Son kez iyi okumalar 🦋
_______
Felix'den
O gün olanlardan sonra beni mi merak ettiniz? Ah aslında hiçbir şey değişmedi. O gün söz verdiğimiz şeyleri yapmaya devam ettik.. ve bu sonsuza kadar böyle devam edecekti zaten.
Chan hyung herkese babalık yapıyor, aramızda sorun olmasına asla izin vermiyordu. Aynı söz verdiği gibi bu aileyi bir arada tutuyordu.
Jisung ve Minho mu? Evet onlarda durum biraz karışık aslında. Minho hyung Jisung'a sayamadığım kadar çok evlilik teklif etmişti ama Jisung hepsini reddediyordu. Minho hyungu reddetmek hoşuna gidiyordu. Ama Minho hyung da asla vazgeçmiyor sabah, öğlen, akşam evlilik teklif ediyordu. Bu konuşma aralarında normal bir hal almıştı. Bana sorarsanız onları izlemek eğlenceliydi.
Hyujin... hayatımı bana yeniden kazandıran kişi.. o da söz verdiği gibi beni seviyor, her geçen gün daha çok seviyordu. İlk başlarda zorlanmıştı. Benim kanımla yaşamak ona çok ağır geliyordu. Canımı yakmak istemiyordu ama o benim canımı hiç yakmıyordu ki.
Tabii ya ben kaldım. Ben ne mi yapıyorum? Hyunjin'le hep cupcake yemeğe geldiğimiz deniz kenarını hatırlıyor musunuz? Hani Deniz ve Yıldızların, Hyunjin ve benim için buluştuğu o yerdeydim. Hyunjin'i bekliyordum. Söylediğine göre cupcake almaya gitmişti ve beni götürmemişti çünkü gittiğimde çok fazla tatlı yiyormuşum. Sadece her renk cupcake yiyordum o kadar.
Bugün tam bir yıl oluyordu. Hyunjin'in beni o lanet yerden kurtarmasının birinci yılı. İnanabiliyor musunuz? Bir laboratuvar'da tanıştığım adam şimdi yaşama sebebim. Anlamıştım zaten o gün orada, onun parlayan gözlerini gördüğümde anlamıştım bu adamın hayatımın baş köşesinde yer edineceğine.
İşte geliyor, harika gülümsemesiyle elinde tatlılarımızla geliyor. Hyunjin'i de çok seviyorum ama biliyorsunuz tatlı olmadan insanlar yaşayamaz. Tabi Hyunjin olmadan da yaşayamam o başka konu.
H: "Al bakalım sarı olan senin"
F: "Ne yani herkes için bir tane mi aldın?"
H: "Evet"
F: "Acımasızsın Hwang Hyunjin"
Mükemmel gülümsüyordu, kusursuz bir şekilde. Güneş batmak üzereydi. Bu manzarayı izlemek, özellikle yanımda Hyunjin varken izlemek huzur vericiydi.
H: "Bugün bir yıl oluyor demek ha"
Gülümseyerek başımı onaylar anlamda salladım. Hatırlıyor olması beni mutlu etmişti. Biz sessizce tatlılarımızı yerken güneş tamamen batmıştı.
F: "Hyunjin"
Seslendiğimde bana dönmüş ve yüzünde anlam veremediğim bir gülümsemeyle bana bakmıştı.
H: "Seni bulalı bir yıl oluyor ama hala küçük bir bebeksin Felix."
Anlamadığımı belli etmek için kaşlarımı çattığımda, elini yüzüme hafifçe yaslamış ve baş parmağıyla dudağımın kenarını temizlemişti.
Şimdi neden sırıttığını anlıyordum. Dudağımda tatlı kalmış. Ben de ona karşı gülümsemeye başlamıştım. Ama benim gülümsemem asla onunki kadar mükemmel olmayacaktı.
Elini yüzümden çekmiş, işaret ve baş parmağıyla çenemi okşamıştı. Sonrasında yüzümü kendi yüzüne yaklaştırıp, dudaklarımızı birleştirmişti. Etrafımızda onlarca insan vardı ama ben geri çekilmek istemiyordum. Öpücüğüne karşılık vermiştim. Dudaklarımız ritmik olarak hareket ediyordu.
