İçeriğe geç

SENİ GÖRDÜM RÜYAMDA

Bölüm 5 · 14 dk okuma

SENİ GÖRDÜM RÜYAMDA

Bölüm 5

'4'

Sabah alarmımın çalmasıyla uyandığımda Hermia hala kollarımın arasında yatıyordu. Bugüne neden alarm kurmuştum ki ben?Bugün günlerden cumartesi.O sırada sesin alarmımın değil aramanın sesi olduğunu anladım.Elime alıp baktığımda Hermia rahatsızca kıpırdandı.Umut'un aradığını görünce telefonu açıp kulağıma koydum.

"Ne var Umut bu saatte?"dedim uykulu sesimle.

"Saat 12 oldu Holmes sen hala uyuyor musun?"

"Oh o kadar olmuş mu ya?"

"Oldu tabi ya"

"Sen beni uyandırmak için mi aradın?"

"Yok bir haber var da ondan aradım."deyince merakla doğruldum.

"Ne haberi?"

"Şu kafenin sahibi Şimşek'in evi ve kafe için arama izni çıkmış."

"Arama ifade için alınmadan önce yapılmıyor muydu ya?"

"Arama izni yeni çıkmış bende bilmiyorum."

"E biz ne yapacağız?"diye sordum heyecanla.

"Asil Savcı 'Gelmenize gerek yok sadece haberiniz olsun' dedi."

"Tamam o zaman haber gelince yazarsın"

"Tamamdır görüşürüz."deyip aramayı sonlandırdım.Hermia yorganın altına girmiş kafasını çıkartarak bana bırakıyordu.Usulca kafasını okşayıp yataktan kalktım.Hermia'ya mama almak için markete gitmem gerekiyordu ama ilk önce veterinere gitmeliydim.

Aşağıdan sesler gelmeye başlayınca Hermia'yı yatakta bırakıp aşağı indim.Şu anlık onu babama söylemeye niyetim yoktu.Yalın uyanmış mutfakta buzdolabını karıştırıyordu.

"Günaydın minik tırtıl ne yapıyorsun bakalım o dolapta?"deyince yakalamış gibi bana döndü.Kızarmıştı.Beyaz tenli olduğu için hemen kızarıyordu.

"Açıktım."Deyince gülerek yanına gittim ve onu kucağıma aldım.

"Ya acıktın mı?Ne yemek istersin?"Elini düşünüyormuş gibi çenesine koydu.

"Sen bu hareketi nerden öğrendin bakalım?"derken kolunu tutup ısırmıştım bile.

"Ya Sıya yapma." diye bağırırken kucağımdan inmeye çalışıyordu.İnmesine izin vermeyip ona daha sıkı sarıldım.Sakinleştiğinde onunla birlikte sandalyeye oturdum.

"Acaba menemen mi yapsak?"

"Evet" diye bağırırken ellerini kaldırmıştı."Yanına da patates kızaytması"

"Tamam hemen geliyor" deyip onu yere bıraktım ve yemek yapmaya koyuldum.

▫️▫️▫️▫️▫️▫️

Arama ekibi

Genç savcı içeri giren ekibin arkasından bahçeyi inceliyordu.Abisinin ölü bulunduğu mekana gelmek onu hep zorluyordu.Aklına onunla ilgili anıları geliyordu.Bir de aklında gazeteci kız vardı.Onu birkaç kere rüyasında görmüştü.

Çimlerin üzerine oturmuş havadaki bulutları izliyordu.Aniden üzerine düşen gölgeyle kafasını kaldırdı. Karşısında abisini görünce şaşkınlıkla ayağa kalktı.Özlemle abisine doğru atıldığında abisi geri gitti.Ne olduğuna anlam veremeden ona bir adım daha attı.Abisi her adım attığında geri gidiyordu

"Abi neden gidiyorsun?"diye sorduğunda abisi ona gülümsedi ve uzaklaşmaya devam etti.Genç adam abisini yakalamak için hızlanmıştı.Onu gerçekten çok özlemişti.Onsuz kardeşiyle anlaşamıyorlardı bile.Abisi gözden kaybolduğunda arkasından bakakaldı.Gözünden bir damla yaş aktığında gözünün altında küçük parmaklar hissetti.Kafasını aşağı eğdiğinde gazeteci kız ona bakıyordu.Göz göze geldiklerinde genç kız elini aşağı indirdi.

