İçeriğe geç

SAREM/aşiret gelini

Bölüm 4 · 17 dk okuma

SAREM/aşiret gelini

Bölüm 4

Bölüm 3

Sabah babamın odaya FBI baskını atar gibi girmesiyle uyandım. Bu kadar huzurlu bir uykuyu sadece 2 saniyede yok etmişti.

"Oho bizim kız daha yatıyor biz de tam çıkıyoduk kapıdan e kızım hadi uyan da sabahtan beri sen hazırlanacağım diye bekliyoruz burada"

Dedi ne yani şimdi tam çıkış vaktinde mi hazırlanacaktım hemen kendime geldim ayağa kalktım ve babam şunları söyleyip odadan gönderdim.

"Baba sadece 5 dakika var vallahi hemen geleceğim zaten dün akşam duşumu almıştım iyi ki dalmışım sen çık ben hemen hazırlanıp geliyorum zaten valizlerim falan kapımın önünde al onları da in aşağı"

Diyerek başımdan gönderdim hemen elimi yüzümü yıkadım hızlı büyütecek bakımı çok hafif bir makyaj tabii ki de üzme bir şey sürmedim nemlendirici gloss maskara derken gözlüğümü taktım üzerime gri Bir eşofman onun üstüne bel boyu siyah bir crop giydim ve onun üstüne de belki üşürüm diye gri bir ceket aldım kol çantamı da yanıma aldım ayakkabılarımı diğer giymez aşağıya indim. Aşağı annem gibi Mert beni alkışlamaya başladı.

"Abla kendi çapında dünya rekoru kırdın 4 dakika 59 saniyede geldin ağlayacağım gerçekten neyse nazar değmesin hadi bin arabaya babamlar seni bekliyor çıldırdı zaten seni öyle daha uyurken gördüğü için"

"Ay ne yapayım Mert siz de beni uyandırmaya gelseydiniz"

"Hadi hadi boş gözlerin yapma vallahi biraz daha beklemezdim haberin olsun 5 dakikada zor tutuk kapının önünde haberin olsun zavallı annem yalvarıp yakardı kızı bırakıp nereye gideceğiz bey dedi zaten istanbullardan zar zor geliyor dedi anama dua"

"Uff tamam hadi kes dua ederim yoldan bir binelim de arabaya"

Bunu ver demez mert'i hiç umursamadan arabaya bindim arabaya bindim abime selamlaştık ve abim arabayı sürmeye başladı o kadar yorgundum ki gözlüğümü bile çıkarmaya üşendim cama kafamı dayadım ve derin uykuya daldım.

......

Uyandığımda Mert'in bacaklarının üstüne uzanmıştım bütün cama kafamı yaslıyorum diye hatırlıyordum uyandığımda abim.

"Maşallah hanımefendi 3 saattir yatıyorsunuz zaten yolda yaralandı 4 saat mı ne kaldı ama hala hayret ediyorum nasıl bu kadar uzun süre uyuyabildin be abim"

Dediğinde şaşırmıştım 3 saat mi nasıl yani gerçekten 3 saat boyunca uyumuş muydun şokunu attıktan sonra Mert saçlarımı küçük bir öpücük kondurdu ve.

"Hadi in de bir şeyler yiyelim yarım saattir gördüğüm tüm tesis sayıklıyorum babam durmayacağız durmayacağız diyor zar zor durduracağız yoksa 7 saat boyunca aç kalacaktık"

"Ne oldu ne dediniz de ikna oldu beyefendi" dedim mert'le abim kıkır damaya başladı.

"Kızın çok acıkmış en yakın bir testte durup yemek yemek istiyormuş yoksa bayılacakmış kızcağız dedik de o yüzden"dedi ve abimle dikiz aynasından göz göze gelmeleriyle küçük bir kahkaha patlattılar ikisi de ben de onların bu hallerine gülmeye başladım aradan 2 dakika geçmedi ve abim babamın ona verdiği onayla bir tesise girdi. Tesise girdik ve tabii ki de vejeteryan olduğun için bana da uyacak bir lokanta seçmişlerdi.Lokantada yemeklerinizi yedik toparlandık abimle babam hesabı ödedi ve arabalara geçtik arabaya geçtikten sonra kulaklığımı taktım camdan dışarıyı izleyerek müzik dinlemeye başladım.

