İyi okumalar...;)
--------------------------------------------------------------
Bir anda sırtımdan dürtülmemle,
kendime gelmeye çalıştım. Kim elleşiyor lan benimle diye içimden geçirirken gözlerimi açmış ve beni dürten kişiye de bakmıştım. 'Ne oramı buramı dürtüyonuz la' diye önümde ki çocuğa bakarak söylendim.
Çocuk bana gözlerini devirerek bir şeyler söylendi ama tam duyamadım. Gerçi tahmin etmek zor değil ama neysee.
'Ne saçmalıyorsun amına koyayım lan, iki insanlık yapalım dedik ona da pişman ettin. Her neyse, geldiğinden beri uyuyorsun ve okul bitti. Okulda kalmak istemezsin diye uyandırmak istemiştim sadece ama boşver en iyisi uyumaya devam et sen.' diye taramalı tüfek gibi hızlı hızlı konuşunca ilk önce boş boş yüzüne baktım.
Sonrasında beynime işleyen kelimelerle birlikte, telefonumu aramaya başladım. En sonunda çantamın içinde olduğunu hatırlayınca çıkarttıp saate baktım.
17:30.. Hassiktir lan. Eğer burda biraz daha oyalanırsam, zor bela bulduğum işimden büyük ihtimal kovulacağım gerçeğini ilk başta idrak edemedim.
Sonrasında da hemen ayağa fırlayıp, çantamı omzuma taktım. Önümde dikilip bana garip bakışlar atan çocuğu fark ettiğimde ise ilk önce bir kararsız kalıp duraksadım sonrasında ise amaan siktir et diyerekten çocuğun alnından öptüm.
'Allah senden razı olsun ulan, şimdi acelem var ben kaçar.' diye hızlı hızlı konuşarak sınıfın kapısına kadar geldim ve dışarı doğru koşmaya başladım. Arkamdan bir şeyler söylenip bağırdığını duysam da, şuan onunla kaybedecek vaktim olmadığı için umursamadım.
Okulun bahçesinden çıkıp, motorumun yanına gittiğim de bir şey eksikmiş gibi hissettim. Şöyle bir sağıma soluma bakındığım da kaskımın olmadığını fark ettim. İçimden kendime söve söve geri okula doğru koşmaya başladım. O sırada koluna kaskımı takmış yavaş yavaş bana doğru yürüyen az önceki çocuğu gördüğüm de hemen yanına gittim.
'Melek misin nesin sen yahu la' diyerek çocuğun alnından yine öptüm.
'Ya napıyorsun amına koyayım, öpme bir daha sulu sulu be' diye yüzüme çemkirdi resmen, bende 'He he öyle yaparım' diye elinden kaskımı alıp motora doğru koşmaya başladım. Anahtarımı kontağa takıp tam gidecekken, birden gelip arkama oturan çocukla duraksadım. Benim konuşmama fırsat vermeden 'Beni meydana bıraksana la.' dedi. İlk başta hayır demeyi düşünsem de zaten bende meydanın oraya gideceğim için bir şey demeyip sadece kafamla onu onayladım.
Motoru çalıştırıp kestirmeden meydana doğru sürmeye başladım. Şansıma yollar boştu, gerçi trafik olsa da aralardan geçerdim ama yinede yolun boş olması daha iyiydi şuan. Ara sokağa girdiğim de hızımı biraz yavaşlattım çünkü ara sokaklarda oyun oynayan ve yola atlayan çok fazla çocuk oluyordu. Bir sıkıntı olmadan ara sokaklardan da çıkıp sonunda meydana geldiğimiz de arkamda oturan çocuğa 'Nerede ineceksin?' diye bir soru sordum. 'Sen ne tarafa gidiyorsun.' diye sorduğun da, soruma cevap vermek yerine bana soru sorduğu için gözlerimi devirdim.
'Meydanın sonunda ki poligon da çalışıyorum, o tarafa gidiceğim o yüzden.' diye o benim soruma cevap vermemiş olsa da ben onun sorusunu cevapladım. 'He bende geliyorum o zaman, hem abimi görmüş olurum.' dedi.
'Abi mi?' diye sessizce söylendim ama sanırım duymuştu çünkü 'poligonun sahibi benim abim.' diye sanki gururlanmış gibi kendini kasa kasa konuştu. Cevap verme gereksinimi duymadığım için sadece kafa sallamakla yetindim.
İş yerimin önüne yaklaştığım da motoru park etmek için yer bakındım ve gördüğüm boş yere sürüp motoru park ettim. Çocuk arkamdan indiğinde bende, ayaklığı indirip anahtarı aldıktan sonra motordan indim. Kaskı da kafamdan çıkarıp koluma taktığım da beni bekleyen çocuğa bir bakış atıp iş yerinin içine birlikte yürümeye başladık.
İçeri girdiğimiz bizi oturmak için ufak bir oturma grubu ve danışma bankosu karşıladı. Ben bankonun arkasına geçip kaskımı kenara koyarken daha adını bile öğrenemediğim çocuk 'ABİİİ.' diye bağırırken gidip tekli koltuğa oturdu. Atış alanının ordan çıkıp gelen Sercan abi bana kafasıyla selam verip kardeşinin yanına gitti.
'Noldu lan pezevenk, ne bağırıyorsun.' diye söylenirken ensesine de bir tane geçirmekten geri kalmadı. Çocuk ensesini ovuştururken abisine cevap vermek yerine sadece göz devirdi.