"Yine mi sen?"diye sordu çocuk ona."Rüyalarıma nasıl giriyorsun?"Abisi kaybolduktan sonra bunun bir rüya olduğunu anlamıştı.Genç kız dikkatle ona bakıp cevap verdi.

"Sende benim rüyalarıma giriyorsun.Sen nereden giriyorsan bende oradan giriyorum."Kızın cevabı çocuğu şoka uğratmıştı.

Rüyası aklına gelince düşüncelerinden sıyrılmak için kafasını iki yana salladı savcı.Acaba beni cidden rüyasında görmüş müdür? sorusunu aklından çıkartamıyordu.Bu kızı ilk defa rüyasında görmüştü.Daha sonra bankta karşılaşınca neye uğradığını şaşırmıştı.

Yanına yaklaşan polisle düşüncelerinden ayrıldı ve kıza odaklandı.Bu kız Can'ın kız kardeşi Duru'ydu.Ankara'daki bir operasyondan yeni döndüğünü biliyordu savcı."Savcım içeride bir şey bulamadı arkadaşlar.Son kez bakmak ister misiniz diye size sormam istendi" dedi.Savcı onu kafasıyla onaylayıp içeri girdi.Kısa sürede etrafı turlayıp olay yeri inceleme uzmanı Anıl'a döndü.

"Burada işimiz bitti.Toparlanın Metin Şimşek'in evine geçiyoruz." dedi

"Emredersiniz savcım."diyen Anıl toparlanmaları için ekibine işaret etti.

Savcı o sırada aracına geçiyordu.Siyah Porsche'sinin direksiyonuna yerleştiğinde derin bir nefes aldı.Bu aracı ona babası vermişti.Ünlü iş adamı olan babasıyla bazı konular hariç anlaşabiliyorlardı.Arabayı çalıştırıp Şimşek'in evine doğru sürmeye başladı.Radyoyu açtığında çalan şarkıyla şaşırdı.Yine Teoman-Sevdim Seni Bir Kere çalıyordu.Şarkı çalarken evin önüne gelmişlerdi bile.Arabasından inip olay yeri inceleme ekibinin gelmesini bekledi. Ekibin aracı gözükünce genç adam yaslandığı arabadan ayrıldı.Ekip aceleyle eve girerken savcı yine bahçede kaldı.

Yaklaşık yarım saat sonra Duru tekrar gelip aynı sözleri tekrarladı.Savcı yine içeri girdi.Evi detaylıca incelemeye başladı.Ayakkabılarının çözüldüğünü gördüğünde duvardan destek alarak yere eğildiğinde gözüne kaloriferin arka en altındaki boşluk çarptı.Parmağını oraya sokup yukarı doğru ittirdiğinde önünde olduğu duvardan ufak bir ses geldi ve duvar öne doğru gelerek bir kapı oluşturdu.Teknolojinin ilerleme hızına bir kere daha şaşıran savcı kapıyı açtı.Gördükleriyle Anıl'a seslendi savcı.Dışarı çıktığında gördüklerine yansın mı yoksa delil buldukları için sevinsin mi bilemedi.

▫️▫️▫️▫️▫️▫️

Sıla

Yalın'la kahvaltımızı yaptıktan sonra onu alt komşumuz Emine teyzeye bıraktım.Bende Hermia'yı veterinere götürmek için evden çıktım.Yaramaz şey odamı biraz dağıtmıştı ama şuan kucağımda sakin sakin duruyordu.Otobüsün gelmesini beklerken babamdan bir an önce araba istemem gerektiğini düşünüyordum.Aslında bir süredir araba için para biriktiriyordum ama araba almak için biraz daha zamana ihtiyacım vardı.Otobüs geldiğinde Hermia'yı cebime saklayarak araca bindim.Cebime sığmasına şaşırmamak gerekirdi küçücük bir şeydi.Veterinerin önündeki durakta indim.Hermia'yı veterinere teslim ettikten sonra telefonumun çalmasıyla dışarı çıktım.Umut'un aradığını gördüğümde heyecanla telefonu açtım.

