Mikasa'nın ağzından
Erene otobüs aromalı içli köfteleri yedirmemin üzerinden bir hafta geçmişti. Hala aklıma geldikçe kahkahamı tutamıyordum.Dersin ortasında aklıma gelince yine gülmemi tutamayarak başımı sıraya koydum ki kimse görmesin. Deli sanarlardı. Başımı sıraya koyunca bir şeyi farkettim. Önceden eren aklıma geldiğinde içimi tarifsiz bir his kaplardı. Onu özlerdim ama artık bu his yoktu. Aklıma gelince sadece salaklığına gülüp geçiyordum. Bu durum beni biraz üzsede böylesi daha iyiydi. Erenle aramızda bir şeylerin olması mümkün değildi. Erenin tavırlarından bunu net bir şekilde anlamıştım. Bu durumu kabullenip devam edecektim.
Zilin çalmasıyla sashayla beraber kantine doğru yürümeye başladık. Yürürken gözüm hangeye takıldı arkadaşlarıyla sohbet ediyordu beni görünce el salladı bende karşılık olarak el salladım. Kantine indiğimizde
Sashayla her zamanki masamızda otururken telefon çaldı sasha efendim diyerek açtı konuşanı dinleyip " gelsene sende kantine " dedi . Karşı taraftaki kabul etmiş olacakki onu getirmeye gitmek icin kalktı ve merdivenlere doğru ilerlerdi. Sashayla beraber gelen kişi jean di. Sasha nın dersaneden arkadaşı bir kaç kez sasha nın yanında görmüştüm ama bu kadar yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim. Onun dış görünüşü dikkat çekiciydi, ama sadece yüzüyle değil, duruşuyla da. Saçları, doğal bir dağınıklıktaydı ama bir o kadar da bakımlıydı. Koyu kahverengiydi, ve hafif dalgalanmış, sanki hiçbir zaman tam olarak düzgün yapılmamış gibiydi. Ama bir şekilde ona yakışıyordu. Yüzü, keskin hatlara sahipti; çene çizgisi belirgin, burnu ise oldukça düzgün. Gözleri, derin ve dikkatli bakıyordu; bir anda ne hissettiğini ya da düşündüğünü anlayamayacağınız kadar yoğun bir bakış. Özellikle kaşları, ifadesine fazlasıyla güçlü bir anlam katıyordu.
Vücut yapısı da dikkat çekiciydi. Omuzları geniş, boynu ise uzun ve sağlam görünüyordu. Her hareketi bir tür özgüven yayıyor gibiydi. O kadar düzgün duruyordu ki, sanki her adımını ölçerek atıyordu. Giysileri de özenliydi, üzerine giydiği forma tam oturmuş, vücut hatlarını belli etmiyordu ama yine de her şey uyumlu ve rahat görünüyordu. Onu bir yerde görseydim, herhalde uzun süre bakmadan geçemezdim
"Bu kadar dikkat çekici birine hiç dikkat etmemiştim," diye içimden geçirdim. Bu sırada sasha ve jean masaya ulaşmıştı sashanın dürtmesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Ona bakınca yüzündeki hınzır gülümseyi farketmeden edemedim.
"Jean bu mikasa ,mikasa bu da jean öyle işte tanışın lo kendiniz " dedi sasha her zamanki haliyle.
" Merhaba jean memnun oldum " dedim
" Merhaba bende memnun oldum mikasa" dedi. Sesi çok erkeksiydi bu yaşta bu karizma inanalıcak bir şey değil di. Oysa salak eren'in ne tipi vardı ne de sesi. Ah tamam tipi vardı ama bunun farkında olan bir pi*ti. Neyse ne ya umrumda değildi.
"Sen sasha ile aynı dershaneye giddiyordun değil mi ?"
" Evet maalesef " dedi çarpık bi gülüşle .sasha " maalesef mi vay köpek defol lan ".
"Tamam tamam iyiki ayni dersanedeyiz hahhaaha"
Gülmeye başlamasıyla bende istemsizce onlara katıldım. Sohbet muhabbet derken zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiştim. Öğlen arasını bitiren zilin sesiyle vedalaşıp sınıflarımıza doğru yürümeye başladık. Jeanın sınıfı 2. Kattaydı bizden ayrıldı. Onun ayrılmasıyla sasha bana sokulup "Ne iş" diye fısıldadı. Anlamayarak ona baktım "ne ne iş?"
"Hadi hadi anlamamazlıktan gelme jeanla gelirken farkettim ben jeana bakıyordun ."
" Sen jeanla gelirken kime bakacağım Allah'a mı tövbe estağfurullah "
" Gözünü ondan ayırmadın anlamadık sanki"
" Ya sadece dalmışım ne var "
" Yüzücü olsan dalış rekoru kırardın be sadece dalmışmış"
" Abartma ya daldım dedik ya"
" Neyseeeehhh öyle olsun ." Dedi iğneleyici bir sesle sasha. Sırama oturunca bir düşündüm gercekten o kadar bakmış mıydım? Ama çocukta yakışıklıydı be ona bakmayanda ne biliyim yaani. Çok ta üstüne düşünmeye gerek yok kim olsa bakardı. Bakardı değil mi???.