...

MİRAN

Mardin'e geleli 3 gün olmuştu bugün babamın askerlik arkadaşı cihangir'in düğünü için buraya gelecekti konaktaki hazırlıklar sürüyor ve bende çalışma odamda resim çiziyordum en çiçek olan gül ve en sevdiğim renk kafanı kırmızıyla bir gül bahçesi çiziyordum. Bulutlu hanımı bozan kişi tabii ki de anam oldu.

"Oğul naparsın burda e birazdan baba' ın misafirler gelecek sende avluda ol ki geldiğinde karşıla onları yoksam ayıp olur ha benden demesi"

Gene her zamanki gibi beni bu odadan uzaklaştırmaya çalışıyordum her seferinde başarılı oluyorum ama bu sefer haklıydı annem misafirleri benim karşılamam ya da onlar geldikten sonra aşağı inmem büyük ayıp olurdu hemen onlara hem babama annem odadan çıktı tam bende elimdekileri bırakıp odadan çıkacakken bir hışımla berzan girdi odaya ve hemen kapıyı kapattı.

" Hayrola berzan ağa ne bu şiddet bu celal"

" Hayrola abi hayrola ben sana bir şey deycem ama seninde rızan varsa tabi"

" Sen söyle kafama eserse rızam olur esmezse olmaz ağam"dedim

" Yaw abi ikide birde bana ağam ağam deme zaten konu ağalıkla ilgili " söylediği şeye duraksadım ağalıklamı

" De hele ne bu mesele"

" Abi senle banam yurt dışına gittikten sonra ağalık bana kaldı bende senin gibi yaparım ederim ne var bunda dedim ama olmadı abi sen ve babam artık burda kalıcağınız dönmiyceniz oraya ben çok yoruldum eğer seninde rızan varsa ağalığı sana devredecem abi"

" Berzan senin ne dediğini kulakların işitirmi kardeşim bak bu işin dönüsü yok haberin ola aldımı geri vermem değil veremem ama madem yoruldun maden kaldıramıyon başımla gözüm üstüne"

"Abim be " dedi ve bana sarıldı.

"Ama abi cihangir'in düğününe zaten daha 2 gün var sen yarın konuşur aşiret büyükleriyle ağalığı kendi üstüne al daha fazla bu yükü taşımak istemiyorum hem düğünde de daha rahat ederiz sen bu işlerin üstesinden gelebilirsin abi ama bu iş bana göre değil ben şirketle uğraşırım anca" dedi

"Vallah Berzan yurt dışındayken yaptıklarını duydum bir süre iyi gitmişsin sonra bezmiş gibi bir hal almışsın dedi anam bana ben de seninle bu konu üzerine konuşmak istiyordum ama nasıl açabileceğimi bilmiyordum abim iyi ki yanıma geldin ben bugün misafirlerle ilgileneyim yarın ilk işim aşiret büyüklerine haber salıp ağalığı senin kendi rızanla devrettiğini duyacağım senin için ferah tut yarından tez alıp mallık diye bir şey kalmaz rahat rahat yaşarsın kendine Mardin'de"berzan'ın gözleri donmuştu resmen bu sefer bana daha sıkı sarılmaya başladı.

"Abim çok sağ ol"

"Berzan eğer beni bırakmazsan ağalığı cihangir'e vermek zorunda kalırsın çünkü biraz daha sıkarsan öleceğim gibi görünüyor nefes alamıyorum bırak da" dedim berzan beni bıraktıktan sonra gülmeye başladı.

"De haydi misafirler gelecek aşağı inelim"

Biz tam aşağı indik al diye oturduk derken kapı çaldı evimizin hizmetlisi Sevim abla bana doğru baktı.

"Miran ağam misafirlerimiz geldi"

"Açın kapıyı hemen geliyorum"

ELİF

Arabadan indik kalan kapısının önüne geldik ve kapıyı çaldık kınan kapısı açıldığında bizi güler yüzle karşılayan bir abla vardı onun arkasında çok yakışıklı bir çocuk vardı kara kaşları kara gözleri saçları beni benden almıştır resmen 2 dakika içinde ne saçmalıyorum ben be neyse onun arkasından hemen birkaç kişi daha geldi en son gelen yaşlı amca da babamı görür görmez.