"Bir haber mi var Umut?"

"Bilmiyorum bende seni aradılar mı diye saracaktım."deyince omuzlarım hayal kırıklığıyla çöktü.

"Hayır kimse beni aramadı."

"Anladım."derken onunda sesi kısılmıştı.Telefonumda hareketlilik olduğunu hissettiğimde telefonu kulağımdan çekip ekranına baktım.Yabancı bir numara arıyordu.

"Umut arkadan yabancı bir numara arıyor ben sana döneceğim."deyip telefonu kapattım ve diğer aramayı cevapladım.

"Efendim."

"Alo Sıla" diyen Can abiyi duyunca heyecanlandım.

"Efendim Can abi"

"Cimcime bu Metin Şimşek'in evi ve kafesine arama ekibi gönderilmişti ya."

"Evet abi bir haber mi var?"

"Evet kafeden bir şey çıkmamış ama evde savcının bulduğu gizli odadan iki kadın ve bol miktarda uyuşturucu çıkmış.Umut'u alıp emniyete gelmeniz gerekiyor."dedi.

"Tamam abi çok sağ ol ben Umut'a haber verip geliyorum."dedim ve telefonu kapattım.Umut'a hızlıca emniyete gelmesini söyleyen bir mesaj yazdım ve veterinere geri girdim.Doktorla konuşunca Hermia'nın işlemlerinin daha devam edeceğini bitince beni arayabileceklerini öğrendim ve taksi çağırıp emniyetin yolunu tuttum.

Emniyete vardığımda Umut'un geldiğini gördüm.Bahçede beni bekliyordu.Taksiye parayı ödeyip araçtan indim ve koşarak Umut'un yanına ulaştım.

"Ne oldu kızım niye çağırdın apar topar beni?"diye sordu meraklı sesiyle.

"Şimşeğin evinden bir şeyler çıkmış.Can abi hemen gelin dedi."

"Ne çıkmış?"

"İçeri girelim anlatırlar."derken emniyetin bahçesine giren araçları gördüm.Ekip arabaları daha yeni geliyorlardı.Umut'la içeri girip Can abiyi bulduk.İki kadının başında bekliyordu. Arkasındaki odadan çıkan kızı gördüğümde ağzım açık kaldı.

"Duru?"

"Sıla?"derken ona kocaman sarılmıştım bile.

"Sen geri dönmüşsün neden haber vermedin?"

"Dün döndüm bugün iş başı yaptım."dedi benden ayrılırken.Duru hem benim liseden arkadaşım,hem de Can abinin kız kardeşiydi.Tam olarak bilgi sahibi olmadığım bir operasyon için Ankara'ya gitmişti.Yaklaşık 6 aydır görüşmüyorduk.

"İyi ki döndün.Özlettin kendini."deyince bana hafifçe tebessüm etti.

"O zaman ben işe geri döner."diyerek yanımızdan ayrıldı.Çok sevecen bir karakter değildi ama iyi anlaşıyorduk.Biraz sert ve soğuk bir kızdı.Lisede bu özelliği yüzünden erkekler yanına yaklaşmaya bile korkarlardı.Dolayısıyla bizden de uzak dururlardı.

Tekrar Can abinin yanına dönüp ciddileştim.

"Ne oluyor Can abi?"

Kısık sesle kulağıma doğru "Bu kadınlar evden çıkanlar.Birazdan savcım ifadelerini alacak."

"Tamam abi de bizi neden çağırdın?"

"Bilmiyorum Savcı özellikle çağırmamı istedi."

"Peki abi teşekkürler."dedim ve Umut'la birlikte yanından ayrılıp ofisimize geçtik.

"Sıla ben hala anlamadım evden ne çıkmış?"diye soran Umut'a döndüm yavaşça.

