Ailesinin yanına gitmeden halletmesi gereken ufak bir pürüz bulmuştu. Sonunda kap kül oldu tahta sembolleri emdi ve kaptaki kanı iğrenç siyah bir sıvı haline geldi her yere dağıldı. Zarifçe kalktı yerden üzerinde ki iğrenç kokan elbiseye baktı. Oda umurunda değildi. Aklında yapabileceği planlarla banyoya gitti. İlk olarak temizlenmeliydi. Dona hanım görmeliydi. O kaybetse bile en iyisiydi. Üstelik o kızın aptallığı ile keyifle geliyordu Serina. Ne olursa olsun o bir soyluydu. Hem de dükün sevgili kızıydı. Potansiyel varisti bir kere. Şuan hiçbir açıklama yapmadan kafasını uçursa disiplin cezası alırdı sadece. Herkes reddedebilirdi lakin gerçek buydu bu krallıkta gücü olan yaşardı, ezerdi, bilirdi yalnızca onların hakkı vardı. Bu yüzden herkes pozisyonunu yükseltmek için çabalardı. Normal bir insana göre sıcak Serina'ya göre soğuk bir duş keyfi yaptı Serina. Bakım malzemelerini ne kadar özlese de bu dönemin toprak cadıları da az değildi. Pek çok şey vardı bazıları bire birken bazıları ise daha kötüydü malesef.
Şimdi almamız gereken bir intikam vardı. Bu okul onu hafife alıyor olmalıydı. Serina buna asla tahamül edemezdi. Güzel bir elbise giydi. Sevgili vücudunu yormayı planlamıyordu. Ne kadar itiraf etmek istemese de şuan zayıftı. O kızın verdiği zehirle savaşmaktan yorgun düşen bedeni ile bir de yasaklı kan büyüsü yapmıştı. Serina büyülerdeki sınırları asla umursamazdı. Kan büyüleri kişinin enerjisini fazla emdiği ve sözde etiklerine uymadığı için yasaklıydı. Oysa az önce yaptığı büyü sayesinde Serina nın öfkesi tüm okul yerine tek kişiye odaklanmıştı. Ne yani büyüyü yapmak yerine tüm akademiyi yapan kişi itiraf edene kadar tekrar tekrar yaksa mıydı. Koltuğuna geçti gülümseyerek güzel kızıl saçlarını taramaya başladı. Saat daha yeni yedi oluyordu. Okuldan ayrılmadan önce bir kaç gün daha almayı seçti. Gücü zirvede olmalıydı ki intikamında sorun çıkmasın hem sevgili dona vücudunun tam olduğu bir kaç gün daha yaşayabilirdi. Zavallı kız neye veya kime bulaştığının farkında değildi.
O gün Serina yaklaşık 4 saat planını mükemmelleştirmek için harcadı. Aslında o kadar uğraşmasına gerek yoktu ama konu serinaydı delinin biriydi o gösterisi başladığında her şey istediği gibi gitsin diye plana müdahale edebilecek her kişiyi her durumu düşünüyordu. Kağıdın tamamında planının ilerleyiş durumu vardı. Zihni bir makine gibi durmadan oluşabilecek senaryoları ve bu senaryoyu nawsıl engelleyeceğini düşünüyordu. Yemek yemeyi bile unutmuştu bu süreçte. 4 saatin sonunda onu tatmin edebilecek hale geldiğinde ise sonunda miğdesini dinledi ve odasından çıktı bu saatte mutfakta kimse kalmamıştır. Muhtemelen görevli yakınlarda uyukluyordur normalde kalkıp biri için yemek hazırlamaz. Kimin umurunda soylu olmak burada mükemmeldi. Hele bir de hazırlamasındı. Falakaya yatırırdı onu serina ve bu duruma kimse de bir şey diyemezdi. Dükün kızı potansiyel varisi idi Serina bunu da fazla severdi. Kibar bir leydi idi o bu yüzden görevliden rica edecekti o kadar.
O günün ardından yaklaşık bir buçuk gün geçmişti ve serina için her şey hazırdı.