"Ooo tertip hoş gelmişsin siz de hoş gelmişsiniz buyurun buyurun" dedi ve hemen babamla sarıldılar

"Hoş bulduk tertip hoş bulduk"

"De haydi geçin hemen sofraya mı geçelim tertip yoksa biraz oturup mu geçelim yoksa hemen sizi odalarınıza yerleştirelim ne zaman yorgunuzu atarsanız öyle yemek yiyeyim ne diyorsunuz" dedi amca babam da ona baktı gülümsedi ve

"Hiç değişmemişsin tertip de yok sağ ol biz tokuz sonra belki bizimkiler acıkırsa söyleriz biraz oturalım hasret giderelim sonra dinlene dinlenir ha aranızda yorgun varsa söyleyin o dinlensin biz oturalım değil mi tertip"dedi babam tertip dediği adam da başını salladı ve hepsi ile sırayla tokalaştı içeri girdiğimizden beri Kara çocuğun bakışların üzerinden çekmediğini fark ettim.

Adının Mahmut olduğunu ama ona Mardin'de maho dedik lerini oğrendiğim amaca gene konuşmaya başladı.

"Tertip ben 3 çocuğun var diye biliyordum kızıda bekar zanediydim" dedi ve babam gülerek benle mert'e baktı Mert elini omzuma atmış beni kendine çekmiş resmen kimseye vermeyeceğim gibi tutmuştu sanki sevgili gibiydik Duygu bir dakika mert'le benimle evli mi zannetmişlerdi. Babamla konuşmayı bırakmadan ben konuşmaya başladım.

"Yak yak doğru biliyorsunuz ben bekarım Mert ne kadar abim gibi dursa da benden küçük 17 yaşında daha o" dedim gene adının Elif olduğunu öğrendiğim kız gülümseyerek mert'e bakmaya başladı herhalde best çiftim belli olmuştu akılda bayağı güzeldi Mert de geldiğimizden beri kıza bakıyordu beğenmiş de herhalde onu.

"Kusura bakma kızım cahillik işte nereden bileyim ben senin kardeşin olduğunu yani maşallah oğlan da 17 yaşında büyük gösteriyor öyle elini omzuna falan atınca da ben de nişanlısıniz yada evlisiniz zannettim" dediğin hepimizin ağzından küçük bir kahkaha çıktı Mert ile birbirimize baktık Mert saçımdan öptü tam önüne dönüyordu ki Kara çocuğun bize baktı onu gördü Kara çocuğa ters bir bakış attıktan sonra gene önüne döndü.

"Ablam biraz minyon gibi"

"Evet kahvelerinize geldi buyurun" dedi çok tatlı bir kız bu kızın da bu ailenin büyük kızı olduğunu öğrendim.

"Teşekkür ederim" dedim nazikçe tamam Berk abime doğru bakacakken bir baktım ki kızı kesiyor herhalde ailenin tüm kızlarını alacağız gibi görünüyor şu an kendimi gülmemek için zor tuttum aslında abim biraz çapkın bir insandır ama sevdiğimi has sever.

"Ee kızım sen ne işle meşgulsün çalıştığını duydum da hangi sektördesin onu bilmiyorum"dedi Mahmut amca ben de gülümseyerek ona cevap verdim.

"Efendim ben İstanbul'a savcıyım" dedim kahvemden büyüdü olarak savcıyım dediğim gibi kara çocuk içtiği kahvesinin boğazında kalma etkisiyle öksürdü.

"Helal oğlum helal " dedi bu da Kara çocuğun annesiydi Fatma Mardin'de de ona fato derlermiş.

"Dikkat et abi boğazında kalacak"dedi Genç bir çocuk hemen onun yanındaki çocukla beraber kıkır damaya başladılar tek sorun bana bakarak kıkır diyorlardı. Ne oluyordu hiçbir şey anlamamıştım en sonunda Maho amca gene konuşmaya başladı hiç susmayacak mıydı bu adam.