"Tam olarak bende bilmiyorum ama sanırım Asil Savcı gizli bir kapı bulmuş ve içinden o gördüğün iki kadın ve bol miktarda uyuşturucu çıkmış."

Kafasını anladığını belirten bir şekilde salladıktan sonra düşünceli bir şekilde kendi sandalyesine oturdu.

Bir kaç dakika sonra ofisin kapısının açılmasıyla gözlerimiz oraya döndü.Gelenin Asil olduğunu anladığımda doğrulmak için geç kalmıştım.Çoktan göz göze gelmiştik bile.Aceleyle doğrulduğumda Asil karşımdaki sandalyeye oturdu.Umut'ta yerinden kalkıp benim masama doğru geldi.

"Hoş geldiniz Savcım.Bir şey içer misiniz?"

"Böyle iyi teşekkürler."dedi donuk sesiyle."Büyük ihtimalle Can size neden geldiğinizi açıklamıştır ama ben yine de detayları anlatayım."Soluklanıp devam etti."Evin incelenmesi sonucu gizli bir kapı bulundu ve içinden bol miktarda uyuşturucuyla birlikte 2 adet kadın çıktı. Kadınların elleri bağlı olduğu için orada zorla tutulduklarını düşünüyoruz.Yani uyuşturucuyla birlikte kadın kaçakçılığı yapan bir örgütle karşı karşıya olduğumuz kanaatindeyim ama bir örgüt olduğu sadece benim fikrim.Bu sonuca bakarsak Nurgül Balcı ve Sarp Kaya davalarının bağlantılı olduğunu düşünüyorum."dedi.

"Anladım savcım.Kadınları emniyete getirmişsiniz ifadeleri mi alınacak."diye sordu meraklı sesiyle Umut.

"Evet.Onlarla birlikte Metin Şimşek'te getirildi.Aşağıda bekliyorlar."

"Savcım özellikle bizi çağırttırmışsınız.Bize ne konuda ihtiyacınız var?"diye sordum.

"Bundan sonraki süreçte birlikte ilerleyeceğimizi düşünüyorum.Bu nedenle bir olay olduğunda sizin de gelmeniz önemli."deyince anlamış gibi kafamı salladım.

Savcı ayağa kalktığında bizde onunla ayağa kalktık.

"İfadelere mi iniyorsunuz savcım?"dedim.Ben bunu neden sormuştum ki.Hayır sanane dimi?

"Evet" diye yanıt verdi Asil bozuntuya vermeden ve ofisten çıktı.

Harika nur topu gibi yeni bir ifade dönemimiz olmuştu.O an aklıma gelen fikirle Asil'in arkasından fırladım.Biz neden ifadeye katılamayalım ki değil mi?

Henüz uzaklaşmamış Asil ona doğru koşan beni görünce adımlarını durdurdu.Nefes nefese durduğumda Asil meraklı gözlerle bana bakıyordu.Nefesimi düzene soktuktan sonra söze girdim.

"Savcım ben size bir şey sormak istiyorum."

"Tabi dinliyorum"

"İfadeleri alırken bizde kontrol odasında olabilir miyiz?Bir sorun olur mu?"

"Neden böyle bir şey istiyorsun ki?"

"Şüpheli ya da mağduru daha iyi gözlemleyebilmek için.İfadelerini verirlerken hareketlerini anlayamıyorsunuz."

"Peki öyle olsun.Kontrol odasında durabilirsiniz."

"Teşekkürler savcım."dedikten sonra koşarak ofise geri döndüm.Umut'u çekiştirmeye başladım.

"Umut kalk ifadeye gidiyoruz."

"Kızım karıştırdın herhalde biz savcı değiliz.İfadeyi o alacak."

"Boş konuşma Umut tabi ki karıştırmadım.İzin aldım kontrol odasında duracağız."deyince kafasını salladı ve peşimden gelmeye başladı.Kontrol odasına indiğimizde Asil oradaydı. Kumral,hafif koyu tenli genç bir kadın sorgu odasındaki sandalyede oturuyordu.Kadın demek için bin şahit isterdi aslında.Kız o kadar küçüktü ki onun o odadan çıktığını düşününce içim burkuldu.Asil'de birazdan yanına gidecekti.Polis memuruna bir kaç talimat verdikten sonra sorgu odasına açılan kapıyı açtı ve yerine yerleşti.Kayıt başladığında Asil'de sorularına başlamıştı.