Kaynattığı iksirleri yanına aldı keyifle önce mutfağa gitti. Yolda kütüphaneye girdi oradan da kütüphanenin lavabosuna girdi. Herkesin serinayı kütüphanede sanması gerekiyordu bu yüzden ilk iksiri aldı elini kanattıp kanı iksirine kattı renginin değiştiğini görünce yere koyduğu 7 tüyün üstüne döktü. Tüyler alevler içinde kaldı ve yükselmeye başladılar bir kaç saniye içinde yeşil bir alev grdabı oluştu ve girdap yavaşça kayboldu. Artık iki Serina birbirine bakıyordu. Fazla uzun sürmedi klon eğildi ve emrini bekledi.
''iki saat boyunca kütüphanede ol kimse ile konuşma ama seni görebilecekleri bir noktaya otur. Sana verdiğim deftere seni gören insanların hatırlarsan ismini hatırlayamazsan nasıl göründüklerini yaz. Tuhaf kaçmaması için soylar ve tarihleri ile ilgili bir kitap oku. İki saat bitince odama git ve yatağa yat. Ben o araya kadar işimi hallederim ama ne olur ne olmaz burada akıllı fazla profesör var. Dona zarar gördüğü an beni kontrol ederler anladın dimi dikkatli ol ve görevini yerine getir.''
Klon kafasını salladı ve soğuk bir hava ile dışarı çıktı. Serina fark edilmemesi için çekirdeğinin yarısı kadar gücü iksire eklemişti. İnsanlar antreman sonrası kütüphanede zaman geçirdiğini sonrada biraz dinlenmek için odasına gittiğini düşünecekti. Normalde okulun güvenliğin deki izleme mercekleri görünmez de olsanız sizi görebiliyordu. O lanet icat kişilerin kanını okuyabildiği için zorunlu olarak klon yapmıştı Serina. O mercekleri atlatabilmek sözde imkansızdı lakin yeterince soğuksanız ve görünmezseniz mercekler sizi fark etmiyordu. Yani kanın donmasını sağlayabilecek kadar soğuksanız mercek sizi canlı yerine rüzgar sayıyordu. Bu açığı fark ettiğinden beri özenle saklıyordu Serina. mercekler onu fark etmeden sesizce Donanın yurt odasına doğru yol aldı ikinci olduğu için kendine ait bir odası vardı lakin oda serinaya göre küçüktü. Bunun kesinlikle onun standartları ile ilgisi vardı çünkü Donanın odası Donanın çocukluğundaki evinin tamamı kadardı. Serinanın planında yine bir sorun olmadı koridorları kolayca geçti kimse fark etmedi lakin herkes üşüdü o yanlarından geçerken. Odaya vardığında kapıyı açamayacağından ikinci iksir şişesini içti ve kapdan geçti cisimlerin içinden geçmek iğrenç hissettiriyordu. Dona o sırada oturmuş bir derse çalışıyordu. Bursunu kaybetmemek için deli gibi uğraşıyordu. Ne kadar dahi olsa da mezun olamamıştı gerçi buraya geldiğinden beri kendine dahi diyemiyordu. Herkesin aylarca uğraştığı büyüde o bir kaç günde ustalaşabiliyordu ve bu onu bir dahi yapardı değil mi peki o bir dahi ise bir kaç dakikada büyüyü anlayıp bir kaç saatte ustalaşan Serina ne oluyordu. O kendine dahi diyemezdi rakibi böyle bir canavarken yapamazdı.
Serina kızın gözlerine elini koydu ve o saniye felç kaldı Dona. ''Başarını tebrik etmek için geldim Dona beni zehirlemek cesaret ister. Bu cesaretinin bir ödülü daha olmalı. Beni uyuuttuğu her saat için ayrı bir ödül. Ahh ne kadarda cömertim dimi.''
Sadece bedeni değil beyni de durdu o saniye canavarın pençesinde olduğu gerçeği öyle bir sardı ki bedenini ne yapacağını şaşırıverdi ama canavarın susmaya veya acımaya niyeti yoktu.