M: "Hop hop gençlik nereye gidiyor böyle. Gidin evinizde yapın"
Sesinden Minho hyung olduğunu anlamıştım. Hyunjin'le benim omzumdan tutmuş ikimizi de uzaklaştırıp ortamıza oturmuştu.
M: "Hadi eve dönün orada devam edin ben burada Jisunga evlenme teklifi edeceğim."
J: "Kabul etmeyeceğim"
Jisung da konuşarak gelmiş ve yanıma oturmuştu. Hyunjin Minho'ya onu öldürecekmiş gibi bakıyordu. Aslında hep böyle bakıyordu ama en çok da Minho hyungu önemsiyordu.
H: "Jisung şunun teklifini kabul et artık biz de rahat öpüşelim"
Bana bakmıştı tabi ben o sırada utançtan kızarmakla meşguldüm. Konuyu değiştirmek en iyisi olacaktı.
F: "Chan hyung nerede?"
Soruma karşıt Minho elini omzuma atmış ama Hyunjin beni kolumdan tutarak kaldırmış ve kendi yanına oturtmuştu. Minho hyung ise yemedik sevgilini bakışları atıyordu.
M: "Chan hyungu sorma Felix, artık güneş batar batmaz evden kaçıyor. Kesin manita yaptı"
J: "Karışma adama bırak gitsin nereye gidiyorsa"
M: "Merak ediyorum ama"
Minho hyung sırıtarak Jisung'a bakmış ve daha fazla yaklaşmıştı sevgilisine.
M: "başka neyi merak ediyorum biliyor musun?"
J: "bilmiyorum"
M: "Evlenme teklifimi kabul edersen söylerim"
Bu halleri çok komikti. Jisung'un teklifi ne zaman kabul edeceğini merak ediyordum. Ama Jisung yine gözlerini devirmiş ve diğer tarafa bakmıştı.
J: "Sanırım artık Chan'ı merak etmenize gerek yok gibi"
Jisung mırıldanarak konuştuğunda hepimiz Jisung'un baktığı tarafa bakmıştık.
Chan hyung yanında birisiyle dondurma yiyerek bize taraf geliyordu. Sanırım bizim burada olduğumuzdan haberi yoktu ki yüz ifadesi şaşırmış gibiydi.
Elinde dondurmasıyla durmuş, şok içinde bize bakıyordu. O durduğu için yanındaki kişi de yürümeyi durdurmuştu. Minho hyunga baktığımda ağzı açık bir şekilde karşımızdaki ikiliye bakıyordu. Hyunjin ve Jisung'a baktığımda onların da Minho hyung'tan bir farkları yoktu.
Ortam giderek daha da garip bir durum alıyordu. İki taraftan da kimse konuşmuyordu. Ve artık Chan hyung'un yanındaki kişi de paniğe kapılmış şekilde bize bakıyordu. Sessizliği bozan Minho hyung olmuştu. O olmazsa saatlerce böyle kalacaktık.
M: "Yaah Chan sen ne zamandandır dondurma yiyorsun?"
Yani ne bileyim burada ne işin var diye sorabilirdi. Ya da en önemlisi yanındaki kişi kim diye de sorabilirdi. Dondurma ne alaka? Minho hyung işte.
Chan hyung bir elindeki dondurmaya bir de yanında sessizce duran bedene bakmıştı. İkisi de bize doğru yürümüş ve tam önümüzde durmuştular.
C: "Seungmin sevdiği için almıştım."
Seungmin mi? Yanındaki kişiden mi bahsediyordu.
M: "Sana evde bir tek kurt eksik dediğimde, gidip kendine kurt bulacağını sanmamıştım."
C: "Seni mi kıracaktım?"
Kurt mu? Yanındaki kişi kurt muydu? Hemen Hyunjin'e baktım. Dikkatle Seungmin'e bakıyordu. Kurt olduğunu anlamış olmalıydı zaten. Benim de anlamam gerekirdi ama biliyorsunuz kurt tarafım bastırılmış durumda.
