Uyuya kalmıştım , hızlı bir şekilde hazırlanıp evden çıktım. Bu gün yeni albay geliyordu, arabamı çalıştırıp karargaha doğru sürdüm , tam yolu yarılamışken Caner aradı. Telefonu açıp Caner'i dinlemeye başladım. Acilen adliyeye gelmemi istediğinde telefonu kapatıp u dönüşü yaparak adliyeye doğru sürmeye başladım.
Odama geçtikten 2dk sonra kapı çaldı 'gel' komutunu verdiğimde içeri Caner girdi "savcım başsavcım sizi odasında bekliyor ve acilmiş" dedi , "tamam" dedim ve üst kattaki başsavcının odasının kapısını çaldım , 'gel' komutunu duyunca içeriye girdim. Arkası dönük bir adam ve yanında iki yapılı kişi vardı , birinin yüzünü tam olarak seçilmiyordu.
"Beni çağırmışsınız başsavcım" dedim başsavcı "heh geldiniz mi savcım , sizinle özel bir görev hakkında konuşmak istiyoruz" dedi karşısındaki adamı kastederek. Elimi uzatıp "Cumhuriyet savcısı Defne Türkeri" dedim adam ilk başta şaşırıp "pöh amiri Kemal Atay" dediğinde şaşırma sırası bendeydi , yüzü görünmeyen adama baktığımda Barlas'dı .
Kendimi toparlayıp başsavcıya "beni ne için çağırmıştınız başsavcım" diye sordum , başsavcı ilk önce oturmamı isteyip sonra biraz sıkıntıyla "sizde kabul ederseniz savcım bir görev için yardımınıza ihtiyacımız var" dediğinde tereddüt etmeden "kabul ediyorum" dediğimde herkeste görülür bir şaşırma meydana geldi , başsavcı tereddütle "isterseniz bir görevi duyun savcım biraz fazla tehlikeli bir görev" dediğinde "kabul ediyorum dedim başsavcım , ben görev seçmem" dedim .
Kemal amir "O zaman savcım size görevden bahsedelim, görev 'Çelik pençe' operasyonu , sözde iş adamları olan Alex (aleks) ile Luke (luka)'nın terörle bir bağlantısı olduğu tespit ettik, bunlar ***** ülkesinden Türkiye'ye silah , uçak , füzeler ... aklına ne gelirse töreristlerin ihtiyacı olan her şeyi getiriyorlar , bunları yaparken bir aracı olan Laura (laura)'yı kullanıyorlar örneğin bir teslimat gerçekleşecek laura teslim edip parayı onlara getiriyor ya da bir sıkıntı çıktımı Laura devreye giriyor . Anlayacağınız savcım eli ayakları bu Laura , eğer biz Laura'yı tutuklayıp yerine kendi adamımızı koyarsak Alex ve Luke'yi da yakalayabiliriz ayrıca hem töreristlerin yardımlarını engellemiş oluruz hem de onları parasız ve silahsız bırakırız." dedi ardından "kısacası Laura'ya çok benziyorsunuz savcım onun yerine sizin geçmenizi istiyoruz" dedi.
"Ne zaman göreve başlıyorum amirim" dedim , sıkıntıyla "olabildiğince kısa sürede yaklaşık bir , bir buçuk hafta sonraya yeni teslimat var yani elimizi çabuk tutmalıyız savcım" ardından "İngilizce biliyormusunuz savcım" diye sorduğunda 'evet' diye yanıtladım. Kemal amir "süper o zaman" dedi ve bana bir dosya verdi, ardından " bu dosyada her şey yazıyor savcım , en ufak hatanız hayatınıza mâl olabilir o yüzden size yakın dövüş ve silah eğitimi vereceğiz bu durumla alakalı karargahdaki albayın yakından ilgileneceğine eminin , albay size bilgi verecektir" dediğinde 'tamam' anlamında kafamı salladım.
Aklıma gelen şeyle hızla Barlas'a baktığımda ne kastettiğimi anladı ve kafasını olumlu anlamda salladı (mesleğinin gizli kalması için Kemal amiri uyarmasını istedi) , işim bittiği için başsavcıya ve Kemal amire "izninizle başsavcım ve amirim" diyip odadan çıktım.
Kendi odama geçip dosyayı incelemeye başladım , baya kalın bir dosyaydı.
...
Kapı çalınca 'gel' komutunu verdim içeri Kemal amir , Barlas ve tanımadığım adam girince hafif kaşlarımı çattım ve "bir sorun mu var amirim" diye sordum , Kemal amir "Şu an karşında amir olarak değil öz amcan olarak bulunuyorum , seninle tanışmak ve Barlas'ın bahsettiği konu hakkında konuşmak istiyorum" dediğinde "Tabi tanışalım oturun lütfen" dedim , onlar oturunca Kemal amir bey amca söze girdi "ben en büyük amcan Kemal" dedi ardından tanımadığım adamı gösterip "Salih amcanın ortancı oğlu İlker" dedi , İlker elini uzatıp "Pöh başkomiser yardımcısı İlker Atay savcım" dedi , uzattığı eli sıkıp "Cumhuriyet savcısı Defne Türkeri" dedim madem o resmiyeti korumak istiyordu bende ona göre davranırdım. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı göstermek zorunda aynı İlker'in yaptığı gibi.
