Öff...
Ya ben bu adamla eğlenicez dedim ama hiçte öyle olmadı.
Adam sürekli bir yerlere gidip duruyor. Ben bıktım o bıkmadı yeminle.
Neyse, bugün günlerden ne bende bilmiyorum ve sıkıntıdan dolabı tekrar araştırmaya koyulmuştum. Kapının deliğinden gördüğüm kadarıyla Jimin denen o herif silahını temizliyordu. Tekrar bir yere gidicekti anlaşılan o ki.
Ama bana çikolata vermedi🥺
Günde bir kez çikolata getiriyordu ve ben neredeyse koleksiyon yapmıştım çikolatalardan.
Dolabın altına üstüne getiriyordum hatta bir vazoyu neredeyse düşürüyordum. Ne geziyorsa artık orada. En sonunda bir defter buldum ve içini açtım. İçinde bazı kişilerin resimleri vardı ve bazı bilgileri vardı. Ama neredeyse hepsinin yüzü kanla işaretlenmişti. Çarpı işareti şeklinde.
Ne olduğunu anlamamıştım ve tam o sırada Jimin denen herif baskın düzenler gibi içeri daldı.
Defteri saklıcak zaman bile bulamadım ama ya!
İki adım atarak yanıma ulaştı. "Ne buldun?" dedi ve defteri iyice göğsüme saklamama neden oldu.
Aşırı korkutucu bu adam. Ama bir yandan da eğlenceli🤭
Defteri anında çekip aldı ve içine bakmaya başladı. Bana döndü.
"Bu ev benimle ilgili her şeyi yutar. Sırları da... Tanıkları da..." dedi fısıltı gibi. Ardından ekledi:
"Ama seni yutmamı istemeyen bir zaafım var"
Bir an durdu.
E ne sandın sen beni oğlum? Ben harika bir insanımdır! Beni tanıyan öyle bir sever ki...
"İşe çıkıyorum. Eve izinsiz bir adım atan olursa, içeride olduğunu bile unuturum. Anladın mı?"
Başımı hafifçe salladım. Jimin denen herif kapıyı arkasından kapatırken bir ses daha duyuldu:bu sefer dış kapıyı kilitlemişti adi herif!
Ev yeniden sessizliğe gömüldü. Ama bu sessizlik huzur değil, tehditkardı...