"Ee kızım takıldığın ettiğin görüştüğüm biri var mıdır"dedi ve Mert bana doğru döndü ne diyor bu lavuk der gibi bir bakış atıp babamın hafif boğaz temizleme sesi ile önüne döndü.

"Yok efendim ben tercih etmiyorum bu tarz işleri yani aşka pek inanmam bir gün hayatımın aşkına olabileceğini eminim ama kim olduğunu bilmiyorum ki aşk evli değil mantık evliliği yapmak bence daha makul ama şu anlık öyle bir düşüncem yok çünkü sektörünün daha başındayım ve kendime bu aralar sadece işimi aradım ailem de biliyor zaten bunu"

dediğim an Kara çocuğun annesinin bana gururlu bir bakış attığını gördüm ve kara çocuk sanki bunları dedikten sonra derim ve oh çekmiş gibi bir bakış attı bana ne oluyordu burada ben neden hiçbir şey anlamıyordum ya da konakta babam mesaj olmasın diye kendi kendime salağa mı yatıyordum normalde çok zeki bir insanımdır ama şu an ne olduğunu hiçbir şekilde anlamamıştım.

"Maşallah kızım pek de kabiliyetli bir kızsın herkese senin gibi bir kız senin gibi bir gelin lazım" dedi onun hemen ardından Fato teyze.

"Amin amin pek de güzel kızımız maşallah" dedi kara çocuk annesi ile babasına ters bir bakış attı gözlerini devirdi ve önüne döndü.

Dur bir dakika her şey şu an yerine oturdu bunlar beni bu kara çocuğa mı istiyorlardı hayır hayır böyle bir şey olamaz değil mi yanlış anlıyorum değil mi tamam kafamda bir şeyler kurmama gerek yok sakinim sakinim böyle bir şey yok. Eğer böyle devam ederse konuşmada ağzımdan yanlışlıkla bir şey kaçıracaktım ve bu iş kötü yollara gidecektim bu sefer adamların belki de akıllarında olmayan bir şey akıllarına sokacaktım hemen izin isteyip uyuyacağım odaya gitmek istiyordum.

"İzninizle ben zaten çok yorgunum dün de yoldan geldim bugün de bir yoldayken biraz halsizim rica etsem tabii canım yeri tarif eder misiniz ben kendim giderim"

"Ay dur kızım ne demek kendim giderim ben bizim kızlardan birini göndereyim o seni götürsün"

"Yok teşekkür ederim kimse rahatsız olmasın ben kendim giderim şimdi yorgunum ya direkt gidip yatayım kimseyi de yormayayım "

"Maşallah... ee iyi kızım sen bilirsin merdivenlerden çık önle çıkan 2 oda"

"Teşekkür ederim tekrardan herkese iyi geceler"

Dedim Mert bana göz kırptı ben de ona göz kırptım ve merdivenlere doğru ilerledim bir saniye kadın bana 1 oda mı demişti 2 odama herhalde bir demişti ya iki dediyse of neyse ikisinden birine gireceğim artık. Tam 1 odanın kapısını açıyordum ki arkadan sert bir ses geldi .

"Orası benim adam küçük hanım sizin odanız yan taraf"

Arkamı döndüğümde Kara çocuk oradaydı özür dilerim der gibi küçük bir tebessüm ettim.

"Kusura bakmayın anneniz 2 kapı deyince ya burası da 2 kapı olduğu için buraya girmek zorunda kalıyordum ki siz geldiniz bu arada ben nerede kalacağım yani size zahmet olmazsa gösterebilir misiniz"

"Tabii tabii buyurun sizin odanız hemen yanındaki kapı"

"Teşekkürler"

"Rica ederim ne demek"

"Böyle ben Elif"

"Miran"

"Tanıştığıma memnun oldum Miran bey iyi geceler"dedim ve gülümsedim sonra hiç arkama bakmadan odaya girdim.

Oh beodaya hemen odadaki banyoda ihtiyaçlarımı karşıladım hızlıca bir duş aldım valizimden geceleyeyim çıkardım ve yatağa girdim tüm bunları yaparken uykum o kadar çok vardı ki hemen uyumak istiyordum ama sanırım yatağa girince uykum yok olmuştu yatağın içinde dönüp duruyordum.

