gece saat on iki buçuk
saat çok geç olmuştu ve benim uykum yoktu,bugün hepimiz anlaşmıştık büyük bir ev tutup orada beraber yaşayacaktık,akşam eve gitmeden önce hepimiz Sinan abinin hesabına paraları gönderdik daha sonra biz eve gittik çünkü kuzenlerim yukarıda kalıyordu
eve gelince hemen duşa girdim,acaba bu yeni yaşam tarzı nasıl olacaktı,tamam daha önceden kuzenlerimin her birinde kalmıştık ama bu farklıydı ve açıkçası biraz heyecanlıydım da...neyse...
sıkıntıdan devam eden bir kitabımı yazmaya başladım,birden telefona mesaj geldi, Ayça gruba yazmıştı
"uyuyan var mı?"
ona Nazlı abla cevap verdi "ben uyanığım uyku tutmadı"
bende gruba girip yazdım "benide uyku tutmadı yaa nedense içimde bir heyecan var"
bizim konuştuğumuzu görünce herkes çevrimiçi oldu kendi kendime kıkırdadım,demek ki herkes benim gibi uyuyamamıştı...
Fırat: şu an esniyorum ama gözüme bir gram uykum gelmiyor
Mert abe: ooo gençlik uyumadınız daha
Zümrüt ablişko:yok Mert uyurken yazıyoruz ya rabbim🙄
Mert abe:şaka da kaldırmıyorsunuz!🤨
Nazlı abliş:ya yine başladınız offf
siz:ya bişi dicem hepiniz yukarıda aynı evde diğilmisiniz neden mesjlaşıyorsunuz!?
Sinan abe: hakket lan
Emir:ya bi uyutmadınız dırdır ne konuşuyorsunuz böyle!?
siz:uuu abimiz kızdı sjsjjssjsjsjs
Ayça: he he jsjsjsjsjsjsjjs
Mert abe:sus len sana bi uçarım görürsün Emir! sessize al sende
*Emir gruptan ayrıldı*
Zümrüt ablişko:sessize al dedik çocuk direk çıktı amk
*siz Emir kişisini gruba eklediniz*
siz:çıkmasana Emir!
Emir:off neyse...
Fırat: Sinan ne yaptın tuttun mu evi?
Sinan abe: evet evet yarın eşyaları taşımaya başlarız zaten ben araba tuttum bu arada yarın on ikide çıkıyoruz haberiniz olsun eve taşınacığız
Nazlı abliş:ya bize niye söylemedin biz de para verirdik
Sinan abe: saçmalama hayatta sizden para almam
Zümrüt ablişko:evet Sinan ya bak alındım
Sinan abe:ya saçma saçma konuşup sinirimi bozmayın kimseden para istemiyorum!
siz:üff sohbet sarmadı ya ben kitap okumaya gidiyom uykum gelir belki
Mert abe: ay git Allah aşkına zaten kitapların bizden daha önemli!
siz:yukarı gelmeyeyim ha!
daha sonra gruptan çıktım telefondan müzik açıp kulaklığımı taktım ve kitaplığımdan en sevdiğim kitabı alıp okumaya başladım
birkaç saat sonra
"aağahğh" öyle bir esnedim ki ev titredi
"çok şükür bitti bu kitap" telefonumu alıp saate baktım,ne! saat sabahın yedisiydi!?
istemeden sabahlamıştım ya,hep bir sayfa bir bölüm daha desem tabi sabahlarım,elimi pişmanca anlıma vurdum
"Allah kahretsin bir daha uykum gelsin diye kitap okumayacağım"
çok fazla uykum vardı ve uzanıp biraz kestirdim
Zümrüt
sabah uyandığımda Mert ve Sinan başımda yüksek sesle konuşuyorlardı tamamen boş yapıyorlardı ve bunu bilerek yaptıklarına adım kadar eminim!
ayağımın altındaki yastığı şiddetle onlara fırlattım "susacak mısınız susturayım mı!?"
"ay çok ayıp Zümrüt sadece konuşuyoruz ne abarttın" bu Mert bir gün elimde kalacaktı ama hadi hayırlısı!
birden Nazlı sesimize geldi "ne oluyor sabah sabah sesiniz yükseldi gene?"
Sinan sırıtarak konuştu "ya Nazlı biz Mert ile konuşuyorsuz sakince Zümrüt gelmiş bize yastık atıyor ayıp be kardeşim...cık cık cık"
yatakta oturmuş ağzım açık bir şekilde Sinan'a bakıyordum
"sakince mi,Sinan delirtme insanı!"
"off sizinle uğraşamam Zümrüt gel biz kahvaltı için annemlere yardım edelim, Sinan Mert siz de Fırat ve Emir'i uyandırıp yatakları toplayın hadii"
Mert göz devirdi "pff neyse hayrımız olsun"
"ya sabır!" dedi Nazlı sinirle
etrafa bakındım "Ayça nerede Nazlı?"
"kocaya kaçtı" Nazlı ile aynı anda Mert'e bağırdık
"Mert!"
