Sevgi anlaşmak değildir
Nedensizde sevilir
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir
Gözlerimi açtığımda tanıdık şarkı sözlerini duydum.Ne zamandır uyuyordum.Kafamı kaldırdığımda dışarıda havanın karardığını gördüm.Yanımda Asil savcı sigarasını içiyordu. "Savcım ne zamandır uyuyorum?"diye sorunca bana dönüp sigarasını söndürdü."1 saat oluyor."deyince gözlerim kocaman açıldı.Nasıl yani?
"Niye beni uyandırmadınız savcım bu kadar beklemenize gerek yoktu."diye sordum.
"Mesai dışındayız Asil yeterli" dedi."Hadi gel" arabadan indi.Bende peşinden indim. Mezarlığın kapısından girdiğimizde kalbimin sıkıştığını hissettim.Yürümeye devam ettik.Sarp abim daha çok gençti.Asil sonunda durduğunda karşısındaki taşa baktım.
SARP KAYA
1993-2023
Gözlerimden yaşlar gelirken mezar taşının üstüne oturdum.Toprağı okşamaya başladım. "Sarp abim kim yaptı bunu sana?"derken gözyaşlarım şiddetlendi."Bir kardeşin olduğundan bahsediyordun onu bulup onunla da tanışacağım seni hiç yalnız bırakmayacağız abim" deyince Asil'in arkamda hareketlendiğini hissettim."İyi ki vardın Sarp abim.Seni çok seviyorum." deyip ayağa kalktım.Çıkışa doğru yürümeye başladık.
"Mezarı karıştırmadan nasıl buldun?Her mezarın yerini biliyor musun?"diye sordum. Adımları duraksadı ve bana döndü.
"Abim."deyince afalladım.Kendime geldiğimde peşinden gitmeye devam ettim.Arabanın önüne geldiğimizde durduk.
"Sarp abimin kardeşi sen miydin? Seni tanımamı o kadar çok istiyordu ki."dedim.Hafif bir tebessümle burnumu çekerken "En azından bir isteğini gerçekleştirebilirim."dedim.Asil'de bana döndü."O zaman tanışalım" deyip elini uzattı.
"Asil Mert Kaya".İkinci adı mı varmış? Elimi uzatıp elini sıktım.
"Sıla Balcı"
Biraz daha öyle bekledikten sonra ilk elini çeken ben oldum.Arabaya bindik.
"Evin nerede ben bırakayım."deyince ona döndüm."İlk önce kardeşimi almam gerekiyor oraya gidebilir miyiz?"diye sordum."Tabi" dedi Asil.Ona tarif ede ede Selma teyzenin evinin önüne geldik.Arabadan indim ve kapıyı çaldım.Selma teyze kapıyı açtı ve bana gülümsedi. "Hoş geldin kızım gelmez misin?"diye sordu."Yok Selma teyze bir arkadaşımla geldim beni bekliyor."deyince arkama baktı.Siyah Porsche'yi görünce imalı imalı bana döndü.
"Hımm... tamam o zaman sen arkadaşını bekletme ben hemen çağırayım Yalın'ı" dedi ve içeri gitti.Birkaç dakika sonra Yalın'ı görünce kollarımı kocaman açıp eğildim.Yalın'ı kucağıma alıp doğruldum.Selma teyzeye el sallayıp arabaya yürümeye başladım.
"Ee minik tırtılım nasılsın?"diye sorunca yanağıma öpücük kondurup yüzüme baktı.
"Sıyacım biliyoy muşun bis bügün kek yedik" derken arabanın kapısını açıp onu oturtmuştum bile.
"Yaa öyle mi minik tırtıl hani bana yok mu" diye sorunca masum masum yüzüme baktı.Onu gıdıklamaya başladım.
"Demek öyle Yalın hep kendin ye zaten" derken bir yandan da gülüyordum.
"Ya Sıya eve gidince sana da yapayıs "deyince onu bıraktım.