"İlk önce kontrol amaçlı isim soy isim?"

"Buse Özavcı" derken sesi bile titriyordu kızın.

"Buse hanım Metin Şimşek'e ait olan evdeki gizli kapılı odada ne işiniz vardı?"diye sorunca derin bir sessizlik oldu.Bariz bir şekilde kız korkusundan konuşmuyordu.Kızı kim bilir neyle tehdit etmişlerdi?Asil'de bunu anlamış olacak ki sesini biraz yumuşattı.

"Size yardımcı olmamız için konuşmanız gerekiyor Buse hanım.Herhangi bir korkunuz olduğu için mi konuşmuyorsunuz?"deyince çekingen bir şekilde kafasını aşağı yukarı salladı.

"Eğer bize yardımcı olursanız sizi koruma altına alacağımıza emin olabilirsiniz.Korktuğunuz şey her neyse size zarar veremez."Kızın biraz daha rahatladığını ama yine de ikilemde olduğunu fark etmiştim.Sanki açık bir kitap gibi okunuyordu kızın hissettikleri.Neler çekmiş olabileceğini düşünürken bile kötü oluyordum.Çekine çekine ağzını açtı ama ses çıkmadı.

"Soru cevap olarak gidelim ister misiniz?"diye sordu Asil.Kız tekrar kafasını salladı.

"Metin Şimşek'e ait olan evdeki gizli kapılı odada ne işiniz vardı?"diye sorusunu yeniledi.

"Bilmiyorum bir sabah gözlerimi açtığımda o odadaydım."dedi kız yine sesi titrerken.

"Tahmininizce ne zamandır o odadasınız?"

"1 veya 1.5 hafta oldu galiba.Uyandığımdan beri sayıyorum."

"Peki bu odaya gelmeden önce neredeydiniz?"diye sorunca tekrar bir sessizlik oldu.Kızın korktuğu soru bu olmalıydı.Bunu gerilen yüzünden anlayabiliyordunuz.Ya çok iyi oyuncuydu ya da gerçekten bütün duyguları çok açıktı.

"Bize güvenebileceğinizi biliyorsunuz."diye devam etti Asil.

"Neresi bilmiyorum."

"Biraz daha açıklar mısınız?"

"Neresi olduğunu hiç birimiz bilmeyiz.Beni oraya ilk getirdiklerinde 18 yaşıma yeni basmıştım gözlerimi açtığımda o gün dışarı çıktığım iki kız arkadaşım ve onlarca kadının olduğu bir odadaydım.O günden sonra bizi çağırdıkları zamanlar harici oradan çıkmazdık."

"Sizi çağırdıkları zaman ne için çağırıyorlardı?"diye sorunca kızın gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı.Asil ona peçete uzatırken masanın altındaki elinin yumruk olduğunu görmüştüm.Kız sonunda konuşmaya karar vermiş olacak ki yerinde dikleşti.

"Bizi bir kaç adamın olduğu bir odadaki sandalyelere oturtturup adamlar hangimizi seçerse-" deyince hıçkırıkları arttı."Onlarla bir gece geçirttirirlerdi."diye tamamladı sözlerini.Büyük bir hıçkırık dalgası kızı vururken bende sessiz sessiz ağlıyordum.Omzumda bir kol hissedince duyduklarımdan sonra istemsizce gerildim ama Umut olduğunu anlayınca rahatlayıp kafamı ona gömdüm.Asil "Ara verelim" deyip odadan çıktı.Kontrol odasından da çıkarken polis memuruna dönüp "Buse Özavcı adına yapılmış kayıp ihbarı var mı bakın."dedi ve çıktı. Sanırım oda kötü olmuştu.Polis memuru emri alınca odadan çıktı.Umut'ta çıkınca bende kenardaki sandalyelere oturdum.Kızı orada yalnız bırakmak iyi bir fikir miydi bilmiyorum.

