İlk Bakış Sabahın erken saatleriydi. Okulun bahçesi henüz tam dolmamıştı. Gökyüzü griydi, rüzgar ise hafif esiyordu; sanki yaklaşan bir şeyin habercisiydi. Motorun sesi okulun sessizliğini yararak yaklaştı. Dönüp bakanlar oldu. Onu tanımayan yoktu. Siyah motorun üzerinde oturan o çocuk: Ateş. 12. sınıftaydı. Herkes onu bilirdi ama kimse gerçekten tanımazdı. Kumral saçları kaskın altından dökülüyor, gözleri hep uzaklara bakıyordu. Okula her gün aynı saatte gelir, hiçbir şey umursamadan sınıfa girerdi. Ne hocalarla tartışır, ne de arkadaş edinirdi. Hep tek başına, hep sessizdi.O gün de aynıydı. Ateş motorunu okulun duvar kenarına bıraktı, montunun fermuarını çekti ve ellerini cebine sokarak okulun kapısından içeri girdi.Sınıfa ulaştığında herkes yerine geçmişti. Sınıfın en arka köşesinde bir kız oturuyordu. Başını kaldırmadan kitap okuyordu. Sessiz, kendi halinde.Sinem. Kumral, dalgalı saçları omzuna düşmüş, kirpiklerinin gölgesi yüzüne vuruyordu. O da 12. sınıftaydı ama sınıfta neredeyse kimse farkında değildi onun varlığının.Konuşmazdı. Gülmezdi. Ama kaleminden çıkan kelimelerle koca dünyalar kurardı. Ateş içeri girince, bir an herkes başını çevirdi. Herkes dışında… Sinem.O sadece okuduğu satırda takılı kalmıştı. Birden nedensizce gözlerini kaldırdı. Gözleri Ateş’le buluştu. O an zaman durdu sanki.Ateş, alışkın olduğu bakışların aksine, bu kez göz göze geldiği kişiden bir huzur hissetti.Ne korku vardı o gözlerde, ne merak. Sadece sessizlik.Ateş ilk defa o an, birinin gerçekten görmeden onu hissettiğini düşündü.Ve Sinem… Onun gözlerinde bir yarım kalmışlık sezdi. Tamir edilmeyi bekleyen bir ruh gibi. Birkaç saniye sürdü. Sonra Sinem başını eğip tekrar kitabına döndü. Ama kalbi, okuduğu satırlarla değil, biraz önce göz göze geldiği o yabancıyla çarpıyordu.Ve işte o gün...Sessizlikten doğan rüzgarlar esmeye başlamıştı.Ne Ateş ne Sinem, bu bakışın hayatlarını değiştireceğini bilmiyordu.---Devam edecek...
Bölüm 1
İlk bakış