"Öyle olsun Yalın" deyip kapısını kapattım.Yolcu koltuğuna oturduğumda Asil gülerek Yalın'ı izliyordu.Yalın Asil'i görünce kaşlarını çatıp "Sıya bu abi kim?" diye sordu.Sonra eliyle ağzını kapatıp kocaman açılmış gözlerle "Yokşa şevgiyi mi yaptın?"deyince şok olmuş bir ifadeyle ona baktım."Ne diyorsun minik tırtıl?Hem sen nereden öğreniyorsun bunları?"dedim. Asil hala halimize gülüyordu."Merhaba küçük adam.Ben Asil.Ablanın bir arkadaşıyım sevgilisi değilim."deyince Yalın'ın yüzü normale döndü."Meyhaba" dedi.Asil bana dönüp "Evin nerde" diye sorunca ona yol tarif ettim.Araba durunca Asil'e teşekkür edip arabadan indik.
Eve girdiğimizde babamın bizi beklediğini gördüm.Yalın "Babaa" diye bağırıp babama koşarken bende odama geçtim.Bugün olanları gözden geçirmek için masama oturdum.Her şeyi gözden geçirince Umut'a haber vermediğimi fark ettim.Umut'a bol özür dilemeli bir mesaj attıktan sonra tam masadan kalkarken gözüme annemle olan resmimiz takıldı.Kalkmaktan vazgeçip tekrar oturdum.Fotoğrafı elime aldığımda gözlerim buğulanmıştı bile.Gözyaşlarımı silerken anneme yazdığım günlüğümü çıkarttım.Annem kaybolduktan sonra ona günlük yazmayı Doğa bana önermişti.Birçok hastasına bu yöntemi uygulayıp olumlu sonuç alıyormuş.
Merhaba annecim.
Bugün sensiz geçen 66.gün.Yaklaşık 2 ay falan oluyor.Bugün çok sarsıcı bir haber aldım.Sarp abim senin kaybolduğun gün ölü bulunmuş biliyor musun?Hem de ağır miktarda uyuşturucu nedeniyle.Ama daha önce hiç almamış.Hepsini bir kerede vermişler. Senin kaybolma haberinden sonra en acı haberdi ama bugünün iyi haberleri de var.Mesela bugün Sarp abimin bana öve öve bitiremediği kardeşiyle tanıştım.Anlattığı kadar iyi mi bilmiyorum daha o kadar tanımıyorum.Birde şöyle bir durum var.Ben Asil'le tanışmadan 1 gece önce onu rüyamda gördüm.Seni görmüştüm.Sana koşarken sen yok oluyordun. Benimde ayağım kayıyordu.Tam bir kuyuya düşecekken Asil beni tutuyordu.O gün ilk defa bir gece kabus gördüğüm halde rahatlayarak uyanmıştım.Bugün onunla Sarp abimin mezarına gittik.Onu o kadar çok özlemişim ki onun mezarını görünce rahatladım.Bazen düşünüyorum anne.Ya sende öldüysen.Bir mezarın bile olmazsa ben ne yaparım.Ama ben biliyorum eminim sen yaşıyorsun çünkü ölsen hissederdim.Seni çok özlüyorum anne ama merak etme en yakın zamanda seni bulacağım.
Seni çok sevip özleyen kızın Sıla...
Yazımı bitirip defteri kaldırdım.Siyah şortumla beyaz askılımı giyip odamdan çıktım.Salona girdiğimde Yalın'ı büyük sehpada boyama yaparken gördüm.Babamda koltukta gazetesini okuyordu.Evet hala gazete okuyan insanlardan biriydi.Telefonumdan onlara pizza söyleyip mutfağa geçtim.Kendime tarçınlı salep yaparken Doğa'yı aradım.
"Kuzum nasılsın" diye açınca telefonu enerjisine hayran kaldım.