Daha sonra neden yaptığımı sorgulayacağımı bile bile Asil'e yazdım.

SILA

Savcım kızın yanına girebilir miyim?

ASİL SAVCI

Neden?

SILA

Sarılmak istiyorum.

ASİL SAVCI

Tamam girebilirsin.

İzni alına 1 saniye bile beklemeden içeri girdim.Buse hala hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.Yanındaki sandalyeye oturup ona sarılınca hiç vakit kaybetmeden kafasını omzuma gömdü ve ağlamaya devam etti.Saçını okşarken bende onu etkilememek için sessiz bir şekilde ağlıyordum.Kızın sakinleştiğini hissettiğimde elimi yavaşça saçından indirdim.Kafasını geri çekince aceleyle göz yaşlarımı sildim ve ona gülümsedim.O da bana burukça gülümseyince Asil içeri girdi.

"Hazırsanız devam edebiliriz."deyince ayaklandım.Benim vaktim buraya kadardı.Ayağa kalktığımda koluma yapışan elle duraksadım ve gözlerimi Buse'ye çevirdim.'Gitme' der gibi yüzüme bakınca gözlerimi Asil'e çevirdim.O da kızın beni tutan eline bakıyordu.Ona baktığımı görünce "Otur Sıla" dedi.Hemen sözüne uyup kızın yanındaki yerimi aldım.Asil kontrol odasına bir işaret yapınca kaydın başladığını anladım.Asil söze girdi.

"Bize biraz daha yardımcı olmanız gerekiyor.Başka hatırladığınız bir detay varsa anlatmanız bizim için çok önemli."Buse'nin yutkunduğunu gördüm.

"Bazen sadece bir kadın çağırdıkları oluyordu.Onlar bir daha geri dönmüyorlardı.Bizde kurtuldular sanıp sıranın bize gelmesini bekliyorduk."dedi yutkunduktan hemen sonra. "Bir gün beni de çağırdılar.Beni ilk önce kimsenin olmadığı bir odaya aldılar.Güzel yemekler verip karnımı iyice doyurmamı istediler.Güzel bir elbise getirip onu giydirdiler sonra iyice uykumu almamı istediler.Kurtulacağımı düşünüyordum.Sözlerini dinleyip uyudum.Uyandığımda o odadaydım.Gözlerim bağlı olduğu için hiçbir şey göremiyordum ama bir kaç gün önce başka bir kadının sesini duydum.Zaten sürekli bir şey içiriyorlardı ve o uyku yaptığı için uyumadığım anlar çok azdı."diye konuşmayı bitirdiğinde derin bir nefes verdi.Sanırım hızlıca anlatayım bitsin diye düşünüyordu.

"Yani odada senden başka biri yok muydu?"diye sorunca kaşlarım çatıldı.Hani bu kadınlar 2 kişiydi.

"Dediğim gibi sürekli uyuduğum için bilmiyorum ama son günlerde bir kadın sesi duyduğuma eminim."Asil kafasını salladı ve ayağa kalktı.Odaya bir işaret verdikten sonra çıktı.Mesai içinde hiç yemekteki gibi güleç konuşkan bir hali olmadığını fark etmiştim.Neyse konumuz bu değil.Buse'ye döndüm.Sessiz sessiz ağladığını görünce yüreğim burkuldu. Çenesini tutup nazikçe gözyaşlarını sildim.

"Sen çok güçlü bir kızsın.Göz yaşlarını akıtmaya değmez sen doğru olanı yaptın.Şimdi senin sayende kaç kadın kurtulacak belki."dedim pişman olmaması için.Bana sessizce "Teşekkür ederim."dedikten sonra ona iki gözümü birden kırpıp odadan çıktım.Kapının önünde bekleyen kadın polis memuru ben çıkınca içeri girip Buse'yi aldılar.Bende beni kontrol odasında bekleyen Umut'un yanına gittim.Elinde iki kahveyle bana bakıyordu.

