Gece olunca hastane daha sessiz oluyor. Sessizlik insanın içini büyütüyor. Elif nöbet masasındaydı. Ben onu izlediğimi belli etmemeye çalışıyordum. — Bakma. dedi içimdeki ses. — “Neden?” diye sordum içimden. — Çünkü bakarsan bağlanırsın. — “Bağlanmak kötü mü?” — Asker için evet. Tavan lambası yine sallanıyordu. Sağ. Sol. Sağ. Sol. Sarkaç. Hayatın ortasında asılı kalmış gibiydim. Ne tamamen hayattaydım ne de savaşın içindeydim. “Uyumadınız mı?” dedi Elif. “Alışkanlık,” dedim. “Sessizlikte uyuyamam.” “Ben de,” dedi. İkimiz de sustuk. İki yabancı insanın paylaştığı en dürüst şey bazen sessizliktir. Sonra içimdeki ses fısıldadı: — Bu hikâye burada başlayacak. “Ne düşünüyorsunuz?” diye sordu Elif. “İnsan,” dedim, “yaralanınca mı kendini daha çok hisseder?” Elif cevap vermeden önce düşündü. “Evet,” dedi. “Çünkü acı yalan söylemez.” İçimdeki ses güldü. — Tehlikeli biri. Seni anlayabilir. O an anladım. Ben vurulduğum için hayatta kalmamıştım. Onunla tanışmak için kalmıştım. Ve sarkaç ilk kez durur gibi oldu.
Bölüm 2
Sesizlik
Bölüm sonu
5 yorum
Profesyonel gibi yazmışsın çok iyii
1YanıtYeni bölüm!
1YanıtAyy bir yazamadım olay örgütü hızlı gelişmiş daha tane tane işleyebilirsin olaylar ama yine de eline emeğine kalemine sağlık 🥰
1YanıtYine de eline emeğine kalemine sarılır
Güzel yazmışsınız olay örgütü çok hızlı gelişiyor okuma razı yavaş yazabilirsin
1Yanıt


