İçeriğe geç

Seni seviyorum

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Seni seviyorum

Bölüm 13

Seni Seviyorum

KAN VE ŞİFA

13. Bölüm: Hanım Ağa’nın Doğuşu

Azade Hanım’ın gidişinin üzerinden bir hafta geçmişti. Konaktaki o ağır, baskıcı hava dağılmış; yerini taze bir başlangıcın heyecanına bırakmıştı. Ancak aşiret yapısında bir boşluk oluşmuştu: Kadınların başı, konağın otoritesi olan "Hanım Ağa" koltuğu boştu.

BARAN’IN SÜRPRİZİ

Sabahın ilk ışıklarıyla Baran, Dilan’ı elinden tutarak konağın ana salonuna indirdi. Salonda, Azade Hanım’ın yıllardır kimseyi oturtmadığı, işlemeli büyük ahşap koltuk duruyordu. Aşiretin önde gelen kadınları ve konak çalışanları avluda toplanmıştı.

Dilan şaşkınlıkla Baran’a baktı. "Baran, ne yapıyoruz?"

Baran, Dilan’ın ellerini sıkıca tuttu ve herkesin duyacağı bir sesle konuştu: "Bu konakta artık korkunun değil, adaletin ve şifanın sözü geçecek. Azade Hanım’ın bıraktığı boşluğu, bu ailenin gerçek hanımı dolduracak."

Baran, Dilan’ı o görkemli koltuğa doğru yönlendirdi. Dilan tereddüt etti. "Ben yapamam Baran, ben sadece bir hemşireyim..."

Baran, Dilan’ın gözlerinin içine bakarak gülümsedi. "Sen sadece bir hemşire değilsin. Sen bu aşiretin kalbisin. Benim onayım, benim desteğim ve benim aşkımla... Bu koltuk artık senindir, Hanım Ağa."

YENİ BİR DEVİR

Dilan, Baran’ın güven veren bakışları altında yavaşça koltuğa oturdu. O an, konağın hizmetlileri ve aşiret kadınları birer birer gelip Dilan’ın önünde saygıyla eğildiler. Dilan, alışık olduğu beyaz önlüğün ağırlığından farklı, ama bir o kadar kutsal bir sorumluluğu omuzlarında hissetti.

Dilan ayağa kalktı ve ilk hükmünü verdi: "Bu konak artık sadece kuralların değil, ihtiyacı olan herkesin sığınağı olacak. Kapımız herkese açık; hasta olan şifa, darda olan yardım bulacak. Ben burada sadece bir ağa karısı değil, sizin kardeşiniz ve dert ortağınız olmaya geldim."

GECE YARISI İTİRAFI

Akşam olduğunda, konak sessizliğe büründüğünde Baran ve Dilan terasta baş başa kaldılar. Baran, karısının bu yeni vakur duruşunu hayranlıkla izliyordu.

"Çok yakıştı," dedi Baran, Dilan’ın beline sarılarak. "Sanki o koltuk yıllardır seni bekliyormuş gibi."

Dilan başını Baran’ın omzuna yasladı. "Sen yanımda olmasan o koltukta bir dakika bile duramazdım Baran. Bana güvendiğin için teşekkür ederim."

Baran, Dilan’ın alnına bir öpücük kondurdu. "Sana güvenmek, hayatımda verdiğim en doğru karardı. Artık bu topraklarda 'Dilan Ağa'nın adaleti konuşulacak."

GİZEMLİ BİR MEKTUP

Ancak huzurlu anları, Cihan’ın getirdiği bir mektup ile bölündü. Mektup yurt dışından, Londra’dan geliyordu. Üzerinde sadece şu yazıyordu:

"Güneşin doğduğu yerde gölgeler uzun olur Baran. Koltuğu kime emanet ettiğine dikkat et, çünkü o koltuk sadece güç değil, bedel de ister."

Baran mektubu buruşturup cebine attı. Azade Hanım gitmişti ama gölgesi hala Mardin’in üzerindeydi. Dilan ise elini karnına götürdü; henüz kimseye söylemediği, bu yeni devri tamamen değiştirecek olan sırrını düşündü.

13. Bölümün Sonu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.