"İyiyim kuzum da bu enerji nereden geliyor.Umut seni neyle besliyor?"
"Haha farkımız tarzımız bir tanem."Göz devirdim.
"Bugünde seninle ilgilenemedim kuzum kusura bakma"
"Aa kuzum düşündüğün şeye bak ben senin yaşadıklarını yaşasam seni unuttum sanardın."
"Demek öyle Doğa hanım bunu yazdım bir kenara"
O kıvırmaya çalışırken zil çaldı.
"Kuzum bizim kapı çaldı hadi görüşürüz."
"Öptüm bir tanem bay bay"
Telefonu kapatıp kapıya koştum.Pizzaları alıp salona geçtim."Evvet pizza zamanı" deyince bakışlar üstüme döndü.Yalın "Oley" diyerek koşmaya başlayınca mutfağa geçtim.Babamda arkamızdan geliyordu.Ben salepimi alıp odama geçerken onlar yemeye başlamışlardı. Yatağıma yatıp instagramda gezerken uyuyakalmışım.
▫️▫️▫️▫️▫️▫️
Yine anneme mektup yazıyorum.Akan gözyaşlarım çenemden damlarken bir el çenemden tutuyor ve gözyaşlarımı siliyor. Başımı kaldırıp elin sahibine bakarken güneş ışınları yüzünü görmemi engelliyor.Derken burnuma papatya kokusu doluyor.Gözyaşlarımı silerken Asil'in yüzü görünüyor.
"Seni ikinciye rüyamda görüyorum.Rüyalarıma nasıl giriyorsun da en çaresiz anlarımda yardım ediyorsun?"diye soruyorum.Gözlerime bakıp.
"Belki bende seni rüyamda görüyorumdur.Sen nasıl giriyorsun rüyalarıma?"diyor.
Böyle bir cevap beklemediğim için duraksıyorum.Sonra omuz silkiyorum.Çenemi bırakıp yanıma oturuyor.Papatya kokusu yine burnuma dolunca uykum geliyor.Defteri kapatıp başımı Asil'in omzuna yaslıyorum ve uyuyakalıyorum.
Rüyamda yine Asil'i görmenin şaşkınlığıyla uyanırken güneş ışıkları gözlerimi alıyordu.
Yorganı kaldırıp yataktan çıktım.Siyah kot şortumu ve asker yeşili önden bağlamalı gömleğimi giydim.Salona geçtiğimde Yalın'la babamın salonda uyuduğunu gördüm.
"Hadi bakalım uykucular kalkma zamanı" diyerek perdeleri açtım.
Babam homurdanarak uyanırken ona dönüp "Günaydın amirim geç kalmak istemiyorsanız hazırlanmanız gerekiyor."dedim.Yalın'da kalkınca salonu topladım.Hazırlanıp hep birlikte evden çıktık.Yalın'ı bırakınca arabada babamla yalnız kaldık.
"Hangi ofise gidiyorsun?"diye sordu.
"Emniyettekine" dedim.Yol boyunca bir daha konuşmadık.
Emniyete girdiğimizde Umut'un gelmiş olduğunu gördüm.Yanına gidip"Günaydın" diye selam verdim."Günaydın" diye cevap verip yerine oturdu.
"Evet Sıla hanım bugün ne yapıyoruz?"diye sordu.
"Bilmiyorum" diye cevap verip bende yerime oturdum.Bugün ne yapabilirdik ki? İlerleyebileceğimiz hiçbir bilgi yok.Tahta kalemini alıp boş tahtaya yazmaya başladım.
ELİMİZDEKİ BİLGİLER
15.06.2023 Perşembe
1-Nurgül Balcı 10 Nisan 2023 tarihinde Papatya kafe den kaçırıldı.
2-Nurgül Balcı'nın kaçırıldığı gün buluştuğu Sarp Kaya çok miktarda uyuşturucu nedeniyle ölü bulundu.
3-Papatya kafe nin arkasında saklanmış bir tünel var.
