İçeriğe geç

serendipçe

Bölüm 3 · 4 dk okuma

serendipçe

Bölüm 3

3.BÖLÜM

selaaaaaam nasılsınnıız ardanın göğsünde uyuya kaldıktan sonra huzurlu bir şekilde saatlerce uyumuştum en sonunda yemek yemediğimi bilen arda beni uyandırıp kantine gitmeye ikna etmişti yolda giderken bana sınıfımıza yeni birinin geleceğini söylemişti bende okul çıkışı savaş abimle olacağımı gelmek isteyip istemediğini sordum ama tam o sırada savaş abimden özür mesajı geldi savaş abiiim: prensesim özür dilerim iş gezisine yarın sabah değil bu akşam gitmem gerekiyor.

savaş abiiim: yüzünü asma geldiğim gibi ilk seni göreceğim merak etme

okuduğum mesajlardan sonra yüzümün düşmesine engel olamadım ama üzüldümü bile işini erteleyip problem yasayabilirdi bu yüzden üzülmedigimi göstermek için neşeli bir cevap vermeye çalıştım

gökçe: tamam abii üzülmeee gelince yakanı bırakmam zaten

bir yandan ondan saklayamayacağım yaralarım için iyi olmuştu ama çokta özlemiştim son zamanlarda işleri çok yoğundu doğru düzgün vakit geçiremiyorduk savaş abimin bunu telafi edeceğini bildiğimden kafama çok takmadım ve ardaya planın iptal olduğunu söyledim biz bunları konuşurken çoktan kantine gelmiştik arda sıraya geçerken bende boş bir yer seçip oturdum Arda'nın aldıklarını bitirdikten hemen sonra zil çalmıştı sınıfa gittik ve artık uyumamaya karar verdim son zamanlarda okulda çok uyuyordum zorlada olsa uyumamaya özen göstererek dersi dinledim ders biyolojiydi ve çok hızlı geçmişti okulun nasıl bittiğini anlamamıstım "neden acaba gökçe bütün gün uyuduğun için olabilirmi acaba" şttt çaktırma orasını en azından bütün gün uyumamıştım bu bile beni motive etmişti okul bitti bitmesinede eve gitmek istemiyordum ama annem ve serkan evdeyse ve geç gidersem kötü şeyler olabilirdi her türlü olacaktı oluyordu ama bir hata yaparsam her şey daha üst seviyeye çıkardı bundan korktuğum için eve gittim ama gitmez olaydım sevgili hocalarım derslerde uyuduğumu söyledikleri için annem deliye dönmüştü bir yandan bağırıyor diğer yandan vuruyordu Serkan içerden gelince beni ona doğru fırlattı ve "al şu Allah'ın cezasını ne yapıyorsan yap"dedi korkum gittikçe büyüyordu annemin böyle söylemesi serkanın tereddüt etmeden istediğini yapabileceği anlamına geliyordu ve tahmin ettiğim şey olursa eğer bir daha bu kadar toparlanamazdım ben bunları düşünürken annem çoktan kapıyı çarpıp çıkmıştı serkanın arkamda olduğunu unutup olduğum yerde mal gibi beklemiştim bir anda belime sarılan kollarla ağzımdan bir çığlık kaçtı sürkeli tepiniyor ellerini üstümden çekmeye çalışıyordum hiç bir şekilde gücüm yetmiyordu aynı şeyleri yaşayacaktım herkes gözlerini kapatıp yüzüme bakmaya devam edecekti Serkan göğüslerimi ellerken sımsıkı sarılmış boynumu öpüyordu en sonunda beni odasına götürmeye çalışırken koridordaki sehpanın üzerinde duran vazoyu kafasında kırıp kaçtım bu sefer kapı kilitli değildi şükürler ederek ve iznim olmadan firar eden göz yaşlarımı tutmaya çalışarak koşmaya başladım tek amacım uzaklaşmayı beni bulamayacakları bir yere gitmekti eğer savaş abimden ya da ardadan yardım isteseydim başları çok büyük belaya girerdi ki zaten her şeyi bilmiyorlardı ben bunları düşünürken önüme bakmadığım için sert bir şeye toslamıştım titreyerek uzaklaşmaya çalıştığım göğsün sahibi kollarımdan sıkıca tutmuştu kafamı kaldırdığımda karşımda baranı görmemle bir şok geçirdim baran telaşla beni süzdü tutuşunu acıtmayacak bir şekle soktu ve "gökçe iyimisin neden koşuyorsun ve ağlıyorsun biri birşey mi yaptı anlat bana çok fazla titriyorsun"dedi bi anda sonra saniyeler içinde kendini sakinlestirebildiğinde yüzümle aynı hizaya eğilip nefesimi düzenlememe yardımcı oldu nefesim düzelmişti düzelmesine ama karşımdaki kişiden oldukça korkuyordum güçlü bir erkekti ve şu anda bana istemediğim bir şey yapabilirdi çok tedirgindim ama beni koruma ihtimalini düşünmek istedim bu kadar bencil değildim yardım etse bile başını benim yüzümden belaya sokmasına izin veremezdim temasından rahatsız olduğumu göstermek için kollarımı kendime çekmeye çalıştım anında bıraktı ama pür dikkat beni inceliyordu yanagimdaki annemden hediye tokat izleri ve serkanın emdiği boynum her şeyi apaçık gösteriyordu aslında anlatmasam bile anlamıştı zaten sert ve ürpertici sesiyle " kim yaptı bunları diye sordu" o kadar gerilmiştiki çenesini sıkmaktan dişleri kırılacak diye korkmuştum sert halleri zaten ağlayan beni daha çok korkutmustu oda bunu fark edip eğilerek "özür dilerim seni korkutmak istememiştim ama bunu sana kimin yaptığını söylemen lazım güzelim " dediğiyle hem çok gerilmiştim hemde çok hoşuma gitmişti beni sakinleştirip aglamamin bitmesini beklemişti anlaşılan sormaktan vazgeçmişti söylemek istemediğimi anlamıştı sadece benim iyi olmamı bekliyordu bende iyice sakinleşmiştim en sonunda çok uykum gelmişti ağlamaktan yorgun düşmüştüm baran evimi sordu ama o eve gidemezdim en azından annemin siniri geçene kadar eve gitmeyeceğimi söyledim ve uykumun açılmasını sağlamaya çalıştım ama nafile baranda ısrar etmedi ve kendi evine götürmeyi teklif etti ondan korkuyordum oda bunu fark etmiş olacakki beni rahatlatmaya çalıştı ve en sonunda sokaktansa evin daha güvenli olduğuna ikna olup onunla gitmeyi kabul etmiştim

ve bittiii beğendiniz mi sizce nasıl devam etmeli önerilerinizi bekliyorumm

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.