İçeriğe geç

Sessiz Küller

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Sessiz Küller

Bölüm 14

14. Bölüm

~Kırık Anneler Derneği~

Dağ evinin yanmasından sonra Eren ve Leyla tamamen yer altına çekilmek zorunda kalmışlardı. Artık polis de peşlerindeydi; çünkü Musa Müdür, emniyetteki gücünü kullanarak Eren ve Leyla hakkında "terör örgütü üyesi ve kaçak" arama kararı çıkartmıştı.

Şehrin en gariban, en karanlık mahallelerinden birinde, eski bir caminin altındaki sığınakta saklanıyorlardı. Onlara yardım eden tek kişi, pastaneci bir yaşlı kadın olan Hatice Anne idi. Hatice Anne de yıllar önce "Karanlık Çember" tarafından oğlunu kaybetmiş acılı bir anneydi.

Sığınağın loş ışığında Leyla, yaralı eline pansuman yapıyordu. Eren ise duvara asılmış şehir haritasına bakıyordu. Musa Müdür’ün tüm bağlantıları, emniyetteki hain ağı haritada belirmeye başlamıştı.

Kapı tıklandı. Hatice Anne içeri girdi. Yanında siyah başörtülü, gözleri ağlamaktan şişmiş üç kadın daha vardı.

"Eren evladım..." dedi Hatice Anne. "Sana misafir getirdim. Bunlar da bizim gibi... Evlatları, eşleri o caniler tarafından katledilen anneler."

Eren kadınlara baktı. Yüzlerindeki acı, kendi acısının birer aynasıydı.

Kadınlardan biri, elindeki eski bir fotoğrafı Eren’e uzattı:

"Komiserim... Benim oğlum iki yıl önce Musa Müdür’ün adamları tarafından çete çatışmasında vuruldu dediler. Üzerini kapattılar. Oğlum masum bir üniversite öğrencisiydi. Bize adalet vermediler."

Diğer kadın söze girdi: "Benim kocam hakimdir. Musa’nın rüşvet teklifini reddettiği için arabasına bomba koydular. Kanunlar sustu Komiserim. Bizim sesimizi duyuracak kimse kalmadı."

Leyla gözyaşlarını tutamayarak kadınlara sarıldı.

"Siz yalnız değilsiniz," dedi Leyla. "Biz de sevdiklerimizi kaybettik."

Eren kadınların elindeki fotoğraflara tek tek baktı. İçindeki intikam ateşi, adalet arayışıyla birleşip devasa bir toplumsal acıya dönüşmüştü. O artık sadece kendi kardeşi Ceylan için değil, bu şehirde yetim bırakılan, evlatları çalınan tüm anneler için dövüşüyordu.

"Dinleyin beni," dedi Eren, sesi bir yemin kadar ağır ve kararlı. "Musa Müdür o rozetin arkasına saklanarak yıllarca bu şehri zehirledi. Ama bu gece o rozet onu koruyamayacak. Sizden tek bir şey istiyorum..."

Kadınlar merakla Eren’e baktı.

"Yarın sabah emniyet binasının önünde toplanacaksınız. Kaybettiğiniz evlatlarınızın, eşlerinizin fotoğraflarıyla... Tüm medyayı oraya çağıracaksınız. Musa Müdür’ün masking düşerken halkın gözü onun üzerinde olacak."

Hatice Anne Eren’in elini tuttu, öptü: "Dualarımız seninle evladım. Allah yar ve yardımcın olsun."

Kadınlar sığınaktan ayrıldıktan sonra Leyla Eren’in yanına geldi.

"Planın ne Eren? Emniyet binası adeta bir kale gibi. Musa Müdür etrafını yüzlerce polisle sardı."

Eren belindeki son şarjörleri yeleğine yerleştirdi.

"Musa Müdür emniyette değil Leyla. O bu gece şehri terk etmek için gizli limandaki konteyner sahasına gidecek. Nadir’i de kaçırmak için cezaevi nakil aracına pusu kurduracak."

"Nereden biliyorsun?"

"Çünkü Musa’yı ben yetiştirmedim... Musa beni yetiştirdi. Onun bir sonraki adımını ezbere biliyorum. Ve bu gece o liman, onun son durağı olacak."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.