"Anne nasıl bağırıyor ama. İzleyenler filmden değil Arasın bağırmasından korkuyorlardı." Oğuz abimin abartarak annemle babama, Arasın filmdeki hallerini anlatıyordu.
"Abartma, abi onlar senin yüzünü gördükleri içindir. Pişmiş kelle gibi sırıtıyordun." Aras abim kendini savunmaya çalışırken bir anda işaret parmağını Oğuz abimle bana sallamaya başladı.
"Siz, siz varya hainsiniz hain. Siz orda bana güyordunuz demi."
"Benim seninle aramda Eda ve Demir vardı ben seni nasıl göreyim." Diyerek kendini savunan Oğuz abimle, Aras abimin bakışı bana dönmüştü.
"Filme ben gitmeyi isteyip bir de sana mı gülücem abartma istersen abi. Ben ekrandan başka bir yere bakmadım."
"Niye gülüyordunuz o zaman."
"Eda yüzünden güldük."
"Benim yüzümden mi asıl senin yüzünden güldük."
"Tabi ki senin yüzünden güldük. Mısırı bana atıp korkutmaya çalışmadın mı?"
"Çalışmadım mı?'
"Çalıştın tabi sonra ben sana mısırı atınca tam ağzına girdiği için gülme tuttu ya. Tabi çok iyi bir nişancı olduğum da doğrudur."
"Doğru hepsi senin harika nişancılığından."
"Heeeee öyleyse tamam." Aras abim, Oğuz abimin attığı yalana hemen inanıp yemeğine geri döndü. Diğerleri ise Oğuzun attığı senaryoya gülmemek için zor duruyorlardı.
Yemek güle oynaya bitmişti. Eda, Burakla buluşmaya gitmek için onlardan ayrılmış diğerleri ise yorgun oldukları için eve gitmişti.
🎗️
Siz: Nerede kaldın?
Siz: Burak baksana
Siz: Beni çağırıp gelmemezlik yaparsan gebertirim seni
Siz: Buraaaaak
Burki: Ne Buraaaaak Burak
Burki: Gelcem da gelcem
Burki: Trafik var heralde keyfimden gelmemezlik yapmıyom
Siz: Heeeeee
Burki: Heeee tabi
Siz: Ne zaman gelicen
Burki: Trafik var dedim ya
Siz: Saat ver saat
Burki: Yarım saate oradayım.
Siz: Yarım saati aşarsa kalkar giderim
Burki: Biliyorum.
Burki: Yaptığın kahpelikleri hâlâ unutmadım.
Siz: Pardon ne kahpeliği
Siz: Sende adam olsaydın dediğin saatte gelseydin
Siz: Ben seni beklemek zorundamıyım.
Burki: Bu huyunu sadece bana yapsan gebertirdim seni de
Burki: Herkese aynısın bir şey diyemiyorum.
Siz: Lannnn
Siz: Sen araba kullan mıyormusun?
Siz: Kaza yapıcannn
Burki: Trafik var ya gitmiyo arabalar
Burki: Malın biri duran arabaya vurmadığı taktirde kaza yapamam.
Siz: Tamam
Siz: Sen yine de telefonu bırak
Burki: Yazma o zaman
Siz: Tamam yazmıyom
Burki: Yazma
ErdemAy: Bir kafede ekilmiş bir kadın üzücü.
Siz: Ekilmedim.
Siz: Arkadaşımı bekliyorum.
Siz: Bir dakika
Siz: Sen benim kafede tek oturduğumu nereden biliyorsun?
Siz: Nerdesin sen?
ErdemAy: Merak etme seni takip etmedim
ErdemAy: iki arka çapraz masandayım.
Siz: Belki takıntılı bı sapıksın beni takip ediyorsun.
Siz: Bilemem
ErdemAy: İlk sinirliydim şimdi sapık oldum var mı daha bana söylemek istediğin
Siz: Var ama bana kalsın
ErdemAy: Söyle ya söyle içinde kalmasın.
Siz: Belki aşık oldun bana abayı yaktın, hasretinden ölüyorsun
Si: Bilemem yani
ErdemAy: İşim gücüm yok çünkü benim dedim ki ilk bana yazan kıza aşık olacam
Siz: Olabilir
Siz: Bana herkes aşık
ErdemAy: Görüyorum
ErdemAy: Sevgilin geldi zaten
ErdemAy: Size ve Aşkınıza mutluluklar dilerim.
