Sabah olduğunda Aslı, göz kapakları şişmiş ve başı zonklayarak uyandı. Işıkları açık bırakmıştı; lamba sabaha kadar yanmış, odanın havasını ağırlaştırmıştı. Kendini toparlamaya çalışırken önceki gece duyduğu sesler aklına geldi.Kendini ikna etmeye çalıştı:“Uykusuzluk, taşınma stresi, hepsi bu.”Ama öyle olsaydı neden hâlâ kalbinin derininde birinin nefesini duyuyormuş gibi hissediyordu?Aslı gününü biraz alışmak için dışarıda geçirdi. Alışveriş yaptı, apartman çevresini dolaştı. Fakat döndüğünde binanın havası değişmedi. Kapıdan girer girmez üzerine çöken o sessizlik yine oradaydı.Koridoru geçerken istemsizce sol taraftaki kapıya baktı. Gün ışığında daha net görünüyordu. Kapının ortasındaki el izi artık bir boya kabarması gibi değil, belirginleşmiş bir baskı gibiydi. Parmağın şekli bile seçilebiliyordu.Aslı ürperdi. Elini kapıya uzatmak istedi, ama sanki kapı kendiliğinden çok hafif titreşti. Hemen geri çekildi.Kendi kendine kızdı:“Hayal görüyorsun, saçmalama.”Akşam üstü, mutfakta çay demlemek için ocağı yaktığında fark etti: Çaydanlığın ince cam kapağı buharla dolmuştu, sonra buharın içinde bir yüz belirdi. Kadıncağızın yüzüydü, gözleri kapalı, dudakları fısıltı halinde kıpırdıyordu.Aslı korkuyla kapağı kaldırdı, görüntü kayboldu. Çaydanlık sadece çaydanlıktı.Ama o an, evin sessizliği içinde tanıdık bir ses yankılandı:“…beni unuttun Aslı…”Aslı’nın boğazı düğümlendi.Çünkü o sesi tanıyordu.Çok derinlere gömdüğünü sandığı geçmişinden birinin sesiydi bu.
Bölüm 3
Gündüzğn sesizliği
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.