İçeriğe geç

Sasageyo

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Sasageyo

Bölüm 18

Rüzgar esintisi

Mikasa'nın ağzından

Neden bilmiyordum ama kalbim benden bağımsız çok hızlı atıyordu. Erenin düşüncesi bile her zaman olduğu gibi şimdide tüm dengemi alt üst ediyordu. Makarna için üzerine koyduğum su oldukça ısınmıştı yüzüme vuran sıcak buhar birden pencereden esen soğuk rüzgarla karşılaşınca istemsizce içim ürperdi. Rüzgar saçlarımın ahenkle dans etmesine neden oluyordu. Birbirine giren saçlarımı tepemde toplayıp sıcak suya haşlanması için makarnaları koydum. Ama o da ne su hiç kalmamıştı neredeyse sanırım uzun süredir su buharlaşıyordu. Ahhh eren bana ne yapıyorsun sen böyle? Hızlıca makarnaları koyduğum tencereyi alıp üzerine su doldurdum. Ne var yani bizim makarna da soğuk suyla haşlansın ne olacak? Umarım bir fark olmaz yoksa annem beni gebertirdi.Tencereyi tekrar ocağa koyacakken kafama bir tepik yememle arkamı döndüm.

"Off anne ne yapıyorsun sen yaaa!"

"Bağırma kızêê ne oldu bu makarna kaç saat oldu haaa!?"

"On dakika işte az beklesin Levi bey ölmez herhalde"

"Üç saat oldu Mikasa hanım çocuk zaten babanın işine yardım etti yorgun argın okuldan da yeni gelmişti bir makarna yapamadın!!"

"Sanki levi senin çocuğun bu ne sevgi annee" dedim dudak büzerek.

"Çok konuşma çabuk ol."

"İyi be zaten ben sadece hizmetçiyim ya"

" Bu saatte sokaklardan yeni eve geliyorsun eline hiç bir işe sürmüyorsun gelince dee odanı bile toplamadan gidiyorsun okula. Kıyafetlerin ayaklar altında hep. Nasıl koca bulacan bu tembellikle sen??"

"Off anne başlama yine. Oldu bu Levi ye götüreyim bunu da zıkkımlansın."

Annemin arkamdan söylediği güzel şeyleri (!) umursamayıp levinin önüne yemeği sertçe bırakıp karşısındaki koltuğa oturdum. Ters ters bakış atıp yemeğini yemeye başladı Levi. Şu an hiç onu düşünecek değildim. Yemeğini bitirip yanıma gelip oturdu Levi.

"Nerden geliyorsun sen bu saatte."

"Pardon da sana ne oluyor?"

"Merak ettiğim için değil heralde gruba ödev atmışlar telefonum bozuldu ver seninkiyle bakayım."

"Al bak" dedim telefonu eline vererek. Daha vereli çok olmamıştı ki telefonumun bildirim sesi kulaklarımı doldurdu. Leviye döndüğümde sinirden ateş gibi yanan gri gözleriyle bana bakıyordu.

"Aşağı in geldim?????"

"Ver bana telefonumu."

"Bana bak mikasa eren ne alaka bu saatte böyle bir mesaj sana atmış!"

"Bağırma bee evlerinde aldığım makarnayı unutmuştum onu getirecekti."

"Lan sen onun evine mi gittin!"

"Geri zekalı mısın bağırma dedim sana."

"Mikasa!"

"Hangeyle gittim eren yoktu o zaman unutunca hangeye mesaj attım abim getirir dedi." Allah'ım umarım çarpılmam yalanımdan dolayı.

"Hange mi?" derken birden bakışları yumuşadı levi'nin tekrar koltuğa oturdu.

"Ee" dedim anlamayarak.

"Yok bir şey çabuk git al gel " neden böyle dediğini anlamadım ama ereni daha fazla bekletmemek için hızlıca kapıya doğru ilerledim. Tam çıkacakken havanın soğuk olduğu aklıma geldi üzerime bir şey alırken askıda erenin bana verdiği kırmızı atkı gözüme çarptı. Boynuma dolayıp aşağıya indim. Kalbim yine iş başındaydı.

Bölüm sonu

1 yorum