Yazmayı bitirince geri çekilip yazdıklarıma baktım.
"Bunlardan ne çıkar?"
"Bilemiyorum."dedi Umut.
"Bir yerde bir şeyler kaçırıyoruz ama ne?"derken bir yandan da tahtayı süzüyordum.
"Sabırlı ol Sıla eninde sonunda gözümüze takılacaklar."diye beni rahatlatmaya çalıştı ama ben hala gözden kaçırdığım şeyi bulmaya çalışıyordum.En sonunda pes edip yerime oturdum.
"Sence olay yeri incelemeyle bizim de gitmemize izin verirler mi?"diye sordum Umut'a. Tünel keşfedildikten sonra orayı incelemeleri için bir ekip göndermişti savcı.
"Bence o hakkımızı daha farklı ve önemli bir zamanda kullanalım" diye cevap verince bende ellerimi göğsümde kavuşturup arkama yaslandım ve düşünceler alemine bir yolculuk daha yaptım.
Telefonumun melodisiyle dünyaya geri döndüm.Telefonumda "KUZUM" yazısını görünce dikleşip telefonu elime aldım.Telefonu cevapladım.
"Efendim kuzum"
"Sılacım napıyorsun"
"İşin içinden çıkmaya çalışıyorum Doğacım sen napıyorsun"
"Çıkarsın kuzum sen ben inanıyorum.Bende seanslarım bitti oturuyorum."
"Of Doğa sen neden psikologsun ki bana yardımcı olacak bir meslek olamadın mı?"
"Üzülme aşkım sen benim kocamla çok iyi bir ikilisin.Her şeyi halledersiniz"
"Umut'ta olmasa naparım zaten"
"Tabi olmazsa olmaz benim kocam aslanım"
"Ay kocam da kocam takılıyorsun ortalıkta."
"Gidip arayayım bari kocamı.Görüşürüz aşkım"
"Git ara bari.Bay bay kuzum"
Telefonu kapattıktan sonra odanın içinde gözlerimi gezdirdim.Umut'un olmadığını fark ettim. Masamın üstündeki notu görünce dikkatimi oraya verdim.
Beni bulamazsan bahçedeyim.
UMUT
Notu okudum.Böylece Umut'un da nerede olduğunu öğrenmiş oldum.Ben uyumuyordum ki o çıkarken ya da notu verirken nasıl görmedim acaba? Bende sigara molası yapmaya karar verip dışarı çıktım.Umut'un yanına doğru ilerlerken bir yandan da çantamda sigaramı arıyordum.Sigara içmeye annem kaybolduktan sonra başlamıştım.Henüz babama söylememiştim.Söylesem kıyameti koparacağı için söylememe kararı almıştım.Sigaramı çantamda bulduğumda Umut'un yanına ulaşmıştım.Paketten bir dal çıkartıp yaktım.Uzun süre konuşmayıp etrafı izledik.
"Savcı ekiple ilgili bir şey söyledi mi?" diye sorarak sessizliği o bozdu.
"Daha haber gelmedi ama Can abiye sorup öğrenirim" dedim. Savcıya söylediğimden beri ondan haber bekliyordum.
Külü düşmeye başlayan sigaramı söndürüp banktan kalktım.
"Ben bir Can abiye sorayım."dedim ve yürümeye başladım.Can abinin masasına ulaştığımda onu uyuklarken gördüm.Aklımdan bir sürü kötü plan geçiyordu ama hangisini yapacağıma karar veremiyordum.En sonunda ne yapacağıma karar verip masadaki sürahiye uzandım.Bardağa azcık su doldurdum.Çok doldurmayı göze alamazdım.Ya dosyalar ıslanırsa.Gerçi masada hiç dosya yok ama.Bardağı elime aldım.Diğer elimle bağırmasın diye ağzını kapatırken suyu bir anda yüzüne boşalttım.Sıçrayarak uyanırken bende gülerek geri kaçtım.Suratı o kadar komikti ki gülmeden duramıyordum.Can abi gülmeyle karışık sinirle bana bakarken ben hala gülüyordum.
