Erdemle konuştuktan sonra adliyedeki işlerimi nöbetçi savcıya devredip eve geldim. Çok uykum vardı ama şu an uyursam gece uyuyamayacağım için güne uykusuz devam edicektim. Üzerimdeki yorgunluğu atmak için soğuk bir duşa girdim.
Duştan çıktıktan sonra üzerime duşa girmeden önce hazırladığım kıyafetleri giydim. Gönlüm isterdi ki bu kıyafetler pijama olsun ama abimlerle dışarıya çıkacağım için altıma bej rengi spanyol paça vücudu saran bir pantolon üstünede klasik düz siyah bir bluz giydim. Hava soğuk olduğu içinde uzun bir deri ceket giydim.
Saçımıda kurutup at kuyruğu yaptım. İşe gitmediğim zamanlarda makyaj yapmadığım için hiç uğraşmamıştım. Elimede beyaz spor ayakkabılarımı alarak aşağı indim.
Ayakkabıları çıkarken giymek için kapının önüne bıraktım ve mutfağa gittim. Annem ve babamın bugün işleri olduğu için evde yoklardı o yüzden kahvaltıyı abinler hazırlamıştı.
Mutfağa girdiğimde beni ilk gören Oğuz abim "Prensesim sonunda gelebildin" diyince ona aşk olsun der gibi baktım ve yanına oturup yanaklarını şapur şupur öptüm.
"Sana da günaydın Oğuzcum." Günaydını baskılayarak söyledim. Abimde bu halime gülerek aynı şekilde beni öptü.
"Günaydın benim canım, biricik, en ama en sevdiğim kardeşim." Abimlere yaptığı imayla ben gülerken diğerleri bize göz deviriyordu.
"Kudurmayın. Ya da kudurabilirsiniz Eda en çok beni seviyor." Dedi Oğuz abim.
"Edacım o abinde ben bostan korkuluğu muyum." Diyekendini gösteren Demir abimle yerimden kalktım ve onunda yanaklarını öptüm.
"Abi biz bostan korkuluğu değiliz, biz dış kapının dış mandalıyız." Aras abim kolunu Emir abimin omzuna atmış Emir abimde aynı şekilde kolunu onun omzuna atmış bize bakıyorlardı.
"Yok kardeşim biz tok evin aç kedileriyiz. Herkese şevket merhamet var bize yok." Onların bu hallerine gülümseyerek yanlarına gittim. İlk Emir sonrada Aras abimi öptüm ve yerime geri oturdum.
"Niye ilk onu öpüyorsun." Diyerek çemkiremeye başlayan Aras abimle diğerleri kıs kıs gülüyordu.
"Uzatma lan öptü işte ne uzatıyon." Dedi Emir abim
"Tabi sen yanağını zürafa gibi öne doğru uzatırsan ilk seni öper." Diyerek arayı kızıştırıp masaya oturan Demir abimle biz kahvaltı yapmaya başlamıştık.
"Haklı abim. Sen kafanı zürafa gibi uzatmasaydın ilk beni öperdi. "
"Akıllı olsaydın o zaman sen yanağını uzatsaydın."
"Senin kafandan kız beni göremedi bile."
"Üç yaşında mısın Aras ne uzatıyordun. Yarında seni öper."
"Kesin, kesin. Zaten bu işler hep sırayla olduğu için ben sona kalıyorum."
"Abartıyorsun şu an Aras."
"Küçükkende böyleydi sizin eskileriniz hep bana kalıyordu."
"Sallama benim seninle aramda kaç yaş var. Oğuzun eskileri sana kalıyordu."
Aras abimin Oğuz abime dönmesiyle Oğuz abim inanmayan gözlerle Emir abime bakıyordu.
"Lan beni niye bulaştırıyorsun. Aras yok öyle bir şey bende onların eskilerini giyiyordum yani tekniken sen onun eskilerini giydin."
"Ne malum benim eskilerin olduğu belki Demir abimin eskileri."
"Ben bir kere kilolu doğmuşum siz zayıftınız yani şu an iftira atıyor." Demir abimin kendini savunmasıyla bakışlar yine Emir abime dönmüştü ama Emir abim çoktan masaya oturmuş kahvaltı yapmaya başlamıştı.
Aras abim küskün bir şekilde sofraya oturup kahvaltı yapmaya başlamasıyla abimler gülmemek için kendini kasıyorlardı. Masanın altından ayağımla onların bacaklarına tekme attım ve sanki hiçbir şey yokmuş gibi kahvaltıma geri döndüm.
"Annem diyor ki bugün ne yapıcakmışız?" Telefondan mesajı okuyup elindeki telefonu masaya bırakarak bize dönen Demir abimle hepimiz kararsız bakışlarımızı birbirimize gönderdik.
"Bisiklete binelim." Diyerek ortaya fikir attı Emir abim.
"Olmaz bugün baya rüzgarlı bir de yağmur yağacak." Diyerek Oğuz abim bu fikri reddetti.
"Filme gidelim." Bu sefer Demir abimin fikir atmasıyla hepimizden onaylar mırıltılar çıkmıştı.
"Ne filmine gidelim?" Dedi Oğuz abim
"Aksiyon"
"Korku."
Diyerek Aras abimle aynı anda bağırdık.
"Tabi ki de aksiyon filmine gidiceğiz. Hem ben o filme gitmeyi ne zamandır bekliyorum." dedi Aras abim ama ben onun sırf korktuğu için bahane attığını biliyordum.
"Başka zaman gidersin o zaman o filme şimdi korku filmine gidiceğiz."
"Sen başka zaman git korku filmine zaten bugünü sakin sessiz geçiriceğiz korku filmi izleyip olan enerjimizi de kaçırmaya hiç gerek yok."