En son uyku tutmayınca odada bir balkon kapısı olduğunu gördüm ve balkona çıkmaya kara verdim.

Balkon dediğim yer kocaman bir terastı be bir odanın daha kapısı buraya açılıyordu kimin odası olduğu pek umrumda değildi zaten ışıkta yanmıyordu terasta resim atölyesi gibi bir yer vardı hiç karıştır madan terasın yere yüksekliğine baktım ve yerden gayet yüksekti bizimkilerin oturduğu avlu buradan görünmüyordu rahatça şarkı söyleyebilirdim terastaki armut koltuklardan birine oturdum ve şarkı söylemeye başladım günün yorgunluğunu anca böyle atabilirdim üzerinden sesimin güzel olduğunu lise 11 sınıfken fark etmiştim daha doğrusu arkadaşlarımı fark etmişti kendi kendime her zaman müzik mırıldanmayı çok severdim ama sesimin güzel olduğunu kimse bana söylememişti çünkü daha önce kimsenin yanında şarkı söylememiştim derin bir nefes aldım ve en sevdiğim şarkılardan biri olan ben seni sevdigumu şarkısını söylemeye başladım.

Ben seni sevdiğumi de

Dünyalara bildirdum

Ben seni sevdiğumi de

Dünyalara bildirdum

Endurdun kaşlaruni

Babani babani mi eldurdum

Endurdun kaşlaruni

Endurdun kaşlaruni

Babani babani mi eldurdum

En dereye dereye de

Al dereden daşlari

En dereye dereye de

Al dereden daşlari

Geçti benden sevdaluk

Al cebum al cebumdan saçları

Geçti benden sevdaluk geçti benden sevdaluk

Al cebum al cebumdan saçlari

Kiz evinun önüne de sereceğim kilimi

Kiz evinun önüne de sereceğim kilimi

Oldi hayli zamanlar görmedum germedum sevdiğumi

Oldi hayli zamanlar

Geçti hayli zamanlar görmedum germedum sediğumi

Şarkımı bitirdikten sonra geriye yaslanıp gözlerimi kapattım ve arkamdan duyduğum sesle irkildim

"Sesin pek güzelmiş ama terasımda ne işin var sorabilir miyim küçük hanım"

Evet tam da tahmin ettiğiniz gibi kara çocuk yani Mirandı bu.

"Ay saçımı kopardın keşke biraz daha sesli gelseydin bu arada adım Elif küçük hanım demezsen sevinirim ayrıca senin terasın olduğunu bilmiyordum kaldığım odamın kapısı buraya açılıyordu uyku tutmadığı için buraya geldim hem bir kere sen beni mi dinliyorsun"

"Yavaş gel küçük hanım hem ben gayet de sesli geldim sen duymadın o kadar odaklanmışsın ki şarkıya seni dinlediğim falan da yok şimdi geç olduğunu bir daha da çıkma bu terasa İnşallah eşyalarımı da kurcalamamışsındır eğer kurcaladıysan sonu kötü olur"

"Allah Allah Bir savcıya ne yapabileceksin acaba çakma ağa ben bir kere dokunmadım eşyalarına Bir daha da çıkmam bu terasa al terasını da senin olsun gıcık şey" dedim arkamdan küçük bir kahkaha patlattı.

"Ben miyim gıcık küçük hanım hem de savcıysan ne olmuş ben de koskoca mardin'i yönetiyorum"o bunları derken ben ondan uzaklaşıyordum son dediğinden sonra arkamı döndüm ve ona doğru ilerlemeye başladım gittikçe daha çok üstüne yürüyordum o da duvara yaslanmış benim ona gelişimi izliyordu.

"Bana bak beyinsiz kendini beğenmiş ben senin o bildiğin savcılardan değilim Cumhuriyet başsavcısıyım anladın mı beni benim bir dosya yatacağım tek imzayla infazın gerçekleşir anladın mı beni yani şu üç kuruşluk etmeyen bedeninden o ruhunu uçururum haberin olsun öbür dünyada yaparsın ne ağlığı yapıyorsan ben ne düzgün konuş adım Elif eğer bir daha bana küçük hanım demeye kalkışırsan o zaman kendini idam sehpasının üzerinde ipe asılı bir şekilde görürsün haberin olsun aptallık etme derim sana bir Cumhuriyet başsavcısı tavsiyesi"dedim ve arkamı dönerek odama doğru yürümeye başladım.

