Mert Utancımdan yerin dibine girmek üzereyken kosmak yanlış anlaşılmama sebep oldu. İnsan yaşattığını yaşamadan ölmez derlerdi de inanmazdım. Eylül şuan benimle dalga geçiyordur muhtemelen.
Bugün denemede birinci olanlar için tören var yani ben birinci olduğum için ben de varım.
Banka oturunca biraz nefes nefese kalmış olsam dahi mutluydum çünkü Eylul dışarıya çıkmayı sevmiyordu yani beni takip edemezdi.
"Sonuç olarak bana aşık olduğunu kabul ettin." dedi Eylül bir anda. Arkamdan gelmesi en beklemediğim şeydi. Epey keyifli görünüyordu.
"Sen öyle san." dedim. Büyük ihtimal sinirlendiğim için kızardığımı düşünüyordu. Utancımdan yerin dibine girsem yeriydi.
"Peki ben öyle sanarım. Sen istiyorsan öyle olsun. Cidden senden hiç beklemezdim. Kendini çok kaptırmışsın bana."
"Eylül artık sinirleniyorum lütfen bu şaka bitebilir mi?"
"Sinirlenirsen sinirlen umrumda değil. Ben eğlenmeye bakarım. Sinirlenince çok tatlı bir domatese dönüşüveriyorsun."
Bu cümlesi günlerce aklımdan çıkmazdı büyük ihtimalle. Beni o kadar utandırıyor ki kendimden geçiyorum. Normalde sakin, alaycı, nazik biriyim ama utanınca çok farklı biri oluyorum.
Son cümlesinden dolayı o da utanmıştı." Neyse ben domatesi aşağıda bırakıp sınıfa çıkayım." dedi.
Sonunda tek başıma kaldığımda ben de ardından çıkmaya karar verdim. Orada da dalga geçecekti ama sınıfa bir iki kişi daha gelmişti biraz daha ciddi olurdu.
İlk gördüğüm şey sınıfta iki oğlanın birbiriyle güreşi oldu. Gerçekten anlamıyorum bir insan başka biriyle neden sınıfın ortasında güreşir ki.?
Daha sonra kafamı Eylül'e doğru çevirdiğimde bana göz kırpıp ders çalışmaya devam etti. Benle flortlesiyor mu yoksa dalga mı geçiyor anlamıyorum.
Bana diyor ama kendisi bana kapılmış gibi görünüyor.

