrüt
İki saattir bir davadaydım ve davacı kişileri artık çekemiyordum,ikisi de birbirinden ölümüne nefret ediyorlardı bıraksak saç baş girişeceklerdi o derece!
Yanımdaki hakim bana seslendi "yaz kızım tarafların boşanmasına karar verilmiştir!" İçimden şükür çektim ve hakimin dediğini bilgisayara geçirdim ama bu davadan sonra beş tane daha vardı!?
Aahhh bugün canım çıkacağı belliydi!?
Sinan
Restorantta yedi sekiz tane ünlü vardı hepsi bir sürü yemek istemişti ve bütün ekip onlara yetişmeye çalışıyorduk ben hem bazı kişilere görev veriyor hemde aynı anda beş yemek birden yapıyordum
"Hakan, yeni gelen müşteriler ile ilgilen, Emre sende şurdaki yemeği pişir,Yunus sen hazır yemekleri servis et hadi serii!"
Bu kadar yoğunlukta nasıl hala çıldırmadığıma şaşırdım amına koyayım!
Mert
"Ordan değil sol taraftan,siktir gol yiyeceğiz,pas ver!"
Son anda top bana geldi ve rakip takımın kalesine attım top ışınlandı resmen,son saniye attığım gol ile taraftarlar çıldırmıştı resmen
"GOOOL!"
Spikerin sesi yüksekdi ben ise hafif eğilmiş ellerimi dizlerime yaslamış soluklanıyordum
"Evet sayın seyirciler Mert'ten son saniye müthiş bir gol!"
Bizim takım kazanmıştı ve üçe yedi yenmiştik
Yüzümden iki litre ter akıyordu resmen eve gidince iyi bir duşu hak etmiştim...
Miray
Bi yarım saat babaannemde kaldık daha sonra ise eve döndük,hala bizimkiler gelmemişti evin başçesinde yürüyorduk telefonuma mesaj geldi
Mesajı okuyunca ağzım açıldı saat on ikide maatbaya gidip kitap imzalamam lazımdı!?
"Ya hayır ya nasıl unuturum!?"
"Ne oldu?" Dedi Emir şaşkınca
"Bugün maatbaya gidip orada da kitap imzalamam lazım off yaa"
"İyi de zaten imzaya gideceksin?"
"Ya hayır öyle değil hani bazı kitaplar imzalı satılıyorya benim de hepsini gidip imzalamam lazım"
"Kaç tane ki?"
"Galiba iki bindi"
"E oha!?" Emir bunu o kadar içten söylemişti ki kahkaha attım
"Hahahahah ya işte yazar olmak da kolay değil canım"
"Ya biraz dinlenelim gideriz"
"Zaman yok ki yarım saate orada olmam lazım on ikide beni çağırdılar saat on bir buçuk"
"Off tamam o zaman gidelim hadi"
İyi ki maatbağa bize çok yakındı beş dakikalık bir yurüme mesafesi vardı ve kısa sürede varmıştık
Oradaki görevli Şebnem hanım beni görünce gülümsedi,ikimiz çok samimiydik
"Hoşgeldin Miray,bakıyorum yanında birilerinide getirmişsin,erkek arkadaşın mı?"
Gözlerim şaşkınca açıldı ve ellerimi hayır anlamında panikle salladım
"Hayır hayır Şebnem sen yanlış anladın kuzenim o benim aramızda bir şey yok"
Hem Emir hem Şebnem kahkaha attı
"Şakaydı tatlım neden bu kadar panikledin ki?" Dedi gülerek Şebnem
Rahat bir nefes verdim "ohh iyi...neyse biz imzaya başlayalım artık"
"Tamam sen otur biz kitapları ve kalemleri getiriyoruz,bu arada içecek bir şey ister misiniz?"
"Ben bir su alayım ya" dedi Emir
Şabnem bana döndü "sen Miray?"
"Ben bir şey istemiyorum"
Kitaplar gelince hızla imzalamaya başladım,ben birini imzaladıkça Şebnem imzalı kitabı kaldırıyordu,Emir de koltukta oturmuş telefona bakıyordu
"Off elim ağrıdı yaa!"
"Hadi Miray daha yeni başladık" dedi gülerek Şebnem
"Pff neyse..."
