Bence sana aşık...
Elinimdeki sojuyu tek yudumda içip yüzümü buruşturup bir tane daha doldurdum bu sırada Yoongi'nin kadehinide doldurmayı ihmal etmemiştim "saçmalama dedim omega olduğumu bilmiyor ki, hadi anladı diyelim, adam omegalardan nefret ediyor ,hadi onuda geçtim diyelimki omegalardan neferette etmiyor, etrafında yüzlerce zengin güzel omega varken bana mı bakacak "
Yoongi elindeki kadehe bakıp tek dikişte içti "o değil belki ama kurdu senim kurdunu sahiplenmiş olabilir biliyorsun kurtlar içgüdüleri ile hareket eder"
Yoongi sözünü tamamlayamadan telefonumun zil sesi konuşmayı bölmüştü belkide iyi olmuştu bazen susmak, bilmiyormuş gibi davranmak en doğrusuydu yada doğumuydu ben onuda bilmiyordum, tek bildiğim bu oyuna bir an önce son vermem gerektiğiydi telefonun hala ısrarla çalıyordu arayana baktım elimde olmadan gözlerimi devirdim yine mi? bu saattemi diye söylendim
Yoongi "?"kim diye sorduğunda "iyi insan dedim lafının üstüne aradı bak" diyerek ekranı Yoongi'ye çevirdim göz ucuyla baktı "onunla ilgili daha uygun bir söz daha var ama neyse dedi aç bakalım derdi neymiş yine "
Telefonu açıp kulağına götürdüm arkadan müzik sesi geliyordu alo dedim ama ses gelmiyordu yanlış aradığını düşündüm tam kapatacakken
+Alo
-Alo bay Kim birşey mi oldu? diye sordum
+Ben xxxx barın barmeniyim telefonun sahibi beyefendi burada sızdı telefonunda sık arananlarda siz vardınız gelebilir misiniz?
-Tabi dedim konum atın lütfen
Telefonla konuşurken Bir yandanda çantamı toplamaya başlamıştım Yoongi şaşkınlıkla "?"ne oldu diye sordu.
" Namjoon dedim barda sızmış gidip onu alıp evine bırakmam gerek çok üzgünüm"
Yoongi "sorun değil dedi zaten bende daha fazla içemeyeceğim eve gidip uyusam iyi olur" dedi hesabı ödeyip çıktım restoranın önünden bir taksiye bindim adresi verdim kısa sürede barın önündeydim başını kaldırıp şöyle bir bara baktım pek Namjoon'un gideceği tarzda bir yer değildi orta sekment bir bardı o genelde lüks ,popüler barları tercih ederdi yada otellerin barlarını hem geceyi bir omega ile sonlandırmak böylece daha kolay olurdu.
İçeri gidim yoğun alkol ve sigara kokusu ile yüzünü buruşturdum etrafa şöyle bir baktım barda başını kolunun üstüne koymuş uyuyan Namjoon'u görmem ile hemen yanına ilerledim önünde büyük bir şişe viski vardı eli hala şişedeydi kadeh kullanmadığı belliydi çünkü önündeki kadeh öylece duruyordu barmen beni görünce hemen yanıma geldi "hızlı içti dedi galiba bir derdi var"
Tamam dedim hesabı ödedim barmenede yüklü bir bahşiş bıraktım Namjoon'un kolunu omzuma atıp çıkışa doğru yürümeye başladım bir yandanda "bay Kim arabanız nerde?" diye sordum "yok" diye mırıldandı. Buraya nasıl gelmişti bilmiyordum belki yürümüş belkide taksiye binmişti gerçi o pek taksi kullanmazdı titiz bir adamdı toplu taşımadan nefret ederdi , 'kimin bindiği belli olmayan arabaya binmem' derdi
Barın önünden bir taksi çevirip adresi verdim bir an önce Namjoon'u evine bırakmak ve artık bu lanet günü sonlandırmak istiyordum.
Taksi evin önünde durduğunda taksici ile birlikte Namjoon'u güçlükle eve taşıdık çünkü Namjoon takside iyice sızmıştı.
