İçeriğe geç

Sessiz İntikam

Bölüm 25 · 5 dk okuma

Sessiz İntikam

Bölüm 25

1-Küçük bir hata

Bavuluma son eşyaları koyarken artık çok yorulmuştum. Bir kere tatile gidecektim diye bavulu doldurmuştum çünkü ne koyacağımı bilmiyordum. Küçüklük hayalim olan İtalya’ya gidecektim en yakın arkadaşlarımla. Arkadaşlarım ile olan ‘üç kafadar’ grubuna girdim ve hazır olduğumu yazdım. Ve zaten Duru ve Alara hemen baktılar. Son kez bavulumu kontrol ettim ve avukat cübbemi koymadığımı fark ettim. Koyarsam en fazla ne olabilirdi ki? Askılıkta asılı olan Avukat cübbemi aldım ve bavuluma koydum. Ve dışarı çıkarak taksi beklemeye başladım. Taksi gelince havaalanına vardım ve oturup arkadaşlarımı beklemeye başladım. Telefonum çalınca baktım ki ‘üç kafadar’ grubundan Duru sesli arama başlatmıştı. Hemen açtım. "Ben vardım kızlar. Sizi bekliyorum.” Dedim ve bavulumu kimse rahatsız etmesin diye kenara çekerken. Ardından Duru’nun sesini duydum. “Ben gelmek üzereyim. Sen de durumdasın Alara?” Ardından Alara’nın sesini duyduk. “Ben…daha çıkmadım.” Duru ile aynı anda “Ne!” dedik. Ardından ben konuştum. “Uçağı kaçırırsak seni döverim Alara. Haberin olsun.” “Ayıp ama Alya ya!” “O zaman geç kalma Alara.” “Kızlar lafınızı bölüyorum ama ben vardım. Alya neredesin sen? Yanına geleyim.” Dedi Duru. Etrafıma bir bakındım ve etrafı anlatmaya başladım. “İşte sağ tarafımda şeffaf bir cam var ve uçak görünüyor. Ayrıca mavi koltukların olduğu yerdeyim. En uzakta olan yerdeyim hatta biletler buradan satılıyor ve buradan uçaklara giriş-çıkış yapabiliyorsun.” “Tamam seni gördüm geliyorum.” Sonraki dakika içinde Duru’nun yüzünü gördüm ve ayağa kalkarak ona sarıldım. “Hoş geldin!” dedim Duru’ya. “Hoş buldum!” dedi Duru. “Şimdi Alara sıra gelme sırası sende.” Alara güldü. “Birazdan oradayım.” Ve telefonu kapattı. Ardından Alara’yı beklemeye başladık... Alara 15 dakika içinde geldi ve hepimiz birbirimize tekrar sarıldık. “Hadi artık çok geç kalmadan uçağa gidelim.” Dedi Duru. Alara ile aynı anda “Haklısın.” Ve ardından uçağa binmek için kapılara yaklaştık. Biletlerimizi verirken sorunsuz geçtik ve oturacağımız bölümlere geçtik. “Bunu daha önce düşündük mü bilmiyorum ama…üçümüzde İtalyanca bilmiyoruz. Nasıl iletişim kuracağız?” diye sordu Alara. Duru da Alara’ya katıldı. “Evet daha önce düşünemediğimize inanamıyorum.” Bana baktılar. “Bana öyle bakmayın. İngilizce konuşarak anlaşmaya çalışacağız. Zaten birkaç gün yapacağız tatili. En fazla ne olabilir ki?” Alara bana baktı. Köşe, cam kenarda olduğum için ve o da koridor tarafında olduğu için eğilerek bana bakmıştı. “Son zamanlarda İtalya’da mafya olayları çok yüksekmiş ve mafyalar İngilizce bilmiyormuş.” Gülerek Alara’ya baktım. “Mafya diye bir saçmalık yok Alara. Eğer öyle olsa bile bir zahmet tercüman falan tutsunlar. Boşuna o kadar zengin değiller.” Alara da güldü ve durumu şakaya vurduk. “Neyse susun sessiz bir yolculuk istiyorum.” Dedi ve Duru bizi susturdu. Ve sonra uçak havalanmaya başladı. --- Yüksek bir titreme ile uyuduğum yerden başımı kaldırdım. Boynum tutulmuştu. Bir an hiçbir şey algılayamadım fakat uçakta olduğumuzu hatırladım ve türbülansa girdiğimizi anladım. Kızlara baktım. Onlar da aynı şekilde uykuluydu ve ilk saniye hiçbir şey anlayamamışlardı. İlk konuşan Alara oldu. “Var ya…başta bir korkmuştum, sonra algıladım olayı.” Üçümüzde aynı anda güldük ve sonra Duru konuştu. “Dışarıdan biri görse bunlar 23 yaşında mı cidden diye sorgularlar bence.” “Abartmayın ya. Bence herkes korkardı.” Dedim kendimi savunurken ama bir yandan da gülüyordum. En sonunda uçak yere indi ve biz de eşyalarımızı alarak uçaktan indik. Valizlerimiz ile havaalanından çıktık ve bir tane Taksiye yaklaştık. Umarım taksici İngilizce biliyordur. Yaşlı taksiciye yaklaştım ve İngilizce konuşmaya başladım. “uhm…Hello sir...Do you know English?” ‘Merhaba efendim...ingilizce biliyor musunuz?’ Adam bana baktı ve gülümsedi. “Yes little girl. I know english. What’s the problem?” ‘Evet küçük kız. İngilizce biliyorum. Sorun nedir?’ Çok şükür adam İngilizce biliyormuş. “I'm new here with my friends and I don't know anything. I don't know Italian and I don't know anything about hotels. Do you have a place you recommend, sir?” ‘Ben buralarda arkadaşlarımla yeniyim ve hiçbir şey bilmiyorum Ne İtalyanca biliyorum ne de oteller hakkında bir bilgim yok Sizin önerdiğiniz bir yer var mı efendim?’ Adam gülümsedi. “Of course, girl, you can trust me. Come on, get in a taxi with your friends.” ‘Elbette Kızım bana güvenebilirsin Hadi atla taksiye arkadaşlarınla’ Kızlara döndüm ve gülümsedim. “Duydunuz adamı kızlar. Haydi binelim.” Kızlar gülümsedi ve taksiye ilerledi. Tam binecekken birisi bize sert bir şekilde İtalyanca bir şekilde bağırdı ve otomatikman oraya doğru baktık. Adam hızlı adımlar ile taksiye yaklaştı ve taksi kapısını açtı ama tam binecekken Alara, adamın kolunu tuttu ve geri çekti. Adam hazırlıksız yakalandığı için dengesini kaybettiği için düşüyordu ama dengesini hemen geri kazandı. Alara kızgın bir şekilde kaşlarını çattı ve aralarında bir kavga çıktı. Ama adam İtalyanca konuşuyordu. En son Alara dayanamadığı için adamı çok sert bir şekilde itti ve adam dengesini kaybedip burnumuzun dibinde olan yaklaşık 1 metre uzunluğunda olan uçak pistinden aşağıya düştü. Hepimiz çığlık attık fakat Alara daha çok şokta gibiydi. Taksici amca bir şeyler diyor gibiydi fakat anlamıyordum. “Alara! Ne yaptın sen!?” diye bağıran Duru sayesinde kendime geldim. “Ben…Ben… sinirlendim ama sanki içimdeki şey bambaşka birisiydi…” Alara çok zor konuşuyordu fakat ben yerimde bile hareket edemiyordum. Duru hemen adamın olduğu yere baktı ve elini ağzına koyarak geri çekildi. “Hayır…hayır bu gerçek olamaz.” Diye sayıklamaya başladı Duru. Alara korku ile demirlere yaklaştı fakat gördüğü görüntü ile yerinde dondu kaldı. Yaşlı adama döndüm. Adam çok korkmuş görünüyordu ve kalbini tutuyordu. Ben daha sakinleşmeden amcayı sakinleştirmeliydim yoksa amcanın kalp krizi yaşamasını istemiyordum. Amcaya yaklaştım. “Uncle, listen... we are not bad people. Maybe you don't believe it, but we are not really, calm down, please.” ‘Amca dinle...kötü biri değiliz. belki inanmazsın ama gerçekten değiliz sakin ol lütfen.’ Amcayı bu şekilde birkaç dakika sakinleştirdim. Allah’tan gece yarısı olduğu için pek kimse havaalanında yoktu. Amca kendine geldikten sonra bana baktı ve konuşmaya kendini zorladı. “Listen girl, things like this can happen around here kill someone, you might find it normal. But this man is not normal. This man is the most loyal man of the biggest Italian mafia. If he finds you and your friend... you should appreciate death from death.” ‘Dinle kızım buralarda böyle şeyler olabilir adam öldürmeyi normal bulabilirsin fakat bu adam normal bir değil bu adam en büyük İtalyan mafyasının en sadık adamı. o seni ve arkadaşını bulursa...ölümlerden ölüm beğenmelisiniz’ Amcanın dediği şeyler ile dehşete kapıldım. Ne yani mafyalar sadece kitaplarda olmaz mıydı? Amca tekrar konuştu. “Take a taxi. This will be my first and last favor to you. I will take you to a safe place.” ‘Taksiye binin. sizin için ilk ve son iyiliğim bu olsun. sizi güvenli bir yere götüreceğim.’ Duru ve Alara’ya baktım. Başka şansım yoktu. “Okay…thanks uncle.” ‘Tamam…teşekkürler amca.’ Kızları taksiye zorla bindirdim ve taksici sürmeye başladı. Bundan sonra ne yapacağımızı bilmiyordum. Artık her şey plansız olacak gibi. Bölüm Sonu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.