"Napıyorsun kızım ya sırılsıklam oldum."diye hayıflandı."Bir de gülüyor oradan zilli."
Kahkaham sırıtmaya döndü.
"Sensin be zilli" diye çemkirirken bir yandan da gülmemek için dudağımı ısırıyordum.
"Sen niye geldin kız beni uyandırmaya mı" diye sordu Can abi.Cidden ben buraya neden gelmiştim?
"Yok be işim gücüm yok seni uyandırmak için buraya mı geleceğim."dedim."Olay yeri incelemeden haber var mı diye sormaya gelmiştim ben."
"He o ekip geldi ama haber var mı bilmiyoru-"derken içeri savcının girmesiyle sustu.Savcı yanımıza yaklaşırken gözlerim o donuk gri gözleriyle buluştu.Can abi ıslanan yerleri silerken Asil Savcı yanımıza ulaştı.Can abi de işini bitirmişti.
"Olay yeri inceleme geldi mi?"diye sorarak beni düşüncelerimden ayıran savcının sert sesi oldu.Öküz,insan bir merhaba der.
"Geldiler savcım ama henüz bir bilgi gelmedi."diye cevapladı onu Can abi.
"Bende onlardan haber bekliyordum savcım ama daha bilen yok."diye ekledim bende.
Savcının gözleri üzerime dönüp "O zaman gel birlikte bakalım bir durum değerlendirmesi yapalım." dedi.Ne doğru mu duydum?Benimle mi?Ağağağa bana bir şeyler oluyor.
Kafamı olumlu manada sallayıp yürümeye başlayan savcının peşine takıldım.Alt kattaki olay yeri inceleme laboratuarına geldiğimizde kapıyı açıp benim girmem için bekledi.
İçeri girdiğimizde kendimi etrafa bakmaktan alamadım.İlk defa buraya giriyordum.Burası gerçekten o dizilerde gördüğümüz laboratuarlara benziyordu.Asil Savcı kapıyı kapattıktan sonra önüme geçip bana yol göstermeye başladı.Bu adam buraları bu kadar iyi nasıl biliyordu ki?Sonunda görüş açımıza birileri girdiğinde etrafa bakma işimde sona erdi. İçeridekiler savcıya başlarıyla selam verirken bir yandan da işlerine devam ediyorlardı.
"Evet arkadaşlar var mı bir gelişme" diye lafa girdi Asil savcı.
"Olay yerinden gelenleri inceledik savcım."dedi hafif tombul,seyrek saçlı adam. "Tünelde çok sayıda uyuşturucu izine rastlandı."
Adamın sözleriyle içimde sevinç naraları atarken dışımdan hiç bir tepki vermedim.Sonunda bir ipucu bulmuştuk.
"Teşekkürler Anıl kolay gelsin" dedi savcı isminin Anıl olduğunu öğrendiğim tombul adama dönerken.
Anıl "Sağ olun savcım" deyip işine döndü.Biz de laboratuardan çıktık.Merdivenlerden çıkarken ikimizde sessizdik.Merdivenin sonunda tam yollarımız ayrılırken kolumun tutulmasıyla arkamı döndüm.Savcının gri gözlerine bakınca elini kolumdan çekti.
"Sıla şimdi sana soracağım şey biraz mesai dışı olacak ama" duraksadı."Abim tanışmamızı çok istiyormuş öyle demiştin.Acaba onun isteğini gerçekleştirmek ister misin?"diye sorduğunda heyecandan elim ayağım titremeye başladı.Koskoca savcı bana benimle tanışmak istediğini mi söylüyordu?
"T-tabi savcım isterim."dedim.Kahretsin kekelemiştim.
"O zaman bir yerde buluşup yemek yesek sana uyar mı?"
