Aralarındaki mesafe azalır ve Feride çocukluk travmaları dolayısıyla korkmaya başlar ki yardımına Berkay yetişir. "Hayırdır oğlum sen! Ne hakla benim kız kardeşimi rahatsız ediyorsun?" diye sorar. Oğlan hemen savunmaya geçer ve "Ya sadece 'tanışalım mı' dedim, ne dedim?" böyle kendini savunur ama Berkay durur mu onun için değerli olan tek şey kız kardeşleridir. Bu olay bile onun sinirini hoplatmaya yetmişti. Berkay ise son olarak "O zaman bir daha ne benim kardeşimin yanından geçeceksin ne de konuşacaksın tamam mı? Bir daha böyle davranmam yoksa. Haydi bas git işine!" der.
Tam o sırada okulun en popüler çocuğu Ahmet onların yanlarına gelir ve "Hayırdır gençler bir sorun mu vardı? Olay ne?" diye sorar. Feride daha fazla olayın devam etmemesi için önce Ahmet'e cevap verir "Yok bir şey." der ve Berkay'a "Berkay haydi gidelim ya. Boş ver, yeni okulumuzda ilk gününü kendine zindan etmek istemiyorsan gel gidelim " derken Feride bir yandan da Berkay'ın kolunu çekiştiriyordu.
Onlar tam oradan ayrılacakken Ahmet " Pardon siz Berkay, Feride ve Cemre Özdinç misiniz acaba?" diye sorar. Feride sakin bir şekilde "Ben Feride bu erkek kardeşim Berkay ama Cemre okulu geziyordu, acil ise çağırabilirim." diye yanıtlar Ahmet'i. "Aslında iyi olur. Zahmet olmazsa." der Ahmet.
Feride telefonla konuşmak için yanlarından ayrılır ve Cemreyi arar:
- Alo Cemre?
- Efendim Feride. Bir sorun yok inşAllah.
- Vardı ama artık yok.
- Feride'm iyisiniz değil mi?
- Evet kız sen onu boş ver de bizim okulun giriş kapısının önüne gelme şansın var mı?
- Tabi zaten oralardayım. Hatta gördüm seni geliyorum. Görüşürüz.
- Görüşürüz aşkım.
telefonu kapatırlar ve Feride, Cemre'nin gelmesini bekler. Cemre geldiğinde birlikte Ahmetlerin yanına giderler.
Ahmet "Bu arada ben Ahmet. Öğrenci temsilcisiyim. Müdire hanım size sınıflarınıza kadar eşlik etmemi söyledi." diyerek kendini tanıtır. Berkay "Teşekkür ederiz" diyerek teşekkürlerini sunar.
Biraz okulun içinde yürüdüler ve 12-B sınıfının kapısının önünde durdular. "Evet sınıfımız burası. Buyurun. " dedi Ahmet. Cemre ise " 'sınıfımız' derken Sende mi bu sınıftasın? " diye sordu. Ahmet ise onu onayladı.
*******************
Ders başlamıştı ve hoca sınıfa girdi ve "Günaydın çocuklar. Bugün sınıfımıza üç yeni öğrenci katıldı. Çocuklar kendinizi tanıtır mısınız?" diye sordu hoca. İlk söze giren Feride oldu "Tabi hocam, ben Feride Özdinç, on sekiz yaşındayım. " der ve Cemre kendini tanıtır "Merhaba ben Cemre Özdinç, on sekiz yaşındayım." dedikten sonra Berkay da kendini tanıtır "Merhaba arkadaşlar ben Berkay Özdinç ve on dokuz yaşındayım".
Hocaları ise "Memnun oldum çocuklar bende matematik hocanız Alev ." der ve ardından "Feride 'cim sen Ahmet'in yanına, Cemre' cim sen Cellat'ın yanına, Berkay' cım sende Sıla'nın yanına geç canım. " diye ekler. Üçü de hocanın sözünü ikiletmeden yerlerine geçerler.
************************************
İlk zil çalar ve herkes dışarıya çıkarken Berkay ve Cemre, Feride'nin yanına gelirler ve "Kantine inelim mi" diye sorarlar. Feride pek havasında olmadığı için "Ya ben bu sefer inmeyeyim." der ve Cemre ile Berkay da, Feride'nin fikrine saygı duyarlar ve ısrarcı olmadan aşağı inerler. Sınıfta sadece Ahmet ile Feride kalır. Onlar sırada otururlarken Feride'nin kazağının kolu dirseğinin altına kadar iner ve morlukları ile yaraları görünür. O ise bunun farkında olmaz. Çünkü düşüncelere dalmıştı. Akşam babalarında kaç tane yumruk yiyeceğini düşünürken bir anda istemsizce gözleri doldu.
Ahmet bunu fark etti ve omzuna dokunarak "İyi misin" dedi.