Kafamı kaldırmamla masanın yanında elinde Lale buketiyle bana bakan Burakı görmemle yüzümde gülümseme oldu. Burakı sevgilim sanmasına mı güleyim yoksa Burakın bu günü unutmayıp kutlamasına mı sevineyim bilemedim.
Kalkıp Burakın elinden çiçekleri alıp ona sıkı sıkı sarıldım. Şu an Erdemin yanlış anlaması umrumda değildi. Ona sonrada açıklama yapardım.
"Sen unutmadın mı?"
"Sence unutur muyum? Biricik kardeşimin bana olan sözünü tuttuğu gün bugün."
" Yaaaa ne söz ama."
Burak ve ben yetimhanede birbirimize söz vermiştik. O beni ne olursa olsun hiç bırakmayacaktı. Bende büyüyünce savcı olup onu koruyacaktım. Koruma kısmını o bana yapsada şu an savcı oluşumun üçüncü yılıydı ve her yıl bu gün kutlama yapardık.
Garsonun Burakın yanıma gelmeden önce sipariş ettiği kahveler ve vanilyalı sade pastayı getirdi.
"Vanilyalı sade pasta." Dedim imayla.
"Tercihim içinde meyve olması olurdu ama kardeşim sevmiyor maalesef."
"Kardeşiniz de pek nazlıymış."
" Ben onun nazını bir ömür çekerim."
"Burkiiiii."
"Ne güzelim."
"Abartma o kadarda nazlı değilim."
"Aynen o yüzden okula giderken beş dakikalı yolda çok yorulduğunu iddia edip seni sırtımda taşıttırmıştın."
"Ama ben küçüktüm yoruluyordum."
"Aynen ben çok büyüktüm ya."
"Aramızdaki yaş farkını hatırlatırım. Yaşlandın be Burki."
"Ne yaşlanması ben daha on dokuzluk bir çıtırım."
"Çıtır mı."
"Çıtır tabi hatta erik gibi kütür kütürüm."
"Sen Fıratla çok takıldın galiba."
"Kedinin ismini gofret koymuştu demi."
"Gofret gibi çıtır çıtır."
"Beş yaşındaki çocuğun aklına nereden geliyor bunlar."
"Nereden acaba? Kutay abimle Fırat'ın yanında salak salak konuşursanız, çocukta duyar tabi."
"Salak salak derken biz sadece gofret tazeymiş çıtır çıtır dedik nereden bilelim böyle anlayacağını."
"Belki gördüğünüz güzel kızlara böyle sesleniyorsunuz nereden bilebilirim."
"Canım, benim sevgilim var öyle işler bana gelmez."
"Kutayda evli ona bakarsan. Hatta çocuğu var."
"Bana niye diyon sanki benim kuzenim Kutay."
"Sen benim abimsen benim de ailemdensin o yüzden Kutay seninde kuzenin."
"Yok canım senin abiler bana ters."
"Sanki geçen gün onlarla halı sahaya gitmemişsin gibi konuşma."
"O konu ayrı bir kere."
"He he aynen ondan."
"Bak futbol bizim kanımızda var. O sahanın kokusu, topun güzelliği, maçın verdiği heyecan başka hiçbir şeyde yok."
Burak futbol hayranlığını anlatmaya başlamasıyla gözlerimi devirdim. Bu erkeklerdeki futbol aşkı beni bitiriyordu. Tamam bende arada izliyordum ama bu kadar abartılacak bir şey olduğunu düşünmüyordum.
Aklıma Erdemin kalkıp kalkmadığı gelince kafamı çevirip arka çaprazıma baktım. Arkadaşları olduğunu düşündüğüm erkek grubuyla oturuyor ama onların anlattığı şeyleri dinlemek yerine delici bakışlarını bizim masaya atıyordu.
Şu an açıklama yapsam Burak kimle konuşuyorsun diye darlayacaktı. O yüzden en iyisi evde konuşmaktı.
🎗️
Bir saat önce kafeden kalkmış eve gelmiştim. Erdeme mesaj atacaktım ama bir türlü kendimi nasıl açıklayacağımı bilmiyordum. O an açıklama yapsaydım bunların hiçbiri olmayacaktı.
Ne yazabilirdim ki sonuçta daha birkaç gün önce tanıştığım hatta ne tanışması sadece konuştuğum bir insandı. Onunla konuşurken değişik hissediyord
um.
Siz: Yanlış anladın galiba
Siz: Sevgilim değil abim o benim
Siz: Ayrıca sevgilimde yok
Siz: Sevgilim varken başka kişilerle konuşucak kadar karaktersiz de değilim.