İçeriğe geç

Savaş sonu

Bölüm 18 · 6 dk okuma

Savaş sonu

Bölüm 18

Büyük oyun

Sung ho dan...

Çadırımda yaşanan olaydan sonra tedbir almış herkesi uyarmıştım ve abim bu durumu duyar duymaz beni yanına çağırdı gitmek için üstüme zırhımı giyip çadırımdan ayrıldım. Abimin olduğu büyük çadıra geldiğimde kumaşı itip içeri girdim. Abim beni görünce baştan aşağı süzdü ve konuşmaya başladı.

Yara almamışın? Sesinde ki ima ve şüpe sorgular gibiydi ve konuşmaya başladım.

Yara almam seni şüpeyemi düşürdü kralım? Abim sinirlerini hakim olamadan bı anda bağırarak konuşmaya başladı.

SEN NASIL ASKERSİN Ki YARA ALMADAN DÖNDÜN !!!! Dedi sesi gür ve güvensizdi bana karşı. Anlaşılan düâmanlarım bana oyun oynucak kadar aklını yitirmişti. Tekrar konuştum.

Ben yıllarca köpek gibi yetiştirildim ve yara almayı yılladır çok iyi bildim ve en önemlisi ne biliyomusunuz kralım ben köpek gibi yetiştirilirken yara almıcak kadar eğitildim. Sahibim bana gel dedi gittim ve ben ihanet edmicek kadar hayatımdan vaz geçtim. Bı daha sor sorunu ben nasıl askerimde yara almadım !!!! Diye bağırdım ve abim oturduğu tahtan kalkıp yüzüme yumruk attı ben sesimi çıkarmadım o bir yumruk daha attı. En sonunda tekrar konuştu.

Sung ho yu esir alın bu hayini kraliyette icabına bakılacak. Askerlerinide esir alın dedi ve iki asker yanıma gelicekken elimi kaldırıp durdum ve konuşmaya başladım.

Bir gün öldürdüğün onca şey dirilir kralım ama şunu unutma yaptığın herşeyin sorumlusu sadece karşı taraf değildir. Dedim ve çadırdan çıkıp esir çadırına doğru ilerledim ve o sırada bağıran askerlerim ve onları susturmaya çalışan askerler vardı. Sesleri arkamda bırakıp çadıra geçtim ve hançerim kılıcımı aldırlar ve üstümü kontrol edip çadırdan ayrıldılar. Bende yere oturup gözlerimi kapadım. Ve annemin şu sözü geldi aklıma.

Eğer haksızlığa uğradığını iddia edildi işe oğlum sus çünkü doğru yalanın altında kalmaz.

⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️

3. Gün sonra....

Sung ho dan..

Üç gündür süren esirliğim artık kraliyet gitmemle ipek yolu ticaret sınırında bitmişti. Beni alan askerlerle çadırdan ayrıldım ve üç gündür su verilen askerlerimin harap hali komutanlığımı sorgulatıyordu bana. Atllara bindirildik ve kraliyet yol alacakken abimin sesini duydum.

Ne o komutan açlık yaramadımı? Gür kahkası ve askerlerinin sırıtış abime kin beslememe neden oluyordu. Sakın bir sesle konuşmaya başladım.

Üç günlük açlığı iyi bilirim çünkü bana yemek verilmediği zamanlarda gururum kalkıp yalvarmazdı ama öyle bir gün geldi ki yanımdaki gururnu unuttu bir parça ekmek istedi ama sonuda gene o pişman oldu. Abim nedemek iatediğimi anlamıştı ve sınırını attan çıkarıp komutunu verdi ve at süratle ilerlemeye başladı. Yavaş yavaş hepimiz hareket ettik ve krallığa varana kadar iki gün geçmişti. Uzun bir yolculuk sonrası kraliyet geldiğimizde kapılar açıldı ve sinsice sırıtarak bakan baş harp ve soğuk kanlı duran babam vardı karşımda. Baş harp o sinsi sesiyle konuşmaya başladı.

Bildiğim kadarıyla köpekler ihanet etmezler ama edenlerde varmış? At durduğunda aşağıya indim ve baş harbe ilerledip ve konuşmaya başladım.

İhanet eden köpekler olsaydı şuan göz koyduğunuz taht sadece hayal olarak kalmıştı baş harp. Baş har sinsiliğini artık öfkeye bırakmış dişlerini sıkıyordu ve babam konuşmaya başladı.

Her ne işlediysem sung ho cezan verilecek ve en önemlisi cezanı bizzat ben vericem. Dedi babamın sözlerinden sonra ona döndüm ve selam verip konuşmaya başladım.

Cezam elbet kesilir ama eğer kesilmezse ben bana yapılan cezayı kesmesinide bilirim kralım. Dedim ve babam askerlere komut verip beni cezamın kesileceği yere getirdiler ve dizlerimin üstüne çöküp tek tek askerlerine baktım ve başımı babama ,abime ,baş harbe ve divandakilere dolaştırdım. En sonuda babam başıyla komut verdi ve köz bir ateş ve demir geldi önüme ve babam konuşmaya başladı.

İtraf edene kadar dağlayın . Dedi ve askerler beni kaldırıp sandalyeye oturtup ellerimi arkada birleştirip bağladılar. Közden kızaran uzun demiri çıkarmışlardı ve önce baçaklarıma basmaya başladılar ve inleyip her defasında dişimi sıkmıştım. Anlımdan dökülen terlerden ve bedenimdeki izlerden nefes alamz hale gelmiştim ama ben küçükkende bubyaraları almıştım. Babam tekrar konuşmaya başladı.

Hala itraf etmicek mısın? Dedi ve bende başımı kaldırıp konuşmaya başladım.