"Korkmuyorsan enerjin falan kaçmaz. Zaten akşam odana garip sesler gelmediğine göre ya da olmayan varlıkları görmediğine de göre neyden korkucaksın."
"Korkmuyorum zaten."
"Ne güzel o zaman korku filmine bilet alıyoruz." Diyerek konuyu kapatmamla diğerleri gülerken Aras abimin yüzündeki mutsuzluk okunuyordu.
🎗️
Adamın kafasına balta yemesiyle Aras abim ve film izlemeye gelen birkaç kişi bağırırken biz gülmemek için kendimizi kasıyorduk. Aras abim Demir abim ve Emir abimin arasında oturuyordu. Korkunç bir sahne geldiğinde ise ikisinden birinin sırtına kafasını gömüyordu. Biz Oğuz abimle onun bu halini izlemekten filmi izleyemiyoruk ama Aras abimin her korkuşunu izlemek sanki bir komedi filmi gibiydi.
Bizim gülmekten gözlerimizden yaş gelirken Demir ve Emir abim bize rahat durun bakışları atıyordu. Arkadaki insanların bizim halimize güldüklerini görüp kendimizi toparladık ve ciddi bir şekilde filmi izlemeye başladık.
🎗️
Film bittikten sonra awmyi biraz gezip annemlerle yemek yiyeceğimiz mekana geldik. Annemle babamın gelmesine daha vakit olduğu için abimler telefonlarıyla oynuyordu ve benim canım inanılmaz sıkılıyordu ve aklıma bana yazan askere yazmak geldi. Acaba yazsam yanlış anlaşılır mıydım? Yazmalı mıydım? En önemlisi ne yazmalıydım? Normalde hiç düşünmez kafam ne eserse onu yapardım ama Erdemle konuşmak değişik hissettiriyordu.
Siz: Hâlâ benimle tanışmak istiyor musun?
ErdemAy: Evet
ErdemAy: Yoksa sende mi benimle tanışmak istiyorsun?
Siz: Öyle bir şey demedim?
ErdemAy: Ama soru sordun.
Siz: Sadece merak ettim.
ErdemAy: Benim de merak ettiğim şeyler var.
Siz: Ne gibi
ErdemAy: Sen gibi
ErdemAy: Gibisi fazla direkt sen
ErdemAy: Seni merak ediyorum.
Siz: Yani
ErdemAy: Yanisi birbirimizi tanıyabiliriz.
Siz: Nasıl olucak o
ErdemAy: Yüz yüze görüşelim desem kabul etmezsin.
ErdemAy: Biz de buradan konuşalım.
ErdemAy: Hem birbirimize olan merakımız geçer.
Siz: Yalan söylemediğini nereden anlayacağım?
ErdemAy: Ben senin yalan söylemediğini nasıl anlıyorsam öyle.
Siz: Nasıl yani?
ErdemAy: Ben san güveniyorum, sende bana güveniyorsan sor.
Siz: Pekala
Siz: Normalde de hep bu kadar sinirli misin?
Erdem Ay: Ben de diyordum lafı ne zaman yiyeceğim.
ErdemAy: Hayır sadece o gün işle ilgili bazı şeyelre sinirliydim sende yazınca sana patladım.
ErdemAy: Sen
Siz: Yani, her şeye çabuk sinirlenirim ama sinirimi dışarı vurmam genelde içimde yaşarım.
ErdemAy: Anladım.
ErdemAy: Ben soru soruyorum o zaman
Siz: Sor.
ErdemAy: Baban Kaan Keskin mi?
Siz: Evet de bunu nerden biliyorsun?
ErdemAy: Baban benim komutanım.
ErdemAy: Yani yeni komutanım.
Siz: Size kolay gelsin o zaman babam işte çok disiplinli dur.
Siz: En ufak hatayı kabul etmez.
ErdemAy: Orası belli zaten adam gözleriyle ışın atıyor bize.
ErdemAy: Sen bu kadar emin olduğuna göre daha önce tecrübe etmişsin.
Siz: Biliyoruz bir şeyler diyelim
Siz: Küçüklüğümüz den beri babam bize dövüş dersi veriyor
Siz: Yani onun elinden sizin kadar olmasada biz de çekiyoruz.
Siz: Eee babam ne yaptı size
ErdemAy: Ne yapmadı ki
ErdemAy: Geleli üç gün oldu, ben üç günde bu kadar antreman yaptığımı hatırlamıyorum.
ErdemAy: Tam diyorum bitiyor galiba yeniden başlatıyor, 2 kere yemeği kaçırdık bütün gün aç gezdik
ErdemAy: Özür dilerim, sana da babanı şikayet ediyor gibi oldum.
Siz: Önemli değil, sen anlatırken ben baya eğlendim.
Siz: Hatta ben arada gelsem'de babam size nasıl işkence ediyor izlesen mı diye düşünüyorum.
ErdemAy: Şeytansın sen şeytan
Siz: Şaka yapıyorum, babam sizi ilk başta zorlar sonra baya samimi olursunuz.
Siz: Genelde ciddiyetini kaybetmemek için yapıyor.
Siz: Ama siz yine de dikkatli olun sağı solu belli olmaz.
ErdemAy: Orası belli.
ErdemAy: Şimdi ben sana kendi babamı anlatsam tanımıyorsun
ErdemAy: O yüzden başka soru Sor.
Siz: Tamam.
Siz: Ama ben biraz düşüneyim aklıma gelmedi hemen
ErdemAy: O zaman sen düşün
ErremAy: Benim şu an nöbete gitmem gerekiyor.
ErdemAy: Sonra sorarsın.
Siz: Tamam
Siz: Sonra konuşuruz.