J: "Otursanıza konuşuruz, hem bizi Seungmin'le tanıştırırsın"
Aramızdaki en mantıklı kişi hep Jisung olmuştu ve hep de o olacaktı.
Şimdi Hyunjin yanında ben, benim yanımda Minho hyung, onun yanında Jisung, Jisung'tan sonra da Seungmin ve Chan hyung oturuyordu. Herkes karşıdaki denizi izliyor, kimse konuşmuyordu.
Chan hyung elini Seungmin'in beline atmış, kendine yakınlaştırarak konuşmaya başlamıştı.
C: "Bu Seungmin, yaklaşık 5 aydır sevgiliyiz"
Herkes dikkatle onları dinliyordu ben de dahil.
C: "Tanışma hikayemiz biraz karışık ama oldukça eğlenceli. Bunu başka zaman anlatacağım. Ve sizinle de tanıştıracaktım zaten ama bu kadar erken olmasını beklememiştim."
Minho hyung eğilmiş ve Chan hyung'un yüzüne ciddi yüz ifadesiyle bakmıştı. Soru soracakmış gibiydi. Ama sonra kafasını Jisung'a taraf çevirmişti.
M: "Evlen benimle"
Jisung gözlerini büyütmüştü sus anlamında. Sanırım Seungmin'den çekiniyordu.
M: "Evlen benimle Jisung. Bu Chan benden önce evlenirse depresyona girerim"
Herkes sesli bir şekilde gülmüştü. Seungmin de. Sanırım bize çabuk alışacaktı.
C: "Bak canım bu Minho. Deli değil sadece Jisung, aşkından onu deli etmiş"
Seungmin gülümseyerek Chan hyunga bakmıştı.
S: "Benim sana yaptığım gibi mi?"
M: "Ohaaağğ. Hıza bak. Jisung evlen benimle"
Jisung bıkkınlıkla elini alnına atmıştı. Chan hyung ise başını onaylar anlamda ağır ağır sallamış ve Seungmin'in elinden tutarak ayağa kalkmıştı.
C: "Biz şimdi gidelim, başka zaman doğru düzgün bir aile yemeğinde tanıştırayım sizi Seungmin'le"
Herkes başını sallamıştı ve vedalaştıktan sonra gitmiştiler.
Hyunjin de beni elimden tutarak ayağa kaldırmıştı.
H: "Hadi biz de eve gidelim geç oldu."
F: "Ne güzel oturuyorduk ya"
H: "Biraz daha Minho'nun yanında kalırsam ben de ikide bir sana evlilik etklifi edicem"
Eğilip burnumdan öpmüştü. Bu tatlılığı karşısında ona karşı çıkamazdım adımlarına uyum sağlayarak yürümeye başladım.
M: "Evde ne yapacaksınız?"
Bağırarak arkamızdan konuştuğunda ne ima ettiğini anlamıştık ve Hyunjin de Minho'ya taraf bağırarak konuşmuştu.
H: "Sana ne?"
M: "Yok yani özel bir şey yapacaksanız gelmeyelim eve"
Yanaklarımın kızardığını anlamam zor olmamıştı. Hyunjin bir şey demeden yürümeye devam ediyordu ben de ona ayak uydurmaya çalışıyordum.
M: "Felix abicim tehlikedeysen "Minho hyungla evlen Jisung" diye bağır anlarım ben"
Bu sefer Hyunjin de, ben de Minho hyunga taraf gülümsemiştik ve yürümeye devam etmiştik.
Uzun süren zor günlerimden sonra kocaman bir aileye sahip olmuştum ve bu aile giderek büyüyor, her geçen gün daha da güçleniyordu. Benim maceram sevdiklerimle birlikte sonsuza kadar devam edecekti...
_______
Minho'yla kendim evlenecem ya aşdöwşfmwş.
Neyse arkadaşlar yeni fic yazıyorum okuyup, oy verenin anlından öpücem.
Başka özel bölüm gelir mi bilmem. Keyfim ve kahyasıyla konuşmam gerekecek.
5k okunma olduğumuz için öpüyorum herkesi 🥺🫂












