her seferinde olduğu gibi yine kabuslarla uyandım yine bana dokunuyordu ve ben hiçbirsey yapamıyordum artık bitsin istiyordum her gece rüyamda görmekten sürekli aklımda olmasından bıkmıştım daha fazla aynı durumda kalmamak için mutfağa indim o sırada telefonumdan gelen bildirimlere bakıyordum bu saatte kim yazmış olabilirdi ki ekranda savaş abimin mesajını görmemle şaşırdım yine iş gezisine gidecekti kesin son dakika planlanmıştı her zamanki gibi gitmeden önce beni görmek istiyordu yarın okul çıkışında görüşmek için sözleştik tam telefonu kapatacaktımki başka bir bildirm daha gördüm bilinmeyen numaradan gelmişti yine son günlerde çok oluyordu bu engellememe rağmen devam ediyordu artık korkmaya başlamıştım nerde ne yaptığımı söylüyordu beni takip ediyormu diye düşünüyordum sürekli hiç derdim yokmuş gibi birde bu çıkmıştı şimdide mesajın üstüne tıkladım
anonim: iyi uykular demeden uyuyamazdım sen uyumussundur ama yinede görevimi yerine getireyim
anonim: tatlı rüyalar serendipcem
su serendipce kimdi allah aşkına
gökce: yanlış numara lütfen yazmayın artık
gecikmeden cevap gelmişti
anonim: yanlış numara değil gökçem korkmana gerek yok ve neden hala uyumadın birşey mi oldu
kim olduğumu nerden biliyordu salak gökçe ne yaptığını biliyo adını nasıl bilmesin korkuyla olduğum yerde durdum cevap vermeyecektim yazar yazar dururdu ama kendime bile fark ettirmesemde ürpermis ve oldukça korkmuştum olduğum yerde başımı sallayıp kendime geldim mutfağa gelmiştim ama fark bile etmemişim bir bardak su içmeye karar verdim tam rafa uzanacaktımki arkamda birini hissettim sıcak nefesi kulağımı gıdıklıyordu olduğum yerde titredim "benim küçük kızım ne yapıyormuş gecenin bu saatinde" Serkan gelmişti donup kalmıştım uzaklaşması için hareket bile edemiyordum elini belimde hissettim vücudumda dolaşan elleri kendimi her zamankinden daha pis hissetmeme sebep oluyordu "annenin sana inanmamasına çok üzülüyorum biliyorsun degilmi minik kızım" lanet sesiyle yine hatırlatmaya başlamıştı unutmaya çalıştıklarımı neyseki annemin sesi duyulmustu serkanin nerde olduğunu soruyordu Serkan kavradığı göğsümü son kez sıkıp"bu gün şanslı gunundesin güzel kızım maalesefki annen dövmeme izin versede şimdilik ileri gideceğini düşünmüyorum" dedi ve elime bir bardak verip uzaklaştı farkında olmadan annem beni kurtarmıştı biliyor olsa yapacağını asla düşünmüyordum içerden gelen konuşma seslerine odaklanamiyorum midem öyle bulanıyorduki bayılmamak için tezgaha tutundum kendime gelmeye çalışırken başımın dönmeleri yavaş yavaş geçiyordu ama mide bulantım hatırladıkça daha çok artıyordu içerden gelen sesler çoktan kesilmişti kendime iyice geldiğimde saate baktım neredeyse 2 saattir sakinleşmeye çalışıyordum oğlunun yaptıklarını unutamamışken babası başlamıştı son zamanlarda yanıma gelip oğlumun fark ettiğini daha önce fark etmeliydim gibi şeyler demesinden anlamalıydım elime tutuşturduğu bardağı tezgaha bırakıp hızlıca odama gittim kapını kilitledim bu saatte duş alsam annem çok kızardı ama kendimi çok pis hissediyordum sonunda anneme olan korkum ağır bastı ve sabaha kadar beklemeye başladım tekrar uyuyamazdım biraz önce gördüğüm kabustan daha kötüsünü görmek istemiyordum beklerken babama haber versem mi diye düşündüm ama kararımdan hemen vazgeçtim babam beni anlamak yerine beni suçlardı annem onu çok güzel manipüle etmişti babamla çok iyi bir ilişkimiz vardı ama annemin velayetimi tehditlerle almasından sonra babama söyledikleriyle babamıda benden sogutmustu uzun zamandır görüşmüyorduk ben bunları düşünürken sabah olmuştu duşa girdim saatlerce temizlenmeye çalıştım ama bir türlü olmuyordu oğlundanda babasindanda nefret ediyordum bir türlü temizlenememistim daha falza katlanamadigim acıyla ve dovulmekten kapanmayan yaralariminda kanamasıyla durdum duştan çıktığımda yaralarımı kapatacak kıyafetler giyip evdekileri görmemek için dahada hızlandırdığım adımlarımla okula gittim çok yorgundum araa daha gelmemişti kendimi güvende hissetmek icin duvar kenarında oturup kafamı masaya koydum izlenme hissiyle kafamı kaldırmadan etrafı süzdüğümde baranın sert bakışlarıyla karşılaştım gözlerimi kaçırırken içimden inşallah kafayı baka takmaz diye dualar ediyordum başımda milyon tane dert varken birde onunla uğraşmak istemiyordum kendimi gözlerimi kapatmaya zorladım en azından arda gelene kadar uyumaya çalışabilirdim bu sefer ne olduğunu anlamamalıydı ama bir türlü izlenme hissinden kurtulamıyor ve rahat edemiyordum en sonunda zil çaldı ders başladı ve arda geldi yine anlamıştı ne olduğunu en son beni kendine çekerken onunla göz göze gelmemek icin arkasında bir yere odaklandım okulumuzun sevgili badboyu büyük bir sinirle dişlerini sıkmış bana bakıyordu nasıl baktiysam bakışları yumuşadı ve dudaklarından zorla olduğu belli olan bir tebessüm yolladı ama o kadar yorgundumki bunu sorgulayacak halim bile yoktu artık dayanamyarak Arda'nın göğsünde uyuya kalmıştım