İçeriğe geç

Şehrazat

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Şehrazat

Bölüm 1

Şehrazat

Şehrazat, köyde hayvanlar arasında yaşarken, hayatının en büyük sınavıyla karşılaşacağını henüz bilmiyordu. Gözleri, gecenin derin siyahında parlayan yıldızlar gibi ışıltılıydı, ama içinde bir karanlık da taşıyordu. Yirmi yaşında, genç bir kadın olarak, kalbinde hem umut hem de korku barındırıyordu. İhtiras ve cesaretle dolu bir hayalperestti; ancak kaderinin acımasız yüzüyle karşılaşmak üzereydi. E tabii bir de hikayemizde bir hükümdar var.Hükümdar, adının bile duyulmasıyla titreyen bir adamdı. Korkusuyla şekillenen bir kalp taşırdı, çünkü karısının sadakatinden şüphe duyuyordu. On sekiz kadın, birer birer hayatlarından silinmişti; her biri, sabah şafağında bir kılıç darbesiyle sona ermişti. Şehrazat, hükümdarın karşısına çıktığında, bilmediği bir sırrın yükünü omuzlarında taşıyordu. Eğer bu adamın karısı olursa, onu bekleyen korkunç sona dair bir düşünce bile yoktu. Ama onun kalbinde gizli bir aşkla dolu bir hayat vardı. O, bir bakire değildi; içinde bebek taşıyordu, ama bu, hükümdara asla itiraf edemeyeceği bir gerçektir. Hükümdar, Şehrazat’ı ilk gördüğünde, onun güzelliğine kapıldı. Ama kalbinde büyüyen kıskançlık, onu daha da karamsar bir karanlığa sürüklüyordu. Şehrazat, günler geçtikçe hükümdarın kalbini kazanmayı başardı, ama her gece, korkusunu derinleştirerek onu izleyen bir gölge gibi, ölümün soğuk nefesi ensesinde hissediliyordu. Bir sabah, hükümdar, Şehrazat’a karşı olan duygularının ağırlığı altında ezilirken, içinde patlayan bir kıvılcım, ona doğru yaklaşmaya karar verdi. Önceki kadınlarının hepsinin gözlerinin önünde birer birer kaybolduğunu hatırlarken, Şehrazat’ın ona olan sevgisini sorgulamaya başladı. Ama onun kalbinde bir sır vardı. O, hükümdara itiraf etmeden önce, aşık olduğu adamın hayalini taşımaktaydı. "Benim kalbimde başka birisi var," dedi Şehrazat, gözleri dolarak. Hükümdarın bakışları, bir anlığına donakaldı. Şehrazat’ın burnunun hemen altındaki ben, onun rüyalarında buluştuğu sevgilisini hatırlatıyordu. O an, hükümdar yıkıldı. Umutla beklediği o aşk, aslında başka bir adamla yan yana duruyordu. Gözünde bir damla yaş belirdi ve kalbinde hissettiği acı, onu derin bir karanlığa sürükledi. Kendini sevda uçurumuna bıraktı; Şehrazat, umutla beklediği sevgilisi tarafından bir daha asla hatırlanmayacak, karanlıkta kaybolacaktı. Hükümdar, elindeki kılıcı düşürerek, Şehrazat’ın son anlarını yaşarken, kalbinde bir daha asla söndüremeyeceği bir boşluk hissetti. Duygularının karmaşası içinde kaybolmuşken, aşkın, hüzün ve ihaneti nasıl bir araya getirdiğini anladı. Ve bu, ona sonsuz bir yalnızlık getirdi. Ellerinin arasındaki her şey gitti gidecekti; ama Şehrazat’ın hatırası, kalbinde sonsuza kadar yaşayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.