Okulun çatısına güneş vururken, okulun önüne yeni gelmiş olan servisin kapısı açıldı ve çocuklar önce çıkmak için birbirlerini iterek dışarıya çıkmaya başladı. Son olarakta -yaz sıcağına rağmen- kapşonlu ceketinin kapşonunu kafasına geçirmiş ve kapşonlusunun iplerini sonuna kadar çekmiş Jay çıktı. Diğerleri gibi koşmak yerine sırtına taktığı çantasının kollarından tutmuş yavaşça yürüyordu. Okulun içine girip merdivenlerden çıktı ve 4/C sınıfına girdi sırasına oturduktan sonra çantasını açıp içinden bir okuma kitabı alıp okumaya başladı.
Sessizce kitabını okuyan Jay’in yanına James geldi. Genelde herkesi sinirlendirmeyi seven bir çocuktu ve bu sefer ki hedefi oydu.
James sırıtarak konuştu
“Sınıfın kitap kurdu buradaymış, ama unuttuğun bir şey var sanırım.”
Jay başını kaldırdı ve James’e baktı,
“Ne unutmuşum?”
James kıkırdadı
“Derste kapşon takmak yasak!”
Cümlesini bitirdiğinde eliyle Jay’in kapşonlusunu indirdi. Sonra saçlarını görünce gülmeye başladı,
“Lan, bu ne? Palmiye ağacı gibi saçların var!” Kahkahalar arasında konuştu. Arkadaşları sesleri duyup Jay’e baktılar ve gülmeye başladılar.
Jay elleriyle saçlarını düzeltmeye çalıştı fakat nafile, yine yukarıya doğru kalkıp duruyorlardı. Sonra James’e baktı ve ayağa kalktı. Ardından elini saçına geçirdi ve hafifçe çekiştirdi. James saçının çekilmesiyle acıyla bağırdı ve o da ellerini Jay’in saçlarına geçirip çekmeye başladı. İkisi de duracakmış gibi görünmüyordu —Öğretmenleri gelene kadar tabii.
Onları sınıftan dışarıya çıkarıp müdür yardımcısının odasına götürürken Jay ve James birbirine düşmanlıkla bakıyordu.
Bu ilk kıvılcımdı.