Yapmadığım birşeyin itrafı olsaydı ederdim ama yapmadığım şeyler için itrafım yok kralım. Dedim babam tekrar komut verdi ve bu sefer köz ateşi kollarımdan ve bacaklarımdan sonra göğsüme bastırıcakken bı anda kraliyetin kapısı açıldı ve içeri sunyag girdi.

⚔️İpek yolu ticaret sınırı esirliğim ilk gecesi

Sung hodan...

Gözlerimi kapamış gece sesizliğini dinlerken gine ayak sesleri duyuyordum ve soğuk kanlı bir şekilde geleni bekledim ve gelini biliyordum. Ve gelen kişi konuşmaya başladı.

Napmam gerekiyor kralım? Dedi o yorgun ve harp sesiyle gözlerimi açtım ve ona baktım ve tam karşımda ayakta duruyordu. Sakince konuşmaya başladım.

Önce soğuk kanlı ol ve dediklerimi yap. Dedim başını salladı ve konuşmaya başladım.

Dam yan köyüne git ve orda ki yaşlı ihriyerı bul ve çadırıma giren adamı saklamasını söyle ve sonra gidip kraliyeti ve askerleri kontrol et ve gizlice odama gir ve odama girdiğinde sağımdaki kitaplıkta ki kanlı mektubu alıp baş herbin odasına gece koy ve benim ağzımdan orduya kralın derdest edilemsini söyle ve ben kraliyet gittiğimde babamın bu sözleri söyleyenin ben olduğumu sanmasını sağla ve sonra baş harbin herkesten önce duymasın sağlaman gerekiyo. Sonra Dam yan köyüne gidip konuştuğun ihtiyardan bir mektup var ve onu işte sonra kraliyet gelip krala göster ve içindeki yazıları görmesiyle beni serbest bırakacaktır. Dedim ve beni ciddiyetle dinledi ve selam verip çadırdan ayrıldı.

Şimdi ki zaman ....

Sung hodan...

Sunyagın içeri girmesiyle herkes ona dönmüştü ve içeri giren sunyag atından inip selam verdi ve konuşmaya başladı.

Kralım ben komutan sung honun askeri sunyag size bir mektup getirdim. Dedi ve mektubu askerlerden biri alıp krala verdi. Kral inceleyip şaşkın gözlerle bana bakıyordu ve konuşmaya başladım.

Anlaşılan hatam olmayan bir bedel ödedim kralım. Dedim alaylı bir sesle bama konuşmaya başladı.

Komutan sung hoyu ve askerlerini çözün. Dedi ve sunyag askerlerden önce davranıp elimdeki ipleri çözdü ve ayağı kalkıp acı bir inlemeyle konuşmaya başladım.

Bir gün tahta geçecek olan kral le min do umarım babanız gibi hatası olmayan insanları yargılamazsınız diycem ama siz zaten babanızdan önce yapmıştınız. Dedim ve sunyagla ilerlemeye başladım. Odama geldiğimde sunyag beni yatağıma yatırdı ve konuşmaya başladı.

Kralım üstünüzü değiştirmemiz lazım . Dedi uzandıgım yerden konuşmaya başladım.

Şifacı çağır yaralarıma bakarken o değiştiri. Dedim ve sunyag hızlıca odamdan ayrıldı ve bir süre sonra odama giren sunyag ve şifacıyı gördüm . Şifacı yaralarıma bakıp merhemi sürdü ve üstümdekilerden kurtulmamı sağladığı. Odadan çıkan şıfacıdan sonra uykunun esiri oldum ve kabusa bıraktım kendimi.

Yazar anlatımıyal...

Sung ho bir ormanda üstünde beyaz Joseon-ot tuyla karanlık ormanda etrefına bakıyordu. Bı anda sesler yanlılandı ve kulağını kapatan sung ho bi anda bağırarak konuşmaya başladı Susun artık !!! Diye gür birşekilde bağırdı ama fayda vermedi çünkü sesler yankılanır içinde kalır insan ve bir ölüceğinj bile bile seslere kulak verir. Sung ho bi anda arkasında daha yıllar önce sevdiği kadın hanayı gördü. Sung ho aradığı ama kavuşamadığı kadının ona sevgi ve merhametle baktığını görür ve sevdiği kadına yaklaşarak konuşmaya başlar.

Rüyasın ama hala karşımdasın hana. Dedi karısı olmasını istediği kadına ve sevdiği kadın konuşmaya başladı.

Rüyayımn sevgilim ama bilki bu rüyada birtek ölü ben değilim. Der sung ho anlamaz şekilde sosrar

Senden başka kim ölü bu rüyada. Diye sorar ve hana konuşmaya başlar.

Arkamda bıraktığın kadın bu rüyanın ikinci ölsü sevgilim. Der ve sung ho arkasını döner ve sunyagı görür ve onu süzdüğünda bı anda ağzından kanlar boşalır ve yere diz çöken sunyagın başında kılıcıya abisi le min doyu görür. Sunyag cıkız sesiyke konuşmaya başladı .

Affedin kralım. Der sung ho korkuyla sunyaga ilerleyip ona doğru eğilip onu kucağına çeker ve konuşmaya başlar.

Ne için af istiyorsun? Diye sorar ve sunyag konuşmaya başlar.

Çünkü ben sevdiğiniz kadını koruyamadım. Der sung ho buz keser ve konuşmaya başlar.

Ne..ne neyde

bahsediyorsun ? Der ve bı anda sung ho ter içinde uyanır ve başında bulur ve ona bakarak gece boyu tek birşey düşünür.

Sen kimsin sunyag...

Bölüm sonu

3 yorum