İçeriğe geç

SESSİZ GÖZLER | DARK ROMANCE

Bölüm 8 · 5 dk okuma

SESSİZ GÖZLER | DARK ROMANCE

Bölüm 8

Walker Evi

~

.

.

.

Telefonun ekranı karardı.

Maya hâlâ telefonu kulağında tutuyordu.

Az önce duyduğu ses zihninde yankılanıyordu.

George’a güvenme.

Yavaşça telefonu indirdi.

George karşısında sessizce duruyordu.

Maya onun gözlerine baktı.

“Emily’ydi.”

George hiçbir şey söylemedi.

“Bana seni uyarmamı söyledi.”

George’un yüzündeki ifade değişmedi.

“Ne söyledi?”

Maya birkaç saniye tereddüt etti.

“George’a güvenme dedi.”

O an George’un gözlerinde kısa bir şaşkınlık belirdi.

Sonra başını eğdi.

“Bunu söyleyeceğini biliyordum.”

Maya kaşlarını çattı.

“Ne demek istiyorsun?”

George duvardaki fotoğrafa baktı.

“Emily bana hiçbir zaman tamamen güvenmedi.”

“Peki neden?”

George cevap vermeden odadan çıktı.

Maya arkasından gitti.

“George, kaçma.”

George kapının önünde durdu.

“Kaçmıyorum.”

“O zaman anlat.”

George yavaşça ona döndü.

“Emily’nin kaybolduğu gece sana söylediğimden daha fazlası oldu.”

Maya’nın kalbi hızlandı.

“Ne oldu?”

“Onu ben götürmedim.”

Maya şaşırdı.

“Ne?”

“Emily o gece beni aradı. Yardım istedi. Ben hastaneye geldiğimde o zaten buradaydı.”

“Kim getirmişti?”

George gözlerini Maya’dan kaçırdı.

“Annem.”

Maya donup kaldı.

“Annen mi?”

“Evet.”

“Sen annenin öldüğünü söylemiştin.”

“Öyle sanıyordum.”

Maya bir adım yaklaştı.

“George, ne anlatıyorsun?”

George cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafta annesi vardı.

Ama fotoğrafın arkasında bir tarih bulunuyordu.

2021

George fotoğrafı Maya’ya uzattı.

“Bu fotoğraf annemin öldüğü söylenen yıldan sonra çekilmiş.”

Maya fotoğrafa baktı.

“Yani annen yaşıyor olabilir.”

George başını salladı.

“Ve eğer yaşıyorsa Emily’nin nerede olduğunu biliyor.”

Maya bir anda telefonu tekrar eline aldı.

“Emily’yi arayabiliriz.”

George başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Neden?”

“Çünkü Emily bizimle iletişime geçmek istemiyorsa bir nedeni vardır.”

Maya ona baktı.

“Ya senden korkuyorsa?”

George sustu.

Bu ihtimal ikisinin de aklına aynı anda gelmişti.

Tam o sırada hastanenin koridorundan bir ses geldi.

Bir kapı açıldı.

Maya George’a baktı.

George işaret parmağını dudaklarına götürdü.

İkisi de sessizce koridora çıktı.

Koridorun sonunda bir kadın duruyordu.

Uzun siyah bir mont giymişti.

Yüzü görünmüyordu.

George bir anda dondu.

Kadın başını kaldırdı.

Maya’nın kalbi hızlandı.

Kadın yavaşça yüzünü gösterdi.

George’un gözleri büyüdü.

“Anne?”

Kadın hiçbir şey söylemedi.

Sadece Maya’ya baktı.

Sonra arkasını dönüp uzaklaştı.

George peşinden koştu.

Maya da onun arkasından gitti.

Fakat koridorun sonuna ulaştıklarında kadın yoktu.

Yerde yalnızca küçük bir not vardı.

George eğilip notu aldı.

Üzerinde şu yazıyordu:

“Emily’yi bulmak istiyorsanız eve dönün.”

Maya notu okudu.

“Ne demek eve dönün?”

George’un yüzü bembeyaz olmuştu.

“Walker ailesinin evine.”

Maya ona baktı.

“Orada ne var?”

George notu avucunda sıktı.

“Bilmiyorum.”

Sonra ilk kez Maya’nın gözlerinin içine bakarak konuştu.

“Ama artık öğrenmek zorundayız.”

Hemen arabaya bindiler.

Gece yarısını geçmişti.

Walker ailesinin evi şehrin dışında, yıllardır kimsenin uğramadığı büyük bir malikâneydi.

Maya arabadan indiğinde binaya baktı.

Pencerelerin çoğu karanlıktı.

Bahçedeki ağaçlar rüzgârla sallanıyordu.

“Burası hiç iç açıcı değil.”

George arabadan indi.

“Ben çocukken buradan nefret ederdim.”

Maya ona baktı.

“Neden?”

George birkaç saniye sustu.

“Çünkü burada herkes birbirine yalan söylerdi.”

Kapıya doğru yürüdüler.

George cebinden anahtar çıkardı.

Kapı açıldığında içeriden soğuk bir hava geldi.