Kemal amir bey amca "senin şu meslek konusunu konuşalım , baban bana bir şirkette muhasebe bölümünde çalıştığını söylemişti ama sen karşımda koskoca bir cumhuriyet savcısı olarak bulunuyorsun" dedi , biraz sıkıntıyla "bende o konuyla konuşmak istiyordum Kemal bey , mesleğimi ilk başlarda gizli tutmamın sebebi Atay ailesinin dosyalarının gizli olmasıydı sonrada Barlas'ın pöh olduğunu öğrendim ama size nasıl desem biyolojik kardeşlerim gelmeme pek sıcak bakmadılar. Mesleğimi öğrenince bana yumuşamalarını ve iyi davranmalarını istemediğim için saklamaya devam ettim. Eğer beni kabullenip sevecekseler beni ben olduğum için sevip kabullensinler istiyorum " dedim ve ardından "sizdende bu sırrı bir süreliğine saklamasınız istiyorum" dedim son sözlerimi İlker'in gözlerinin içine bakarak söylemiştim.
Kemal bey "peki kızım sen nasıl istiyorsan öyle olsun ama bu işi uzatmadan gerçeği söylemelisin" dediğinde "tabikide zamanı geldiğinde gerçeği söyleyeceğim ama daha zamanı var" dedim, Kemal bey ayağa kalkıp "o zaman savcım numaranızı Barlas'dan alırım en kısa sürede görüşmek üzere , tanıştığımıza memnun oldum" dediğinde , bende ayağa kalktım "bende memnun oldum amirim , en kısa sürede görüşmek üzere" dedim.
...
Mesai bittiğinde dosyayı yanıma alıp arabaya bindim. Eve dönerken kendime çiğköfte ve ayran alıp eve geçtim. Çiğköftemi yedikten sonra biraz Gece'yi sevip 2 saat kadar dosyayla ilgilendikten sonra sıcak bir duş alıp yattım.
İlahi bakış açısı
Kemal Atay yeni tanıştığı yeğeniyle gurur duyuyordu , asla Sena'ya (eski kız) benzemiyordu ortak bir noktaları bile yoktu ayrıca yiğenlerinede çok kızgındı Defne kırıldığını belli etmemeye çalışsada o da koskoca bir Pöh amiriydi insan duygularından çok iyi anlardı...
İlker , yeni kuzenine nasıl davranacağını kestiremediğinden direk resmi olarak kendini tanıtmıştı , diğer kuzenlerine göre (Defne'nin biyolojik abileri) Sena'yla uzaktan yakından alakası yoktu yinede kafası çok karışmıştı , en sonunda nötr davranmaya karar verdi ve konuyu kapattı.
Barlas ise günden güne kendi içinde Defne'yle Sena'nın ortak özelliklerini bulmaya çalışıyordu ama hiçbir ortak özelliklerini bulamıyordu yinede sert davranacaktı ne kadar kendisine itiraf edemesede yine aynı şeylerin yaşanacağından çok korkuyordu aynı diğerleri gibi...
Defne Türkeri'nden devam
Dün gece geç yattığım için gözlerimin altı morarmıştı , morlukları kapatıcıyla kapatıp kendime güzel bir kahvaltı hazırladım. Kahvaltıdan sonra uzun zamandır giymediğim sade bir takımımı giydim. Arabama binip karargaha geçtim, odama geçip dünkü dosyaya devam ettim , dosyada o kadar çok ayrıntı vardı ki gerçekten hepsini ezberlemek zordu. En sonunda Laura denilen kadının fotoğrafı karşıma çıktı , baya arkalarda kalmıştı resmi.
Kadını görür görmez şaşırdım tamam kadına benzediği için beni seçmişlerdi ama bu kadarını da beklemiyordum sadece saç rengimiz ve göz rengimiz farklıydı diğer fotoğraflarınıda görünce pek şaşırmadım her fotoğrafta farklı bir saç rengine ve göz rengine sahipti.
Aklıma dün Kemal amir bey amcanın bana dediği eğitim geldi , bende hem albayla tanışmak hem de eğitim için konuşmak amacıyla yeni albayın odasına gittim. Albayın postasına albayın müsait olup olmadığını sorduğumda bana müsait olduğunu söyledi. Kapıyı çalınca 'gir' komutuyla içeri girdiğimde karşımdaki kişiyle donup kaldım...
Umarım bölümü beğenirsiniz :)
İyi kalın hoşçakalın :)