Namjoon'u yatağına yatırdık daha doğrusu yatağın üstüne bir un çuvalı gibi devirdik desek daha doğru olur taksici gidince bir süre uyuyan adama baktım evet dedim benden bu kadar sağ salim evine getirdim gitsem iyi olur dedim
Kapıya yönelmiştim ki dayanamadan geri döndüm böyle rahat edemezdi, hiç olmazsa ayakkabılarını çıkarayım dedim, ayakkabılarını çıkardım, ceket ile uyumakta pek rahat olmazdı onuda çıkardım, gömleğinin üstten birkaç düğmesini açmıştım ki vazgeçtim, o kalsın dedim, evet başka... su dedim bir sürahi su getireyim, sarhoş insan çok susar bol bol içsin kendine gelsin dedim, mutfaktan bir sürahi su ve bardak aldım onuda komidinin üstüne bıraktım evet dedim bu kadar, tam arkamı dönüp çıkacakken bileğime bir el dolandı
Bir bileğimi tutan ele baktım bir o elin sahibine baktım yarı baygın gözlerle bana bakıyordu" gitme" diye fısıldadı
"Bay kim lütfen" dedim elimi çekmeye çalıştım ama bielğimi tutan eli dahada sıkılaştı elimi çekmeye çalıştım" bırakın beni" dedim ama nafile sözlerim ona ulaşmadı gözlerini biraz daha aralayarak tekrar etti "gitme "
"Bırak beni diye bağırdım"
Namjoon öfkeyle yüzüme baktı "bırakmıyorum" dedi beni hızla kendine çekti dengemi kaybedip yatağa düştüm bunu fırsat bilerek kollarını bedenine sardı "gitme "diye tekrar etti "yanımda kal" başını enseme dayamış kokumu içine çekiyordu, hissediyordum derin derin nefesler alıyordu bir süre kıpırdamadan kalmaya karar verdim zaten çok sarhoştu birazdan tekrar sızar diye düşündüm o zaman bende kalkıp giderdim ama öyle olmadı.
Namjoon bana sarılmış kıpırdamadan yatıyordu ben ise sadece bekliyordum, sızsın ve kolları gevşesin diye bekliyordum "boşuna bekleme "diye fısıldadı "seni bırakmaya niyetim yok"
Başımı çevirip ona baktım "bu yanlış" diye fısıldadım "lütfen bırakın beni gideyim"
Beni dinlemiyordu "kokun çok güzel" diye fısıldadı zaten omegam sürekli ona çekilirken bu kadar yakın olmak tüm sınırlarımı zorluyordu" Bay Kim "diye fısıldadım
"Adımı söyle, adımla hitap et bana adımı senin sesinden duymak istiyorum" dedi "belki o zaman seni bırakırım"
"Namjoon dedim lütfen..."
"Tekrar söyle'
"Namjoon" dediğim anda bir anda beni altına aldı baygın gözleri dudaklarıma sabitlenmişti dikkatle bana bakıyordu alt bedenini bana bastırdığında sert üyesini hissetmiştim tüm vücudum zangır zangır titriyordu yalan değil Namjoon dayanılması kolay bir adam değildi insanın aklını başından alacak bir fiziğe ve auraya sahipti, onunla olmak ,onunla bir gece geçirmek, onunla günaha girmek, sadece bir kez onunla kor ateşlerde yanmak istedim.
"Sende beni istiyorsun dlye fısıldadı kabul et "
Kollarımı kaslı sırtına sardım "istiyorum" diye fısıldadım istiyordum beni altında ezsin istiyordum terli bedenlerimiz bir bütün olsun istiyordum o yanıyordu ve benide bu ateşle yaksın istiyordum
"Madem istiyorsun o halde sana istedğini vereceğim" dedi yavaşça eğildi ince dudaklarını dudaklarıma bastırdı acele etmeden öpüyordu öpücükkeri dokunuşları o kadar yumuşak o kadar özenliydi ki düşünmeden edemiyordum o omegalara hep sert olmuştu bardaki omegaları öperken bile dudaklarını patlatırdı kalçatlarını tokatlardı onlara acı verirdi ,acı ve şehvet kardeştir derdi ama şimdi beni öperken kırmaktan, incitmekten korkar gibi bir hali vardı kendimi özel hissetmiştim, değerli hissetmiştim
O gece gün ışıyana kadar tek beden olmuştuk pişman olacak mıydım? Hayır, kesinlikle olmayacaktım
Namjoon nefes nefese kendini yatağın boş tarafına attığında güneşte kendini yavaş yavaş göstermeye başlamıştı
Yan tarafımdaki adama baktım uyuyordu hemen yataktan kalktım hızla yere fırlatılmış, etrafa saçılmış kıyafetlerimi aldım üstümü giyindim ve koşarak evden çıktım.