Sonra sanki aklına çok önemli bir şey gelmiş gibi ayağa fırlayıp yanıma geldi. Kolunu da sanki 40 yıllık arkadaşmışız gibi omzuma attığın da ters ters baksam da kolundan kurtulmak için bir hamle yapmadım.
Abisine dönüp beni göstererek 'Yeni çalışanın benim de yeni sınıf arkadaşımmış. Çok ısrar ettiği için bende onunla birlikte geldim.' dediğinde birden ona döndüm. 'Ne ısrar etmesi be, kendin gelip bir şey demeden benim arkama bindin.' diye yüzüne çemkirdim.
'Ciyaklamasana be' diye o da bana çemkirince, Sercan abi gelip çocuğun kazağından çekerek benden uzaklaştırdı ve bana doğru geldi.
'Müşteri gelip fiyat sorarsa, her şey bilgisayar da kayıtlı bakarsın, zaten bir süre geçince de ezberlemiş olursun ve her gelen müşterinin kaydını tutmayı unutma. Ha birde arkanda kenardaki kutularda gözlük ve kulaklıklar var. Gelenlere ikisinden de verdikten sonra içeri yönlendirirsin. Hadi sana kolay gelsin.' diyerek saçımı karıştırıp, içeri atış alanınına gitti.
Abisi içeri gittikten sonra yanıma geri damlayan çocuk bana elini uzatıp 'Henüz tanışamadık Emirhan ben'. dedi bende uzattığı elini sıkarken 'Uraz bende memnun oldum.' dedim.
'Eee ikinci dönem ve son senende niye başka okula geldin.' diye sorduğun da ilk önce nasıl bir cevap versem diye düşünsem de en sonunda 'Okuldan kavgalı olduğum bir çocuğu tenefüste kızın birini rahatsız ederken gördüğüm için onu dövdüm ve kavgayı başlatan ben olduğum için her şey bana patladı. Kızla konuşup başka okula gitmesine ikna edince de oruspu çocuğu ve arkadaşları bana iyice bana musallat oldular bende uğraşmamak için okul değiştirmeye karar verdim.' diye olayı anlattım.
'Vay şerefsiz köpeklere bak hele ya' diye sinirli sinirli söylendi ama sonra yüzüme doğru sırıtıp kolunu yine omzuma attıktan sonra 'Ne güzel iyi olmuş aslında he, artık ilk ve son best friend'imsin.' diye iyice sırnaştı. 'Az öte dur be' diye yana itekleyip bankonun arkasında ki sandalyeye oturdum.
Emirhan da hiç bozuntuya vermeden ne için olduğunu daha bilmediğim odaya girip sandalyeyle geri dondu. Yanıma koyduğu sandalyeye iyice yayılıp bana döndü.
'Son senen de, ders çalışmak yerine neden çalışıyorsun sen la.' diye sordu.
'Tek yaşıyorum.' dediğim de gözlerini belertip 'NEE' diye çığırdı.
'Artık her gün sendeyim aşko, hatta bugün de geliyim miii film izleyelim.' dediğin de biraz düşündüm. Aslında mantıklı bir fikirdi, güzel vakit geçirmiş olurduk. Hem Emirhana da içim ısınmıştı, tatlı bir çocuktu gerçekten de.
Bir sıkıntı vardı ama işten çıkmam gece 12'yi buluyordu.
'İşten geç çıkıyorum, okul var yarın sorun olmaz mı?' diye sordum. 'Benim için geç yatmak sıkıntı olmaz, tabi senin için olursa hafta sonu falan yapabiliriz.' dediğinde 'Yok ya, sorun olmaz.' dedim.
'İyi bari, benim şimdi eve gitmem lazım annem bir şey istemişti de benden. On ikide çıkıyorsundur büyük ihtimal zaten, bende o saate yakın gelirim buraya birlikte gideriz.' dediğinde 'tamam.' diye cevap verdim. Üstünden çıkardığı montu Emirhan geri giyip kapının önüne geldiğinde bana el sallayıp 'Akşama görüşürüz, kolay gelsin' diyip çıktı.
Saatler yavaş yavaş geçerken arada gelen müşterilerle ilgilendim. Hem okulda hemde iş yerimde ilk günüm güzel geçmişti. Arkadaş edinmiştim hem de, ne kadar cazgır bir insan olsam da normalde üşengeçlikten kimsenin yanına gidip tanışan birisi değilimdir ve doğal olarakta pek arkadaşım olması mümkün olmuyordu.
Sonunda çıkış saatim gelmişti, hazırlanıp içeri Sercan abilerin yanına gidip çıktığımı haber verdim. Onların biraz daha işleri olduğu için burada biraz daha duracaklardı sanırım. Her neyse boşver Uraz diyerekten dışarı çıktım. Emirhan daha gelmemişti ve ben onun telefon numarasını bile almamıştım. Aslında Sercan abiden isteyip numarasını alabilirdim ama çok üşendirici geldiği için bu fikri boşverdim.
Etrafa bakarken bana doğru yürüyen Emirhanı gördüğüm de bende kaskı kafama geçirip motora bindim. Emirhan da gelip arkama bindiğin de eve doğru sürmeye başladım.
--------------------------------------------------------------
Daha yazmaya devam edecektim ama aşırı üşendim yeter o yüzden la bence