''Al sana seçim şansı ödül olarak kolunu mu felç bırakayım yoka ayağını mı eğer ikisinden birini seçersen 6 yıl o uzvun felç kalıcak. sonraki 6 yılsa diğer uzvun ama endişelenme 12 yıl sonra tekrar bu haline dönüceksin. bir seçenek daha var ama söylesem mi emin olamıyorum. senin için uygun olur mu ki''
Ümitlendi Dona canavardan kurtulmayı düşünemiyordu ondan kaçamazdı bile biliyordu. Onunla defalarca kez dövüşmüştü. Şuan anlaşma zamanıydı yapabileceği en mantıklı şey serinaya ayak uydurmak ve cezasında indirim talep edebileceği koşullar oluşturmaktı. Kıskançlığı ve diğer tüm duyguları kenara çekilmişti hayatta kalma arzusu ile çırpınıyordu şuan.
''Diğer seçe'' cümlesi bitemeden nefesi burnundan başlayrak bütün solunum yolunu yaktı. Gözlerinden yalar akmaya başladı lakin yaşlar daha burnuna gelmeden buhar oluyordu.
''Kolun ve bacağın sende kalacak sen benim olacaksın 6 yıl boyunca ne emir verirsem sorgusuz sualsiz yerine getireceksin benim akıllı köpeğim olacaksın. Eğer ihanet eder veya emrime uymazsan yavaş yavaş gebereceksin inan bana bunu zevkle izlerim ama bir yandan da beni üzer. Bu yüzden bunu seçersen iyi bir köpek ol ve gururunu unut.''
''N...nef..haha teşekkür ederim bir kaç sorum var izninle. İkinci seçeneği seçmek zorundayım bunun ikimizde farkındayız ilki seçecek kadar delirmedim. Benden ne isteyeceksin? Sınırların ne olacak? Birini öldüremem ben yada senin zevk oyuncağın olamam.''
''Dona ben dükalığa dönüyorum. yarın yola çıkacağım. Orası entirikalarla dolu bir yer beni öldürmeye çalışanlar olacak hatamı arayan başka soylular olacak. Sen benim kişisel yardımcım olacaksın senden dolaylı olarak birilerini öldürmeni isteyeceğim tabi ki ama onun haricinde ayakkabıma cam kırığı koyulmadığından, elbisemin kesilmediğinden falan emin olacaksın bir de varisliğin getirdiği evrak işleri var onların güvenliğinden sorumlu olacaksın. normalde sana bu seçeneği sunmayacaktım ama bu fikir bir kaç saat önce geldi aklıma sen bana ihanet edemeyecek halde olursan çok işime yararsın. 6 yıl sonrada benim yardımcılığımı yaptığın gerçeği ile direk şövalye falan olabilirsin. kazan kazan yani senin gibi birini kazanmak istedi diye öldürmek abartı olur. Bende o süreçte kendime yardımcı bulurum zaten. ben olmasydım birinci kuşkusuz sendin. zekisin, güçlüsün, kurnazsın benden birinciliği alabilecek kadar kurnaz ve cesur. 24 saat geri gitseydik seni öldürme planımı dinlerdin ama hey senin gibi bir cevheri kullanma şansım varken bunu yapmam. konuşmaktan yoruldum. yine de sinirimi atmam için bir kaç parmağını kırıcam bu arada haberin olsun kabul ediyor musun?''
''ediyoruaaaaaaaaaaah'' daha kelimesi bitmeden sağ elindeki felç kalktı ve iki parmağı aynı anda kırıldı onlara alışamadan Serina yüzük ve serçe parmaklarını da kırdı. dona nın vücudu alarma geçmiş haldeydi zaten canavarın işkencesi de buna tuz biber oluyordu. Sonra acı indi parmakları saran alevler eskisi kadar sağlam hale getirdi derin nefeslerle sakinleşti dona ve o sakinleştiği an 4 parmağı da aynı anda kırıldı resmen parmakları elinin dış yüzeyine değiyordu. Ne kadar o halde kaldı bilmiyordu parmaklarını alevler tekrar sarınca sevindi lakin sevinci sağ eli iyileşirken sol elinde hissettiği acı delirdi. Serina yaklaşık 26 saat uyumuştu ve her saatin hediyesini vereceğini söylemişti öylede yaptı. İşi bittiğinde donanın söylediğini anlayabilecek hali yoktu iki kere bayılmıştı kızcağız. o yüzden kağıda yazdı
yarın öğlen birde gidiyoruz