"İyi misin?"diye sorunca ona kafamı sallayıp uzattığı kahveyi aldım.Normalde kahve sevmezdim sadece salep içerdim ama şuan bir şey içmem gerekiyordu.Kahveden bir yudum aldığımda yüzüm buruştu.Bu kahve çok soğuktu.

"Umut bu ne?Çok soğuk bu."

"E kahve aldığım kızı bıraktığım yerde bulamayınca soğudu tabi."dedi.O nasıl cümleydi öyle Türkçe katili.Kahveyi çöpe atıp odadan çıkarken Umut'ta peşimden geliyordu.Biraz hava almak için bahçeye çıktık.Arka bahçedeki banklara yerleşince bir dal sigara çıkarıp yaktım.Paketi Umut'a uzatınca tiksintiyle baktı.

"Yok canım istemez.Sende içme şu zıkkımı."deyince umursamazca omzumu silktim.İleri bakarken gözüme sigara içen Asil çarptı.O da mı sigara içiyordu? Bir an sonra kendimi Asil'in koyu kahverengi saçlarını keskin yüz hatlarını incelerken buldum.Profilden kusursuz gözüküyordu.Saçları benim kahverengi saçlarımın yanında koyu kalıyordu.En sevdiğim rengi gözlerinde ilk gördüğümde şok olmuştum.Gri göz oluyor muymuş?diye düşünmüştüm.

Bir elin omzumu dürtmesiyle düşüncelerimden sıyrıldım ve biten sigaramı söndürdüm. Gerçekten ben neden bunları düşünüyordum?Bana kalkmamı işaret eden Umut'a uyup kalktım.Katılacağım 1 ifade daha vardı.Şimşek'in ifadesine katılmayı düşünmüyordum.

Ayaklarımı içeri yönlendirirken Umut'u takip ediyordum.Kontrol odasının kapısına geldiğimizde iç çekip içeri girdim.Bu sefer sorgu odasında simsiyah saçlı bir kadın oturuyordu.Bu kadının Buse kadar küçük olduğunu düşünmüyordum.Hatta benden bile büyük olabilirdi.Asil kontrol odasına gelip son bir kez bize baktıktan sonra derin bir nefes alıp sorgu odasına girdi.Bunları dinlemenin onu da etkilediğini anlayabiliyordum.Asil seri hareketlerle yerine oturduğunda kameraya işaret verdi ve kayıt başladı.Buse'ye sorduğu soruları tekrarladı.

"İsim soy isim?"

"Dilek Sanrı."Bu kadının sesi Buse'nin aksine daha gür çıkıyordu.

"Metin Şimşek'e ait olan evdeki gizli kapılı odada ne işiniz vardı?"

Kadın beklemeden direk cevap verdi.

"Bilmiyorum bir gün gözlerimi açtığımda oradaydım."Soruya hiç tereddüt etmeden cevap vermesi nedensizce beni işkillendirmişti.

"Tahmininizce ne zamandır o odadasınız?"Kadın düşünüyormuş gibi yapıp cevap verdi.

"Bilmiyorum zaman algımı yitirmiştim."

"Peki bu odaya gelmeden önce neredeydiniz?"diye sorunca sessizlik oldu.Kadın kafasını iki yana sallarken gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı.

"Hayır söyleyemem.Beni öldürürler."derken hıçkırıkları devam ediyordu.Daha yeni toparladığım duygularım tekrar darmaduman oldu.Kalbimin sıkıştığını hissettim.Asil kadına koruma altına alınacağıyla alakalı güvence vermeye çalışırken ben etraftaki sesleri seçemiyordum.Kim bilir kaç kadın bunları çekmişti ya da daha beterlerini çekiyordu?Kim bilir kaç kadın şuan kurtarılmayı bekliyordu?O pisliklerden kim bilir kaç tane vardı? Bu sorulardan sonra başımın döndüğünü hissedip elimi duvara yasladım.Bana doğru endişeyle gelen Umut'u elimle durdurup iyi olduğumu belirttim.O sırada Asil kadını ikna edememiş olacak ki bir polis memuruna kadını alması için işaret verdi.Kadın ağlama krizine girmişti.Kadın çıkartıldıktan sonra bende kendimi kontrol odasının dışına attım.Koridorda beklerken içeriden donuk bakışlarıyla Asil çıktı.Yanıma geldiğinde Umut'ta arkasından geliyordu.