İki saat sonra imza işi bitmişti ve saat iki olmuştu
Emir ile maatbağadan ayrılıp imzanın olacağı yere gittik, imza bizim eve yakın olan parkda olacaktı bizim basım ekibi herşeyi hazırlamıştı benimle beraber başka yazarlarda vardı kendi masama geçtim ve Emir de bir sandalye çekip yanıma oturdu
"Evet imza isteyen gelebilir!"bunu dememle önümde uzunca bir sıra belirdi
İlk bir on dört yaşlarında güzel bir kız vardı ve elinde benim ilk kitabım olan bağımlılık vardı
"Ya Miray abla çok feci ters köşe yaptın Sarp'ın amcasını öyle öldürmesini hiç beklemiyordum"
Kıkırdadım "birşey olmaz zaten bende o sahneyi yazarken nasıl yazdığıma şaşırdım"
Kitabı imzaladım "adın ne canım?"
"Adım Doğa"
"Ne güzel isim?" Ona gülümsedim ve kitaba not bıraktım
"Miray'dan Doğa'ya iyi okumalar dileğiyle..."
Yazıyı görünce gülümsedi "teşekkür ederimm"
Daha sonra o gitti ve başkası geldi bu kız da on altı yaşlarında falandı ve yanında küçük kız kardeşi vardı o da beş altı yaşlarındaydı
"Abla abla Miray ablanın yanındaki abi çok tatlı baksana"
Emir bunu duyunca telefondan başını kaldırıp gülümsedi ve kıza biraz yaklaştı
"Sen daha güzelsin prenses"
Kızın ablası biraz utandı "kardeşimin kusuruna bakmayın,o biraz...açık sözlüdür"
"Bir şey olmaz canım çocuk sonuçta hem kitabını ver imzalayayım"
İmzaladım,o kız da gitti
"Küçük kızdaki dürüstlükten istiyorum yaa" dedi Emir gülerek
Bende güldüm ve başka biri geldi bu erkekti on beş yasında falandı
Bizi görünce şaşkınca bir bana bir Emir'e baktı ve sırıttı
"Ooo Miray abla çok yakışıyorsunuz abiyle"
Kaşlarım çatıldı ama bir yandan da gülümsüyordum
"Alla alla bir kere o benim kuzenim tamam mı!?"
"Ama doğru söylüyorum"
"Neyse neyse hadi kitabı ver imza atayım"
Çocuk elime kitabı verdi bu da masumiyet oyunuydu
İmzalarken çocuğa soru sordum "kitapta şüphelendiğin birisi var mı?"
"Evet evet o Berk şerefsizi çok sinsi bence bir şey yapacak değil mi?"
Kıkırdadım "üzgünüm ama spoi veremem"
Daha sonra çocukla da fotoğraf çektik ve bu böyle devam etti
Dört saat sonra imza bitmişti ve saat akşam altıydı elim feci sızlıyordu
İmza çok guzel geçmişti ama nedense herkes benle Emir'i sevgili sandılar ve çok yakıştırdılar,bir kere o benim kuzenim!?
Emir ile eve varmıştık kapıyı açıp içeri girince bizimkilerin çoktan gelmiş olduğunu gördüm, herkes pijamalarını giymiş yemek hazırlıyordu
"Ooo kimler gelmiş ya, Emir bey, Miray hanım evin yolunu biliyor muydunuz siz?" Dedi Mert abi alayla
Sinirle ona baktım "ya bi git lo zaten canım çıktı bugün üff"
"Ay sanki biz yorulmadık Miroo" dedi Zümrüt abla sinirle
"Bugün altı tane davam vardı ya altı! Hay sikeyim şansıma da her gelen sinirliydi...sanki biz dedik evlenin!?"
"Ya valla bende de bugün full ünlü müşteri vardı bi ara...on yemek birden pişirirken buldum kendimi oğlum?"
Sinan abinin bu isyanına Nazlı abla güldü "tarifleri karıştırmadın bari Sinan?"