MİRAN

Misafirler geldiğinde onları karşılamak için kapıya doğru gittim. Sevim abla kapıyı açtığında yıllar önce Mardin de çarşıda dolaşırken görüp aşık olduğum ama bir türlü kim olduğunu öğrenemediğim o kızı gördüm ilk başta ne olduğunu ben de anlayamadım sonra babamın tertibinin kızı olduğunu öğrendim onları karşılayıp içeri geçirdikten sonra onun evini omzuna atan bir çocuk gördüm herhalde nişanlısıydı ya da evlilerdi çocuk kıza o kadar samimi davranıyordu ki onu orada parçalamamak için kendimi zor tutuyordum tabii ki de bu kızı çarşıda gördüğüm zaman yanımda Hamza ve cihangiri olduğundan dolayı ve onlara da bu olayı anlattığım için kız da çocuğa öyle bakmam onlara komik gelmişti ve ona gülüyorlardı.

Sonra aniden babam kıza evli olup olmadığını sordum ve kız kardeşi olduğunu söyledi o an içimden derin bir of çekmiştim eğer bu kızla evlenmek isteseydim babam hemen onu bana isterdi çünkü tertibinin kızıydı ama kız koskoca Cumhuriyet başsavcısı bana bakmaz diye demiyorum zorla evlenmez diye diyorum belki de evlenirdi orasını bilemem babamların yanında sadece dedi bana gelip Cumhuriyet başsavcısıyım dedi herhalde babamların yanında gövde gösterisi yapmak istemedi.

Onun yukarı çıkmasıyla ben de babamgilden müsaade isteyip odama çıkıyordum ki annem herhalde tatlı bir tesadüf olsun diye kıza benim odamı tarif etmişti o an ona seslendim ve oranın onun odası olmadığını söyledim kıza teşekkür etti iyi geceler dedi gülümsedi ve odasına gitti odamda yarım saate yakın oturdum onu düşündüm en son onun odasından takır tukur sesler geliyordu sadece bana ait olan ve hiç kimsenin girmeye cesaret edemediği ve bugüne kadar da girmediği terasa açılan kapının sesi geldi herhalde hava açmak için açmıştır diye düşündüm ve hiçbir şey demedim sonra terasta olan hareketlilik sesini duyunca bu sefer de hava almaya çıktı dedim ve gene bir şey demedim sonra terasta resim atölyemin olduğunu ve zamanında onun resimlerini çizdiğim aklıma geldi tam terasa çıkarken onun o güzel ve naif sesini duydum.

O kadar güzel bir sesi vardı ki sanki o şarkı onun için yazılmıştı sesi insanları resmen etkiliyordu ama benim resim atölyemdeki resimlere baktı mı orasını bilemiyordum eğer baktıysa yanmıştım hayatımda tek defa bir şeyden bu kadar çok korkmuştum babamdan bile korkmayan ben bu kızın ona olan gizli sevdamdan haberdar olacağından korkmuştum sonra elimden geldiği kadar ses çıkararak ona yaklaştım ve beni hiçbir şekilde fark etmedi şarkıyı o kadar çok odaklanmıştı ki şarkıyı bitirip geriye yaslandığında beni anca fark etmişti aramızda geçen küçük atışmada biraz ağır konuşmuştu ondan soğuyacağımı zannediyordu ama tam tersi ben onun işte bu halini aşkıtım kendimi bildim bileli hırçın ve dik kafalı kızlardan hoşlanırdım.

Özellikle de kendini ezdirmeyenlerden bu kız da tüm özellikler vardı bana o parmak sallayışı o lafları o bakışları hala gözümün önündeydi o bakışları o kadar etkileyiciydi ki lan ne saçmalıyorum oğlum ben harbi aşık mı oldum ben ben Miran Azemoğlu hayatımda ilk defa birine aşık oldum ve şu an onun hakkında kendi kafamda fantezi kuruyorum dünyanın sonu geldi Miran Azemoğlu bir kıza aşık oldu ve şu an onun hakkında fanteziler kuruyor ben bile şoktaydım şu an berzan da artık ağalığı bana devretmişti annem de ağalığın bana geri devredildiğini duyduğu gibi hemen kısmet aramaya başlayacaktı ki aradığı kısmetin önünde olduğunu ve Elif'i bana ayarlamaya çalıştığını anlamıştım.