"Savcım bu kadın konuşmadı şimdi ne olacak?"diye sordum merakla.

"Bir şekilde konuşturmaya çalışacağız."

"Nasıl korkuttularsa tek kelime etmedi."dedim kendi kendime konuşuyormuş gibi.

"Şimdi Metin Şimşek'in ifadesini alacağım."

"Savcım ben bu ifadeye katılmasam?"diye sordum mahcup bir sesle.

"Nasıl istersen."dediğinde rahatlamış bir nefes verdim.Ne olursa olsun Umut'u sokacaktım ama ifadeye.Elimde tuttuğum telefonum titrediğinde bilinmeyen bir numaranın aradığını gördüm.O an aklıma gelen detayla kafama vurdum.Hermia'yı unutmuştum.İzin isteyip telefonu açtım.

"Buyurun?"

"Sıla hanımla görüşüyorum değil mi?"

"Evet benim."

"Kedinizin işlemleri tamam almaya gelebilirsiniz."

"Tamam teşekkürler."Telefonu kapattıktan sonra Asil ve Umut'u bıraktığım yere geri döndüm."Savcım bana ihtiyacınız yoksa ben çıkabilir miyim?"

"Daha seninle işimiz kalmadı çıkabilirsin."deyip sorgu odasına geri döndü.Umut'a "Sen gir ifadeye." dedim ve bir şey demesine izin vermeden emniyetin çıkışına yöneldim.Bahçeden de çıkınca şansıma geçen bir taksiyi durdurup veterinere geri döndüm.

Hermia'yı teslim aldıktan sonra mama vb. ihtiyaçlarını da veterinerden aldım ve eve döndüm.Kedimi sağ salim odama bıraktıktan sonra eşyalarını da oraya bırakıp Yalın'ı almak için alt komşunun evine gittim.Zili çaldığımda kapıyı Emine teyzenin güler yüzü açtı.

"Hoş geldin kuzum girmez misin?"

"Yok girmeyeyim Emine teyze Yalın'ı alsam yeter."

"Aa olmaz ama kuzum gel bak çok güzel poğaça yaptım."deyince mecbur kabul ettim ve içeri girdim.Bu kadının suratına bakıp nasıl hayır diyebilirdiniz ki?

Salona geçtiğimde Yalın'ı kafesteki kuşla oynarken gördüm.

"Şşt minik tırtıl özledin mi ablanı?"dedim o beni fark etmeyince.

"A Sıya çok ösledim" dedi koşup kucağıma atlarken.Bu çocuğun tatlılığı beni öldürüyordu. Annem kaçırıldıktan sonra bir ara umutsuzluluğa kapılmıştım.O zaman beni hayata bağlayan tek şey Yalın'dı.Onu kaybedersem neler olurdu düşünmek bile istemiyordum.

Emine teyze elinde yemekler dolu tabakla içeri girince ona bir kere daha hayretler içinde baktım.Ben bu kadar şeyi nasıl yerdim?

Emine teyzeyle bol gülmeli 1 saat geçirdikten sonra Yalın'ı da alıp eve döndüm.Kapıyı açmış içeri girecekken babamın da geldiğini gördük.Hep beraber içeri girdik.Bir film seçip izlerken o akşam hepimiz koltukta uyuyakaldık.

▫️▫️▫️▫️▫️

Bol emniyette geçen bir bölümdü yine

Bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yalın'ın tatlılığı beni benden alıyorrr

Sizce kadınlar doğru mu söylüyorlar?

Asil'in rüyası ağağağağğağa

Yeni bölümleri yetiştirmeye çalışacağım ama eğer telefonumu alırlarsa beklemeniz gerekebilir dua edelim almasınlar.

ALLAH'IM NOLUR TELEFONUMU ALMASINLAR

AMİNNN

Yeni bölümde görüşmek üzere😽💗

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.