!5. BÖLÜM!

Korkunç bir sesle uyandım. Etrafım karanlıktı. Çığlıklar duyuyordum . Kalkıp ışığı açmaya çalıştım ama ayağım bir şeye takıldı ve düştüm. Ayağa tam kalkacaktım ki bir nefes sesi duydum. "Burandan git!" Olduğum yerde kala kaldım. Gözüm karanlığa alışmaya başladığı için yavaş yavaş belirmeye başlıyordu o gölge. Arkası dönüktü. Çığlık atmak istedim ama yapamadım, sesim çıkmadı. Garip sesler artmaya, fısıldaşmalar çoğalmaya başlıyordu. Gölge arkasını büyük bir gülümsemeye dönmeye başladı.Gözlerimi kapadım. İçimden "Bu sadece bir rüya, rüya olmalı." diye geçirdim. O şeyin nefesini hissettim yüzümde. Tam yanımdaydı o gölge . Bana doğru eğilmişti. Gözümü açamıyor hatta nefes bile alamıyordum. Bir çığlık sesi koptu. Gölge hızlıca kapıyı açtı ve koridorda ayak sesleri yankılanmaya başladı. Yavaş yavaş azaldı ayak sesleri sonda tamamen kesildi. Pencere kendi kendine açılmış. Dışarıdan içeriye yağmur damlaları giriyordu. Yavaşça gözümü açtım. Hava aydınlanmaya, sabah ezanı okunmaya başlıyordu. Yavaş yavaş yerden kalktım. Ter içinde kalmıştım. Kapıya doğru hareket ettim. Kapı kilitliydi, açılmıyordu. Bağırmaya başladım.
(Aybüke)
K-kimse var mı? Çıkarın beni buradan.
Ses yoktu. Birden pencere hızlıca kapandı. Pencereye doğru döndüm. Önde bir ceset vardı. Tam pencerenin önünde kanlar içinde bir ceset. Hayatımın en büyük çığlığını attım. Orada bayıldım. Hatırladığım tek şey o cesedin Emre'ye benzemesiydi...