"Uyar savcım" dedim. Şükürler olsun bu sefer kekelememiştim.
"Bunun mesai dışı olacağını söylemiştim.Asil yeterli."diye beni düzeltti."Tamam o zaman yarın akşam müsaitsen akşam 7 gibi evinden alırım."
"Tamam müsaidim akşam 7 de hazır olurum sav- Asil."Ona adıyla seslenmek benim için inanılmaz bir şeydi.
"Anlaştığımıza göre görüşmek üzere Sıla."
"Görüşürüz."
Yanından ayrıldığımda kızardığını düşündüğüm yanaklarıma bakmak için tuvalete gittim. Aynaya baktığımda yanaklarımın düşündüğüm kadar kızarmadığını gördüm.Doğal bir allık gibi duruyordu.Ne yalan söyleyeyim içten içe rahatlamıştım.Savcının yanında kızarmaktan bıkmıştım artık.
Lavabodan çıkıp ofise girdim.Umut yerinde oturuyordu.Yanına gidip masasının üzerine oturdum.
"Olay yeri incelemeden bilgiler geldi."deyince pür dikkat bana odaklandı."Tünelde uyuşturucuya dair izlere rastlanmış."
Derin bir oh çekerek "Sonunda bir ipucu bulduk" dedi.
Gülerek ona kafamı salladım.Sandalyeme geçip arkama yaslandım.Telefonumu elime alırken Asil'le yemeğe çıkacağımı Doğa'ya söylesem mi diye düşünüyordum.Sonra söylerim diyerek telefonu kenara kaldırdım.Umut'un ayaklandığını gördüğümde ona 'nereye' bakışı attım.Garip garip suratıma baktı.
"Sıla mesai bitti sen burada mı uyuyacaksın" deyince saate bakmak anca aklıma geldi.
"Ya fark etmemişim."Ayaklanıp telefonumu cebime koydum."Savcı hala buralardaysa şimdi ne yapacaklarını soracağım benle gelsene."
"İlkokul çocuğu gibisin Sıla bensiz gidemiyor musun."dedi mızmızlanarak.
"Ya ondan değil.Adamla sürekli tek başıma konuştum.Seninde benimle görülmen gerekiyor birazcık."dedim.
"Tamam tamam geliyorum."dedi ve ofisten çıktık.Orta alana geldiğimizde Asil savcının bir polisle konuştuğunu gördüm.Yanına doğru yürümeye başladık.
"Benim konuşmamı ister misin Sıla hani yanında görünmem lazım ya."dedi alaylı bir sesle Umut.Ona dönüp "Yok Umut'çum ben konuşurum" dedim.Sonunda savcının yanına ulaştık.O sırada savcı da diğer polisle konuşmasını bitirmişti.
"Savcım tünelde uyuşturucu izine rastlandı ya şimdi ne yapmayı düşünüyorsunuz?"diye sordum.Savcı bir süre yüzüme baktıktan sonra konuşmaya karar vermiş olacak ki "Kafe sahibini ve çalışanlarının ifadelerini almayı düşünüyorum."dedi.
"Peki savcım bize ihtiyacınız yoksa biz çıkıyoruz."dedim.
"Bende çıkıyorum şimdi iyi akşamlar"
"İyi akşamlar savcım" deyip yanından ayrıldık.Umut çıkışa giderken bende babamın yanına gittim.Onu da hazırlanmış görünce birlikte çıktık ve minik kuşumuzu almaya gittik.
▫️▫️▫️▫️▫️
Biraz üzücü başladık sanki...
Bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sarp'ın kardeşi...
Yemek teklifine kalbimi bıraktım ağağağa
bakalım nasıl bir şey okuyacağız?
Yazım dilim hakkında değiştirmemi istediğiniz bir durum var mı?
Bölüm sonlarına bunun gibi sorular yazmalımıyım?
Hikayeme bir şans verdiğiniz için teşekkür ederim 😽💗