İçeriğe geç

Selenophile

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Selenophile

Bölüm 2

Yardım

Kendimi iyi hisettikten sonra lavabodan çıkacaktım ki karşımda Berkan belirdi. "Senin burada ne işin var lan." Diye bağırmaya başladı." Asıl senin burada ne işin var." Diye karşılık verdim. Beni kabine doğru itti. "Bi burada senden çekmediğim kalmıştı burayada geldin." Dedi sert çıkartmaya çalıştığı sesiyle. Benim ne suçum vardı ya.

Berkan benim ortaokulumdan kalan bir rakibimdi. Hiçbir zaman ondan hazetmezdim. Hep bizi karşılaştırırlardı. Bizde bu yüzden hem düşman hemde rakip bildik kendimizi. Ders olsun, sosyal aktivite olsun, karakter olsun bizi yarıştırırlardı. Ortaokul bittiğinde bir şükür çekmiştim ondan kurtuldum diye ama şimdi yeni okulumda daha ilk günden karşımda dikildi.

"Benim ne suçum var? Ne bilebilirdim senin gibi angut bir herifle aynı okula geleceğimi. Hem bende seni görmek istemezdim." Dedim. Kaşları çatıldı. Ona daha fazla tahamül edemezdim o yüzden onu itip lavabodan çıktım. Umarım onunla daha fazla karşılaşmazdım.

Sınıfa gelip sırama oturdum. O sırada yanıma Rüya geldi."Okulu nasıl buldun Algın? Dedi." İyi, o kadar kötü değil. Benim kriterlerimi geçti." Dedim. Tam Rüya bana birşey diyecekken Berkan sınıfa girdi. Birde aynı sınıfta mıydık. Hayat neden bu kadar acımasızdı. Bana bakmaya tenezzül etmeden sırasına oturdu. Bütün kızlar bir anda fısır fısır konuşmaya başladı. Galiba bir tek Rüya Berkan'a ilgi duymuyordu.

"Şunu da hiç sevmiyorum. Kızlar bunun neyine düşüyor ya?" Dedi bir hışımla. Bende sadece kafamı sallamakla yetindim. Bu sırada tarih hocası sınıfa girdi. Ders sırasında ona bakmamaya çalışıyordum. Hocayı dinlemeye çalıştım Doğrusu derslerim genel olarak iyiydi. Bir tek fizikte zorlanıyordum ama dersi geçecek kadar bilgim vardı. Bence benim derslerim Berkan'dan iyiydi. Bunlar aklımdan geçerken ona baktım. Tuhaf bir şekilde o da bana bakıyordu. Daha fazla dayanamadım, gözlerimi ondan çektim. Daha fazla utanma krizi geçirmeden kafamı sıraya gömdüm.

Zil çalmıştı. Hemen yanıma Rüya geldi. Havadan sudan konuşmaya başladık ama onu fazla dinlemiyordum. Yani iyi kızdı ama çok konuşuyordu. Bu kadar konuşması her insanı sıkardı. Sınıftan başka biri sanki Allah beni duymuşcasına yanıma geldi. "Algın basketbol koçu seni çağırıyor." Dedi. Hemen ayaklandım. Rüya'ya el sallayarak yanından ayrıldım. Sınıftan çıktığımda o çocuk gitmişti bile. Etrafta ne yapacağımı bilemeyerek dolaştım. Biraz ilerledikten sonra Berkan'ı gördüm. Normal tepki verse ona sorabilirdim spor salonunun nerede olduğunu ama hemen kızıp bana sataşacağını bildiğim için sormak istemedim. Mırım kırım ederek yanına gittim. Bana sırtı dönüktü. Ona dokunarak " Berkan, spor salonu nerede acaba?" Diye sordum. İlk başta irkildi. Bana döndükten sonra "Hayırdır ne oldu da bana soru sordun. Sonuçta her zaman kendin yapardın." Dedi. Kaşlarımı çattım.

"Sana soru soranda kabahat. Bi yardım istedim burnumdan getirdin." Dedim. Alaycı bakışlarla "Neyse, aşağı kata in sola dön karşına çıkan ilk kapı zaten." Dedi. Şaşırmıştım. Normalde bana cevap vermeye tenezzül etmeyen adam hem cevap verip hemde yardım etmişti. "Teşekkürler." Dedim hızlı bir şekilde. Cevap vermesine izin vermeden yanından ayrıldım.

Yoksa lisede akıllanıp nazik biri mi olmuştu. Bu düşünceme güldüm. Bu ihtimalin olması dünyayı uzaylıların istila etmesinden bile imkansızdı. Deli gibi kendi kendime gülerek koçun yanına gittim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.