Eylül Sonunda eve vardığımızda çok da mütevazi bir hayatı olmadığını gözlerimle görme şansı buldum. Ev iki katlı, kahverengi, villaya benzer bir evdi.
Zaten yaşadıkları mahalle de zengin mahallesiydi. Kendimi rol yapa yapa buna kaptırmış olmalıyım ki bu evde ikimiz çok güzel yaşardık diye düşünmekten kendimi alamadım.
"Nasıl, beğendin mi?"
"Evet, çok güzel yapılı bir mimariymiș."
"Hadi içeri geçelim."
Kapıyı hizmetli görünümlü bir kadın açtı. Beni görünce biraz bakakaldı ama sonra kendisine çeki düzen verdi.
"Hoşgeldiniz." dedi bana bakarak.
"Hosbulduk." dedim nazikçe.
"Benim arkadaşım olur kendisi, ders çalışmak için geldi."dedi Mert içeri geçerken.
Kulağına eğilip "Sadece arkadaş mıyız gerçekten?" diye sordum. Ben bu flört işini kapmıştım.
Yeniden kıpkırmızı olmasıyla bana dönüp: "Ben sadece öyle olduğumuzu düşünüyordum." dedi.
"Eskiden düşünüyordun ama şimdi düşünmüyorsun bence."
Bu sefer bir şey demeden oturma odası olduğunu anladığım kocaman bir odaya doğru ilerledi. Üçlü koltukta bizimle yaşıt gibi görünen bir kız yatıyordu. Bizi gördüğü gibi ayaklanıp yanıma geldi.
" Sonunda Mert'in eve bir kız getirdiğini görmek nasip oldu ya bundan sonra gam yemem ben."
"Alya saçmalama istersen sadece arkadaşım ki eve kız getirsem bile bu seni hiç alakadar etmez."
"Aynen Mert aynen. Boş yapma abicim ikimiz de aynı evde yaşıyoruz farkındaysan." dedi göz devirerek.
"Neyse bu Mert malına bakma sen. Ben Alya sizinle aynı yaşta görünüyor olabilirim ama sizden bir yaş büyüğüm. Kendimi tanımlayacak üç kelime ise tatlı, sevimli, seksi olur."
"Alya yeter bence biz yukarı çıkalım Eylül." dedi Mert. Gıcıklık yapıp hayır diyecektim teklifine.
"Şey ben Alya ile biraz daha oturup sohbet etmek isterim. Nasıl olsa bir kaç sene sonra görümcem olacak."dedim.
Bunu söylemekle birlikte Alya'yla Mert'in üzerinden bir şok dalgası geçti. Mert gene kıpkırmızı kesildi. Alya ise bir anda gulmeye başladı. Kısa süreli bir gülme krizi gibi görünmüyordu.
" Kız sen benim sandığımdan hızlı çıktın. "dedi Alya gülme krizi hâlâ devam ederken.
" Ben bi lavaboya gidip geliyim."dedi Mert. Utancı hala geçmemişti. Kendini zor tutuyordu gülmemek için. Planım yavaş yavaş işe yarıyordu.
" Gel ben sana Mert'in en utandığı anısını anlatayım. "dedi Alya gülerek.
" Alya sakın öyle bir hataya düşme cezasını çekersin ben sana söyleyeyim."dedi Mert.

