İçeriğe geç

Sarkaç

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Sarkaç

Bölüm 2

Sesizlik

Gece olunca hastane daha sessiz oluyor. Sessizlik insanın içini büyütüyor. Elif nöbet masasındaydı. Ben onu izlediğimi belli etmemeye çalışıyordum. — Bakma. dedi içimdeki ses. — “Neden?” diye sordum içimden. — Çünkü bakarsan bağlanırsın. — “Bağlanmak kötü mü?” — Asker için evet. Tavan lambası yine sallanıyordu. Sağ. Sol. Sağ. Sol. Sarkaç. Hayatın ortasında asılı kalmış gibiydim. Ne tamamen hayattaydım ne de savaşın içindeydim. “Uyumadınız mı?” dedi Elif. “Alışkanlık,” dedim. “Sessizlikte uyuyamam.” “Ben de,” dedi. İkimiz de sustuk. İki yabancı insanın paylaştığı en dürüst şey bazen sessizliktir. Sonra içimdeki ses fısıldadı: — Bu hikâye burada başlayacak. “Ne düşünüyorsunuz?” diye sordu Elif. “İnsan,” dedim, “yaralanınca mı kendini daha çok hisseder?” Elif cevap vermeden önce düşündü. “Evet,” dedi. “Çünkü acı yalan söylemez.” İçimdeki ses güldü. — Tehlikeli biri. Seni anlayabilir. O an anladım. Ben vurulduğum için hayatta kalmamıştım. Onunla tanışmak için kalmıştım. Ve sarkaç ilk kez durur gibi oldu.

Bölüm sonu

5 yorum