Çünkü Elif bir şey söylüyordu ve annem hemen maşallah maşallah yapıyordu sanırım ilk defa bu ailede ağa olup da istediği kadınla evlenen kişi ben olacaktım annemin Elif'i bana alacağından adım gibi emindim keşke daha iyi karşılaşsaydık yarın ufak bir özür dileyebilirim ya da neden yarına bırakıyorum ki hemen şimdi gidip özür dileyecektim terastan onun odasına açılan kapıyı iki kere tıklattım ve o neyin sesini duydum.

" Gelll"

"Beni kabul etmene sevinir komşum"

"Ya gene mi se-"konuşmasına izin vermeden lafa girdim eğer onun konuşmasına izin verseydim gene laflarından etkilenecek ve konuşamam ve haksız duruma düşersin.

" Dur bir dinle önce beni sonra sen konuşursun şimdi bak kötü bir tanışma faslımız olmuş olabilir ama sen beni yanlış anladın yani ben neyse lafı daha fazla gevelemeyeceğim uzun konuşmak daha da nefret ederim zaten o resim atölyesinde özel eşyalarım var dedemi kaybettikten sonra onun bana Kalan hatıralarını bana kalan son resimlerini kağıda döktüm yani biraz özel hayata girdiği için kimsenin bu ters açmasına izin vermem bu odayı da sana nasıl verdiler bilmiyorum ama verseler bile o kapı demirlikle beraber kitli olur seninkini kilitlememişler olabilir ondan sonra çıkıştığım için özür dilerim kendimi bir an kontrol edemedim" dedi

Oğlum bana ne oluyor ben neden laf ağzında böyle geveledim normalde kısa ve net konuşurdum ve insanlar kısa konuşmama rağmen benim ne demek istediğimi anlarlardı kim olurlarsa olsunlar ama bu sefer lafı çok uzatmıştım. Ben bunları düşünürken Elif lafa girdi.

"Şey aslında ben de özür dilerim yani merak etme zaten orada resim malzemeleri olduğunu görünce bakmadım yani sen nasıl resim çizdiğini gizliyorsan ya da çizdiğin resimleri dedenden kalan hatıraları kimseye göstermiyorsan ben de sesimi insanlardan aynen o şekilde şekilde saklıyorum bı nevi aynı işlevideyiz ben sözlü sen yazılı ama gerçekten bir resme bile bakmadım hatta oraya yanaşmadım bile direk armut koltuklardan birine oturup şarkı söyledim çünkü bu iki gün yorgunluğunu anca bu şekilde atabilirdim müzik benim ruhumu bedenimi rahatlatıyor"

"Ortak yanımız olmasına sevindim bu arada sana küçük hanım dememe kızdın kusura bakma rahatsız oluyorsan bir daha demem"

"Sorun yok sadece bana Mert ve abim harici kimsenin lakap takmasını pek sevmem ya sana da biraz sert tepki vermiş oldum kusura bakma"

Biz böyle güzel güzel konuşurken Elif'i yorgunluğu yok gözümden okunuyordu artık kalkmam gerektiğini anlamıştım ama bu güzel ağzı bozmak da istemiyorum maalesef zorundaydım.

"Ben artık kalkayım yarın da düğün hazırlıkları falan biraz yoğun olacak erken kalkmam gerekecek Bir de şirkete falan da gitmem lazım sen de yol yorgunsun tuttum seni kusura bakma iyi geceler"

"Yok sorun değil iyi geceler"

Onun odasından çıktım ve kendi odama doğru ilerledim yatağa uzandım da biraz onu düşündüm ve uykuya daldım.

ARKADAŞLAR sizce yeni bölüm nasıldı ve diğer bölümde neler olacak tahminlerinizi yorumlara bekliyorum bu arada bol bol yorum yapıp bir de kitap okuyan vermeyi unutmayın gerçekten bu kitabı çok emek vererek yazıyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.