"of sustuk şaka da yapılmıyor size" eline bir bataniye alıp hırsla katlamaya başladı
Nazlı ise tekrar bana döndü "of neyse Ayça uyanmış o da mutfakta bizimkilere yardım ediyor hadi gel bizde gidelim"
biz Nazlı ile mutfağa gittik erkekler ise yatakları toplamaya başladı
Miray
uyandığımda saat ondu çünkü dün alarm kurmuştum uykumu hiç alamamıştım ya
annemler ben uyurken markete gitmişler bu yüzden evde değiller hemen üzerimi değiştirdim bir şeyler atıştırdım bugün eve taşınacaktık bu yüzden küçük bir bavula temel eşyalarımı koydum geri kalan kitap gibi eşyalarımı bunları bıraktıktan sonra alacaktım
bavulumu topladım ve anneme mesaj attım "anne ben yukarı çıkıyorum haberiniz olsun zaten oradan bizim yeni eve geçeceğiz"
annemden cevap geldi "tamam kızım biz de gelince çıkarız kahve içmeye"
görüldü atıp telefonu kapattım ve bavulum ile yukarı çıktım, kapıyı çalınca Ayça açtı ve bavulumu görünce şaşkınca bana baktı "Miray bu bavul niye?"
bavul çok küçüktü neden bu kadar şaşırdı anlamadım "yeni eve gidiyoruz ya hani bugün,o yüzden"
Ayça'nın jetonu yeni düştü "heee tamam tamam hatırladım pardon"
kıkırdadım "bir şey olmaz le bende çok unutuyorum herşeyi boşver"
bavulu koridora bırakıp mutfağa halamları görmeye gittim
"merhaba"
"hoş geldin Miray" bu Emine halamdı
"ooo hoş geldin Miray işe gitmedin mi bugün" dedi Sevgi halam,ben memur olduğum için hafta sonları çalışmıyordum
"yok hafta sonu çalışmıyorum hala"
babaannem araya girdi "annenler nerde?"
"onlar ben uyurken markete gitmişler gelirler birazdan"
odadan Zümrüt ablanın sesi geldi "Miray gel hadi!"
halamlara gülümsedim "beni çağırıyorlar ben gideyim"
bir saniye bile durmadan bizimkilerin yanına gittim
"geldim geldim"
"hah tamam herkes hazır mı saat on bir,bi saate çıkarız" bu Sinan abimdi
"ya herkes hazır telaşa gerek yok" bu Fırat'tı
bi an Emir'e baktım bu çocuk neden hiç konuşmuyor?
"ne oldu Emir dilini mi yuttun geldiğindendir bizimle konuşmuyorsun?"
sorduğum soru ile bana baktı "fazla konuşasım gelmiyor ya"
omuz silktim "iyi sen bilirsin..." onu fazla sıkmadım çünkü bende bir aralar sessizdim yani sessizliği çok iyi biliyordum
biz konuşurken annemler geldi bize bakıp mutfağa geçtiler
bir saat sonra
annemler ve halamlar ile vedalaşıp Sinan abinin tuttuğu sözde arabaya bindik neden sözde dediğimi birazdan anlarsınız...
herkes eşyalarını alıp aşağı indi,arabayı gördüğümüzde ağzımız açık kaldı
Mert abinin ağzı açık kaldı başını yavaşça çevirip Sinan abiye şaşkınca baktı "Sinan...sen şaka mı yapıyorsun..."
Sinan abi büyük bir ciddiyetle Mert abiye baktı "yoo gayet ciddiyim hem nesi var arabanın?"
Zümrüt ablanın sesi hafif yükseldi "Sinan senin tutacağın arabanın ben...nasıl sığacağız buna hem eşya da var!?"
"üff bir şekil yaparız"
"ya rabbim sen sabır ver!"
"neyse kavgayı bırakın geç olmadan gidelim" dedim
"Sinan bu arada evin mobilyası beyaz eşyası var mı?" dedi Fırat
Sinan abi onu başı ile onayladı
biz bir şekil arabaya yerleştik, Sinan abi yolu bildiği için arabayı sürüyordu, Fırat ön koltuğa oturmuştu,Nazlı abla ve Zümrüt abla cam kenarında bir koltukta oturuyorlardı,ben ve Ayça ise diğer cam kenarındaydık ortada ise Emir ile
Mert abi oturuyordu
neyseki eşyalarımız bagaja sığmıştı o yandan şanslıydık
on beş dakika sonra eve varmıştık neyseki ev genişti ve bize yetiyordu Sinan abinin dediğine göre hepimizin ayrı odası vardı
evin bahçesine girince resmen büyülendim,burası çok güzeldi...
"off fotoğraftakinden daha iyi yaa" Ayça de benim gibi hayranlıkla eve bakıyordu
Zümrüt abla koşarak eve girdi bir yandan kahkaha atıyordu "manzaralı oda benimdir!"
Mert abi altta kalır mı hemen laf attı "ay tamam senin olsun yemedik manzaranı Zümrütee!"
Nazlı abla Zümrüt ablanın peşinden koştu "hayır benim o oda ben en büyüğünüzüm o yüzden benim olacak!"
herkes eşyalarını alıp eve girmeye başlayınca bende gülerek başımı iki yana salladım ve bavulumu çekerek peşlerinden içeri gittim...
Bölüm Sonu