"Yok ama bir ara az kalsın yemeğe tuz yerine şeker atacaktım son anda fark ettim"
"Ayy siz serin sofrayı ben giyinip geliyorum" dedim ve odama çıktım Emir de giyinmek için odasına gitti
Üzerime lacivert bir kısa kol tişört altıma da aynı renkte bir diz altı pijama giydim ve aşağı indim
İndiğimde herkes yemeğe başlamıştı,bugün ki yemek sade bir yemekti, makarna
Masada otururken günün nasıl geçtiğini anlatıyorduk
"Lan oğlum ama son saniye attığım o golle taraftarlar çıldırdı,hatta çıkışta biri bana üzerinde benim resmim olan bir peluş fırlattı"
Dedi alayla Mert abi
"Aynen ya oğlum o ne şuttu ben de restoranttan izliyordum çok iyi vurdun" dedi gülerek Sinan abi
"Biz de Ayçamla spaya gidip biraz kendimize zaman ayırdık"
"Biz bütün gün milletin dırdırını çekelim Nazlı onlar da keyif yapsın oğhh hayat size güzel valla?!" Galiba bugün Zümrüt abla ile fazla muhattap olmasak iyi olurdu...
Ayça kıkırdadı "ne ya biz izinliydik bugün siz de çalışıyordunuz biz ne yapalım"
"Emir de izinliydi o evdeydi ama-" Mert abi tereddütle Emir'e döndü
"Emir evdeydin dimi oğlum?"
"Yoo Miray işten gelince bende onunla imzaya falan gittim"
Dedi sırıtarak
"Ama en azından bana yardım etti" dedim sitemle
"Biz bide bugün varya hem imzaya gittik hem matbağaya gittik ben altı saat sadece imza verdim şuan elimi hissetmiyorum"
"İmzaya gelenlerle nasıl geçti zaman?"dedi Zümrüt abla merakla
"Güzeldi..."
Emir'in yüzünde piç gülüşü belirdi
"Biliyorsunuz o kadar güzel geçti ki imza Miray'ın okurları ben ile onu çift sandılar,yakıştırdılar hatta"
Nazlı ablanın ağzı açık kaldı "oha Emir sen ciddi misin?"
"Evet çok ciddiyim"
Emir'in omuzuna vurdum "ya Emir sussana!" Yüzüm kızardı
"Ooo birileri utandı!" Dedi Mert abi alayla
"Aynen baksana yine domates oldu Miray"dedi Zümrüt abla kıkırdayarak
"Üff susun da yemek yiyin yemekde konuşulmaz!"
Hepsi bana imalı bakışlar attılar ama sonra susup yemek yemeye devam ettiler
Bir saat sonra mutfağı toplamış salonda monopoly oynuyorduk
Zarı attım "hmm yedi..." piyonumu oynattım "İzmir! kimde?"
Mert abi kapak çekip sırıttı "bendee iki milyon"
"Çüş!"
"İki otel diktim ama!"
İki milyonu ona verdim "al haram zıkkım olsun!"
Sırıyarak paraları aldı "amin cümlemizee"
Daha sonra Zümrüt abla zarı attı " iki...ya hayır hapise girdim! Şansımı sikeyim!?"
"Üzülme Zürmüt çıkarsın elbet bir gün..." dedi alayla Nazlı abla
Bu sefer Emir attı "dokuz...şans mı?" Emir bir şans kartı çekti ve sesli bir şekilde olumaya başladı "malikanene ısıtmalı bir havuz yaptırdın beş yüz öde...neyse verelim hayırımız olsun"
Göz devirdim "sanki kasada para yok..."
Bunu dememle herkes kıkırdadı
Emir parayı verince oyuna devam ettik ve oyun iki saat sonra bitti kimse kazanmamıştı sadece biz sıkılmıştık o kadar...
Saat akşam dokuz olmuştu salonda oturmuş teelfondaydık bugün hiç bölüm yazasım yoktu
Birden Zümrüt abla konuştu
"Acaba yarın on beş günlüğüne bir tatile mi gitsek izin alırız?"
"Olur aslında hem biraz rahatlarız" dedim
"Nereye gideceğiz peki?" Dedim merakla
"Hmm bilmem ki...bence birimiz seçsin diğerlerine sürpriz olsun" dedi Nazlı abla
"Tamam ama kim seçsin?" Dedim
"Fikir Zümrüt'ten çıktı o seçsin" dedi Nazlı abla
Herkes onayladı ve telefonlara geri döndük saat gece üç olunca da uyuduk...
Bölüm Sonu