'Merhaba Ryan ve merhaba Ken,
ben Jimin.
Büyük çıkışınız için tebrikler. Hayranlarım videonu görünce heyecanlandı, bu yüzden çok teşekkür ederim.
Kıyafetimde harika göründüğünü görebiliyorum, bu gitar için çok teşekkürler.
Gerçekten sevdim bunu.
Barbie'yi izlemeyi dört gözle bekliyorum, yürü Barbie!'
-
Kaydın bitmesiyle gitarı yanıma koyup videoyu çeken hoseok'a dönüp heyecanlı bir şekilde "nasıl oldu nasıl oldu?" Diye bir soru yönelttim o ise birkaç ayarlama yapıp videoyu bana göstermek için yanıma koştu.
"Bence bu çok güzel oldu yayınlayalım bunu",bir türlü telafuzüm kötü olduğu için 15 dakika boyunca çektiğimiz videolardan memnun kalmamıştım e doğal olarak hobi hyung da sinirlenmişti ama sabırlı görünüyordu.
"Evet bunu yayınlayalım diğerlerine kıyasla çok daha iyi" söylediğim cümlemi duyan hyungum rahatlamış bir ifadeyle yanıma oturdu ve videoyu yayınladı.
Telefonu ceketinin cebine atıp ayağa kalktı gidiceğimizi anlayıp bende ayağa kalkıp arabaya doğru ilerledim.
Arabayı çalıştırıp park yerinden çıkınca hobi hyunga dönüp "şimdi napalım?" Diye bir soru yönelttim.
"Bilmiyorum birkaç evrak işi var onları halledicem istersen çıkışta kafeye gideriz" dedi bu seçenek cazip gelince başımla onaylayarak şirkete doğru sürmeye başladım.
Birkaç dakika sonra şirketin otoparkına girip park jimin yazılı özel olarak yaptırılmış bölüme gidip park ettim geldigimizi goren hobi hyungta çok oyolanmamış arabadan inmişti.
Bu ajans neredeyse bütün ünlülerin girip çıktığı bir yerdi burda olmamın tek sebebi kaliteli bir yer olması ha bir de ortam çok iyi yoksa buraya adımımı dahi atmazdım şirket sahibi tam bir şerefsizdi çalışanlarına resmen köpek muamelesi yapardı.A bu arada söylemeyi unuttum hobi hyung benim asistanım ama aramızda öyle bir ilişki yok -şirket sınırları içinde resmi davranmaya beni ikna etmişti-.
Derken şirkete girer girmez yolda gördüklerimle selamlaşıyor arada sohbet ediyorduk en sonunda asansöre ulaşınca oturup şükrettim -nerdeyse her gören selam verdiği için yarım saat sonra ulaşmıştık- halimi gören hobi hyung hafif kıkırdayarak gidiceğimizi katın düğmesine bastı.
İşim olmadığı için onun ofisine gittim o da tahminimce bazı kişilerden aldığı evraklarla buraya doğru geliyordu sonra da zaten oturup tamamiyle kağıtlara odaklandı.İşine odaklı olması sinirimi bozuyodu çünkü çok sıkıcıydı bu yüzden telefonumu çıkarıp sosyal medya hesaplarında gezinmeye başladım.
Aradan geçen yarım saat sonra tam selca çekicektim ki hobi hyung hafif bir şekilde omzumu dürterek kenara yığdığı birkaç dosyayı kalemle birlikte bana doğru uzattı zaten okumuştur diye okumaya gerek duymadan imzalamayı planlıyordum ancak hobi hyungun "okuyup anladıktan sonra imzala!" Uyarısına sıkıntıyla iç çektim ve dosyaları teker teker okumaya başladım.
Klasik belgelerdi ama yeni bir dosya dikkatimi çekti anlamayarak hyunguma dönüp "bu dosya nedir?" "o karışmış galiba.Seninle modellik için anlaşmak isteyen bir marka var ancak daha görüşmeye gelmediler şirket sahibinin acil işi çıkınca toplantıyı erteledik"."Toplantı günü belli olunca haber verirsin zaten,hadi çıkalım".
Hobi kafasıyla onaylayıp çantasını ve astığını bile görmediğim ceketini aldı zaten hazır beklediğim için imzaladığım belgeleri alıp hobi hyunga verdim o da gerekli kişilere verip birlikte otoparktan arabayı alıp birlikte şirketten uzaklaştık.
"Aaaa" hobi hyung aydınlanmamı duyunca irkilerek kafasını gömdüğü telefondan kaldırdı "of ödüm bokuma karıştı niye bi anda bağırıyosun?" Dediğinde arabayı çoktan kenara çekmiştim -sey iki işi aynı anda yapamıyorum dikkatim dağılıyor- ani bir şekilde oturduğum yerden yanıma dönerek "Hyuunng, kafeye gitmek yerine akşam gidiceğimiz bar için alışverişe gitsek? Saat o kadar da geç değil" dedim. O ise beni dinlerken göz teması kurmak yerine önüne bakarak "olabilirr geçen gün bir ceket gördüm üstüne cuk oturu- bi saniye" o da aynı benim gibi oturduğu yerden bana dönerek "akşam bara mı gidiyoruz?"
"Aaa bar mı demişim hiç hatırlamıyorum tanrının işi işte gitmek zorundayız" kıkırdayarak "tanrı gece kulübüne gitmen için seni mi ayarttı?" "Ee nolmus beni onayladın mı onayladın alışveriş merkezine gidiyoruz." Ardından önüme dönerek arabayı çalıştırdım. O ise homurdanarak "Aslında seni onayamadım ama hadi senin dediğin olsun" dediğinde yüzümde bir anda zafer gülüşü belirdi ardından alışveriş merkezine doğru sürdüm.
__________________
Bölüm sonu
ULAN COK MU KİSA OLDU BE