Yine bir pazartesi ve yine bir din kültürü dersi. Mukaddes tabiki erkenden kalkmış. Recep hocanın hoşuna gitmek için en güzel kıyafetlerini giymiş en ağır makyajları yapmıştı. Nihayet kapının önüne çıkmış Havzullah'ın gelip onu motorla almasını bekliyordu. Tanıştıkları günden itibaren her sabah Havzullah onu okula götürürdü. Sonunda motor geldiğinde her zamanki gibi önce kombinini Havzullah'ın onayından geçirdi. Fırfırlı mor renk göğüs dekolteli üst, mini siyah deri etek, fileli siyah çorap, kırmızı topuklu ayakkabılarla tam bir moda ikonu olmuştu. Kombini gören Havzullah kendini, tatlım bu şimdiye kadarki en iyi kombinin bu demekten alamadı. Bu söz üzerine ikili birbirine bakarak kadınız kadın, diye bağırıp gülüştüler. Ne zaman sevinçten çıldırsalar bu hareketi yaparlardı.
Okula vardıklarında Havzullah hemen yaşlı motorunu park etti ve sınıfa girdiler. Feyzayla selamlaştıktan sonra sıralarına oturup sabırla Recep hocanın dersini beklediler. Nihayet din kültürü dersi gelip Recep hoca sınıfa girince Mukaddes sevinçten küçük bir pırt sesi çıkardı. Gözlerine inanamıyordu çünkü Recep hoca da tesadüf eseri onunla uyumlu olacak şekilde mor bir gömlek ve deri siyah latex bir pantolon giymişti. İkisi arasındaki uyum kimsenin gözünden kaçmadı. Recep hocanın gözleri direkt olarak Mukaddes'in göz alıcı güzellikteki kıyafetlerine kaydı. Mukaddes o bakışla bayılacak gibi olduysa da kendini tuttu. Ders sonlarına doğru azmaktan bir hâl olmuş Mukaddes, hocam tuvalete gidebilir miyim diye sordu. Recep hoca, canım pek iyi görünmüyorsun dedi ve sana eşlik edeyim diye ekledi. Bu teklifin güzelliğiyle başı dönen Mukaddes tabiki hocam dedi uslu bir kız edasıyla. Recep hoca Mukaddes'i kucağına aldığında sınıftaki herkesin gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Havzullah ve Feyza birbirlerine bakıp gülümsediler. İkisinin de aklından aynı şey geçiyordu: Umarım Mukaddes osurup her şeyi mahvetmez.
Tuvalete geldiklerinde Recep hoca, Mukaddes'i indirdi ve beraber tuvalete gidiler.
—Hocam ama burası kızlar tuvaleti.
—Sorun yok yavrum, ben öğretmenim
Yavrum kelimesini duymasıyla beraber osurması bir olan Mukaddes, utanarak gözlerini kaçırdı ve başını önüne eğdi. Durumun farkına varan Recep hoca, utanacak bir şey yok burası tuvalet dedi ve sınıfa geri döndü. Çıkmadan önce kapıda arkasına dönüp okul çıkışı birbirimizi görelim yavrum, dedi ve ayrıldı. Recep hocanın çıkmasıyla rahat bir nefes alan Mukaddes dakikalar boyunca osurduktan sonra teneffüs ziliyle sınıfa geri döndü. Olanları heyecan içinde Havzullah ve Feyza'ya anlattı. Havzullah istersen okul çıkışı üçümüz beraber gidelim dedi Recep hocanın yanına. Başta baş başa kalmak isteyen Mukaddes Feyza'nın da ısrarlarına ve kabul etmezsen uzun tırnaklarımı götüne batırırım tehidinden sonra korkarak kabul etti.
Nihayet okul çıkışı saati geldiğinde üçlü bir arada Recep Basur adlı tabelanın asılı olduğu kapıyı tıklattılar. Erkeksi bir ses gel yavrum Mukaddes'im, dedi. İçeriye girdiklerinde üç kişi olduklarını fark eden Recep Basur, durumu bozuntuya vermedi: "Gelin yavrularım."
Mukaddes arkadaşlarına niye siz de geldiniz der gibi bakıp öfledikten sonra içeriye giriş yaptı. Sırasıyla Recep hocanın elini öptükten sonra odada bulunan koltuklara yayıldılar. Bu el öpme adeti Avni Arkadanvurupöndensallayanlar Okulunun önemli kurallarından biriydi. Çok uzatmadan konuya girdi Recep Basur:
Bu aralar biraz dinlenmeye ihtiyacım var. Normalde sadece Mukaddes'i davet edecektim ama madem sülalecek geldiniz sizi de davet ediyorum. Bu gece şehrin en popüler eğlence merkezi olan "Yeter ki Seks" mekanına davetliyim. Bol bol alkol içip domuz eti yiyeceğiz. Gelmek isterseniz bu gece saat 22:00' de orada olun, dedi. Bu sözlerin din kültürü öğretmenlerinin ağzından çıkmasıyla şaşkınlığa uğrayan üçlü sadece birbirlerine bakakaldılar. Feyza hemen durumu toparlayarak son derece ateşli bir şekilde, Peki Recep Hocacığım, biz düşünüp ona göre geleceğiz, dedi. Üçlü nihayet beraber dışarı çıktıklarında konuşma fırsatı buldular.
Mukaddes: Ya bu nasıl olur? Recebimin gece hayatı mı var?
Havzullah: Ne sandın tatlım. O yaşta bir erkeğin çesitli ihtiyaçları olur.
Feyza: Bu gece o buluşmaya gidiyoruz aşklar. Çok eglenceli olacak.
Mukaddes: Bana bakın. Recebe göz dikerseniz... olacaklardan ben sorumlu değilim
Feyza: Ay Recep kimin umrunda ayol, öyle bir davette ne yakışıklılar vardır!
Havzullah: Hem de ne zenginler...
Mukaddes: (osurur)
Feyza: O zaman bugün benim evde hep beraber hazırlanalım mı kızlar?
Havzullah: Ay sanki pis bir koku geliyor.
Mukaddes: (tedirgin) tamam tamam bugün sendeyiz Feyza.
Üçlü Feyza'nın evine geçerler. Takma tırnaklarını söken Feyza arkadaşlarına makyaj yapmaya başlar. Makyajlar bittiğinde saçlarını yapmaya başlar. Havzullah'ın saçım çok kısa diye dizine vurup durduğunu gören Feyza sorun tatlım diyerek dolabından sarı bir peruk çıkarır. Havzullah sevinçten on dakika boyunca twerk atar. Feyza ikisini hazırladıktan sonra kendi saç ve makyajını yapar ama bir sorun vardır: Pahalı kıyafetler bulmak. Üçlü umutsuzluğa düşeceği an Mukaddes kızlar yargılamak yok ama benim bir fikrim var, der.