Hükümdar Aragonun kendini sevda uçurumundan sonsuzluğa bırakmasının ardından Şehrazat hiçbir şey olmamış gibi ıpatiev sarayına döndü.
Kralın kaybolduğunu anlayan muhafızlar heryeri aradı ama soğuk kalpli hükümdarları ortada yoktu.Tabii bunun üzerine akla hala canlı kanlı duran kraliçe geldi herkesin aklında tek bir soru -eğer Şehrazat buradaysa Aragon nerede ?-
Tabii mahkemeler kuruldu ama şahzerat a kimse itiraf ettiremedi gerçeği Şehrazat Aragonun onu sevdiğini bile bilemeyecek kadar masumdu tabii ki bu düşünceye inanan tek kişi tatianaydı Aragonun üvey kardeşi.Aragon asıl krallığın sahibi abisi Edward ı boğdurtmuştu. Ve tatianayı yaşlı bir aristokrat ile evlendirmişti.
Son ve can alıcı mahkeme de tatiana bitkin ve sefil haliyle kalktı ve şöyle dedi
-Ben Birleşik Romanya krallığının Asilzadesi Tatiana Cazanova
-etraftakiler:Alay edercesine güldüler(bu sefilden nasıl bir asilzade olurdu ki)
Tatiana: sanki bunu size ödeteceğim dercesine devam etti sözlerine kral aragon biliriz ki katı kalpliydi ama son karısı Şehrazat ı delicesine seviyordu.
Topluluk bir ağızdan YALAN KAFİR! diye haykırmaya başladı.
Şehrazat ümitsizliği artık narin boynunda hissediyordu.Ama tatiananın bir planı daha vardı
Tatiana salondan çıktı ve Şehrazat için hazırlanan kader ağacına baktı -aslında o bir hayat ağacıydı ama aragonun iğrenç bir malzemesi olmuştu-tatiana halkı çağırdı toplanın Aragonun halkı toplanın sevgili ağabeyim in halkı -burada kendi abisi Edwards için yüreği sızladı-Bu gördüğünüz birazdan idamını zevkle izleyeceğiniz kadın aragonun oğlu tristanı bu krallığın varisini taşıyor.