Maya içeri girdi.

Duvarlarda eski aile fotoğrafları vardı.

Bir fotoğrafın önünde durdu.

George, Emily ve anneleri birlikte gülümsüyordu.

Maya fotoğrafa baktı.

“Mutlu görünüyorlar.”

George fotoğrafa baktı.

“Fotoğraflar bazen gerçeği saklamak için çekilir.”

Maya ona döndü.

“Sen hiç mutlu muydun?”

George birkaç saniye sustu.

“Emily yanımdayken.”

Maya bu cevaptan sonra bir şey söylemedi.

Bir süre evin içinde ilerlediler.

Sonunda George merdivenlerin altındaki küçük bir kapının önünde durdu.

Maya kapıya baktı.

“Burası ne?”

“Babamın odası.”

Kapıyı açtılar.

İçerisi tamamen karanlıktı.

George ışığı açtı.

Masanın üzerinde eski dosyalar vardı.

Maya dosyalardan birini açtı.

İçinde Emily’nin fotoğrafları bulunuyordu.

Ama bir fotoğraf diğerlerinden farklıydı.

Emily tek başınaydı.

Fotoğrafın altında bir tarih vardı.

21 Mayıs 2026

Maya’nın nefesi kesildi.

“Bu bugün.”

George fotoğrafı elinden aldı.

Arkasında bir adres yazıyordu.

Maya adresi görünce dondu.

“Bu benim evimin adresi.”

George’un yüzü değişti.

Tam o anda üst kattan bir ses geldi.

Bir kapı kapanmıştı.

George hemen Maya’nın önüne geçti.

“Burada kal.”

“Yine mi?”

George cevap vermeden merdivenlere yöneldi.

Maya birkaç saniye bekledi.

Sonra onun peşinden çıktı.

Üst katta uzun bir koridor vardı.

Koridorun sonunda bir oda açıktı.

George kapının önünde durdu.

İçeriden hafif bir müzik sesi geliyordu.

George kapıyı açtı.

Oda boştu.

Yalnızca yatağın üzerinde bir telefon vardı.

Telefonun ekranı açıktı.

Bir video oynuyordu.

Maya ve George ekrana yaklaştı.

Videoda Emily vardı.

Bu kez yüzü açıkça görünüyordu.

Emily kameraya bakarak konuşmaya başladı.

“Eğer bu videoyu bulduysanız artık saklanmanın bir anlamı yok.”

George’un gözleri doldu.

Emily devam etti.

“George, sana yıllarca gerçeği söylemedim.”

Kısa bir sessizlik oldu.

“Çünkü seni korumaya çalışıyordum.”

George başını eğdi.

Emily’nin sesi titriyordu.

“Beni kaçıran kişi sandığınız kişi değildi.”

Maya George’a baktı.

Videodaki Emily son cümlesini söyledi.

“Beni kaçıran kişi...”

Video bir anda kesildi.

Ekran karardı.

Maya şaşkınlıkla telefona baktı.

“Kimdi?”

George cevap vermedi.

Çünkü odanın kapısında birinin durduğunu fark etmişti.

Maya yavaşça arkasına döndü.

Koridorun sonunda bir kadın vardı.

Bu kez yüzü açıkça görünüyordu.

George’un annesi.

Kadın birkaç saniye boyunca ikisine baktı.

Sonra Maya’ya döndü.

“Sen Maya’sın.”

Maya’nın kalbi hızlandı.

“Beni nereden tanıyorsunuz?”

Kadın cevap vermedi.

Sadece George’a baktı.

“Onu buraya neden getirdin?”

George bir adım öne çıktı.

“Emily nerede?”

Kadının yüzündeki ifade değişti.

“Emily seni görmek istemiyor.”

George’un sesi sertleşti.

“Buna inanmıyorum.”

Kadın başını Maya’ya çevirdi.

“Çünkü sana söylemediği bir şey var.”

Maya’nın içi ürperdi.

“Ney?”

Kadın birkaç saniye sustu.

Sonra gözlerini George’a çevirdi.

“Emily’nin kaybolduğu gece yanında olan tek kişi George değildi.”

George’un yüzü bembeyaz oldu.

Maya ona baktı.

“George?”

George cevap vermedi.

Kadın arkasını dönüp koridorda uzaklaşırken tek bir cümle söyledi:

“Gerçeği öğrenmek istiyorsanız, önce George’un size anlatmadığı geceyi bulun.”

Kapı kapandı.

Maya ve George odada baş başa kaldı.

Maya yavaşça ona döndü.

“Bana her şeyi anlat.”

George gözlerini kapattı.

Çünkü artık saklayacak hiçbir yeri kalmamıştı.

“Tamam.”

Maya bekledi.

George gözlerini açtı.

“Emily’nin kaybolduğu gece...”

Bir an durdu.

“Onu son gören kişi bendim.”

Ve Maya o an George’un yıllardır sakladığı sırrın, düşündüğünden çok daha büyük olduğunu anladı.

.

.

.

.

Okuduğunuz için teşekkür ecderim.

Yazım hataları varsa lütfen mazur görün.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.🫶🏻

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.