İçeriğe geç

Seni öldürdüğüm uykudan uyandır beni

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Seni öldürdüğüm uykudan uyandır beni

Bölüm 2

Pansuman edilmeyen ruhlar

2020'nin kış günüydü ve ben yine o soğuk bodrumda tek başıma yerde dizlerimin üstünde vücudumdaki yaralarla cezamın bitmesini bekliyordum.sadece 14 yaşındayım ama yaralarım benden daha büyük ve ağırdı. Yaralarım arttıkça babama karşı sevgim giderek azalıyordu. Tabi bunları düşünurken aniden kapi açıldı ve babam içeri girdi.

- kang-dea:''cezan bitti yukarı çık ve odana gir sakın ortalıkta dolaşma seninle uğraşamam''

Dedi ve tekrardan merdivenlerden yukarı çıktı bende o sırada ayağa kalkıp konuşmadan emrine itaat ettim ve odama çıktım diğer kızlar gibi pek gösterişli bi odam yoktu belki ama en azından burada kendim gibi hissediyordum. Odama çıkınca direkt yaralarımı pansuman yapmaya başladım çünkü çok aciyordu ama bu acı babamın beni bi katil olarak suçlaması kadar acı vermiyordu . Pansuman yaptıktan sonra yatağıma oturdum ve dışarıdaki karı izlemeye başladım tam etrafta bir sessizlik olusmusken aniden bu sessizliği iki el ateş sesi bozdu ve bunun ne olduğunu çok iyi biliyordum alışılmış bir durum olduğu icin oturmaya devam ettim

-kang-dea:lan şerefsiz sana demedim mi zamanında ödeyeceksin diye lan

-ji-hoon:efendim gerçekten ödeyeceğim biraz zaman verin lütfen yalvarıyorum şu anda çok sıkışığım sadece sadece bi...

Adam sözünü bitiremeden kafasına silahı dayayıp onu yere serdi

-kang-dea: orospu çocuğuna bak sen senin kuklan miyim lan ben

Dedi ve cesedi ayağıyla itip kravatıni düzeltti arkadan babamın adamları cesedi aldılar ve götürdüler tabi o sırada ben hâlâ dışarıdaki kara bakıyordum taki dış kapının sesi gelene kadar ayağa kalktım ve karla kaplanmış bahçenin dış kapısına baktım babam adamlarıyla beraber dışarı çıkıyordu aşağıya inmem yasak olduğu icin sadece babamın emrini yerine getirdim ve odamda sadece karı izledim saatler sonra artık güneş batmaya başlamıştı hâlâ babam eve gelmemişti sadece o geldiğinde yemek yiyebilirdim aniden aşağıdan bir kapı çarpma sesi gelmişti babamın geldiğini anlamıştım. Bi görevli odama gelip sofranın hazır olduğunu söyledi bende babamı bekletmemek için hızlıca aşağıya indim ve sofraya oturdum babam masanın başındaydı ve sinirli görünüyordu bende onun karşısındaki yerimde oturuyordum .yüzüne bakmadan sadece biraz yemek yedim çünkü her lokma aldığımda boğazımdan ve karnimdaki yaralar ağrıyordu birden babam bana baktı

-kang-dea:sana yemek vermiyomuyuz lan adam gibi ye şu yemegi

Dedi ve sandalyesinde kalkıp benim başıma geldi önümdeki çorba kasesini eline alıp yüzümü tuttu ve zorla o sıcak çorbayı ağzıma boşalttı direnmeye çalıştım ama çenemi daha sıkı tuttu yüzüm ve ağzım yanmıştı gözlerimden yaş süzüluyordu . Bana baktı ve ağladığımı görünce

-kang -dea:ağlamayı kes seni bekslediğime şükür etmelisin

Dedi sadece ağlıyordum ben daha fazla göz yaşı doktükçe babm sinirleniyordu sinirden boynundaki damarlar sismisti beni saçımdan tutup sandalyeden kaldırdı ve yere itti

-kang-dea:sana ağlama dedim bi katili besliyorum ve karşılığı bu mu?

Dedi ve üstüme eğildi boğazımı sıktıp duvara yapıştırdı o kadar fazla sıkıyordu ki nefes alamıyordum

-hana:b-baba lütfen b-bir daha yapmiycam

Dedim ama nafile o kadar sert sıkiyordu ki boynunmdaki kılcal damarlar zarar gördüğü icin ağzımdan kan akmaya basladı ve elinin üzerine aktı aniden elini çekti

-kang-dea:seni pis cocuk o pis kanını benden uzak tut

Dedi ve yemek odasından ayrıldı

(Yeni bölüm yakında)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.