İçeriğe geç

ŞARAPNEL

Bölüm 4 · 7 dk okuma

ŞARAPNEL

Bölüm 4

4

" Burası neresi ? " diye sordu Sumru. Etraf hep çarpı işaretleri ve girilmez yazılarıyla doluydu. Kaşlarını hafiften çatmış etrafı inceliyordu. Cidden burada ne işleri vardı ?

Kutay 'ın böyle bir yere gireceği aklının ucundan bile geçmezdi. Hava kararmaya yakın bir saatteyken arabayı sokağın girişine park etmişler ve buraya kadar yürümüşlerdi. Kutay 'ın ona gülümseyerek baktığı görünce kasları biraz daha çatıldı. Neden ona böyle bakıyordu ?

" Neden oyle bakıyorsun ? " diye sordu sonunda dayanamayarak. " Ve burası neresi, artık söyleyecek misin ? "

" Burası girilmesi yasak olan bir sokak. " dedi Kutay tek bir solukta. Sumru bunu zaten anlamıştı ondan daha farklı bir açıklama bekliyordu ama bu açıklama ondan gelecek gibi değildi.

" O zaman biz burada ne arıyoruz ? " diye sordu Sumru anlamayarak. Girilmesi yasak olan bir yerde ne yapacaklardı?

" Belamızı. " dediğinde Sumru az kalsın kahkahalarla gülecekti. Ne sanıyordu bu çocuk kendini ? Wattpad kitap karakteri falan mı ? Ancak orada olurdu böyle aksiyonlu tehlikeli şeyler. Acaba hangi kitabı okumuştu diye düşündü Sumru. Bir zamanlar kendisi de çok okurdu ve tabiki de haran olduğu kötü çocuklar vardı. Kutay şu an tıpkı onlardan birini andırmaya çalışıyor gibi davranıyordu. Sumru sonunda dayanamayıp gülmeye başladı. Cidden bir kitap karakteri falan olmuştu da onun mu haberi yoktu ? O sadece İzmir 'e gelmek istemişti. Acaba şu an hangi kitabın içindeyim diye düşünmeden edemedi.

" Ne gülüyorsun ? " diye sordu Kutay en sonunda gülümsemesini kesmek ister gibi. " Komik olan ne ? "

" Hangi kitap? " diye sordu Sumru.

" Ne ? " Kutay anlamamıştı. Ne diyordu bu kız ?

" Bu esinlendiğin şey işte hangi kitap ? Girilmeyen bir yere girmeler falan komik işte başka neye güleceğim Kutay ? " dedi hâlâ gülüyorken.

" Ciddiyim. " diye sert bir şekilde konudan Kutay 'la gülümsemesi son buldu. O cidden ciddiydi. Ne yani bu yasak yere girecekler miydi ? Niye ? Ne anlamı vardı ki bunun ? Bu Kutay için ne ifade ediyordu ki gireceklerdi buraya ?

" Ama bunu neden yapacağız ki ? "

Sumru sorusunu sorarken o kadar gergin ve tedirgin görünüyordu ki bu sefer gülmek isteyen taraf Kutay olacaktı. Ama kendini tuttu. " Sorgulamak yok. " diye uyardı Sumru 'yu Kutay.

" Tamam. " diye kabullendi hemen Sumru. Ah bir de sorgulamadan bir iş yapsa şaşardı zaten kendine. Hem buraya gelirken ne demişti onun hayatını yaşayacaktı değil mi ? Sumru ilk günden sorgulamaya başlayıp hayatını yaşayamıyordu. Hatta yaşatamıyordu kendine.

Sorgulamayı kendine yasaklayarak. " Şimdi ne yapacağız ? " diye sorduğunda Kutay 'ın ondan birazcık uzaklaşarak kırmızı bir butona bastığını gördü.

" Koş. " diye bağıran Kutay Sumru 'nun elinden tutarak onunla birlikte koşmaya başladığında Sumru ne olduğunu anlayamamıştı. Her yerden sirenler ötüyor kulaklarını tırmalayan sesleri duymamak için elleriyle kapatmak istiyordu ama bunu yapabilmek için eline ihtiyacı vardı ve o eli de Kutay daydı. Hızlı bir şekilde koşuyorlar arada arkalarına bakıyorlardı. Şu an görünürde kimse yoktu ama bir kez daha arkasına baktığında arkalarından gelen adamları gördü. Hepsi takım elbiseli kravatlı adamlardı. Sanki bir mafyayı andırıyor gibiydiler.

" Bunlar kim ? " diye sordu Sumru bağırarak. Sesinin ona ulaşıp ulaşmadığını bile bilmiyordu. O kulak tırmalayıcı sesler hala devam ediyordu.

" Buranın sahibinin köpekleri. " diye fısıldar gibi sesi gelmişti Kutay'ın ama buna rağmen onu duyabilmişti.

" Bizi yakalayacaklar. " diye bağırdı korkuyla Sumru. " Ne yapacağız ? "

" Korku yok. " dedi Kutay bağırarak. " Önce kendine bunu hatırlat, korku yok. "

" Ne? Nasıl? " işte yine sorguluyordu. Bir yandan koşuyorlar bir yandan da konuşuyorlardı. Kutay ellerini hiç bırakmamıştı yol boyunca ve hala küçük eli onun büyük avcunun içerisindeydi. Bu çok farklı değildi. Yani farklı olabilirdi ama şu an tehlikeli bir şey yaptıklarının farkına varmış olayın ciddiyetini düşünmekten kendini ana odaklayamıyordu.

" Hiçbir şey düşünme. Özgür olduğunu hisset. Bak ciğerlerimiz hava doluyor şu an ve kalbimiz dört nala koşuyor. Hissediyor musun? Çek o havayı içine. Hadi dene. Düşünme hiçbir şey. Arkamızdalar ama asla bize ulaşamayacaklar. Bunu bir çok kez yaptım. Hadi, dene. Hissetmeyi istiyorum. Yasak şeyleri yaparken ne kadar zevk aldığını hissedeceksin. Dene Sumru. Kendini kısıtlama ve dene. "

Sumru o an ciğerlerine oksijen yerine başka bir şeyler çekmişti işte. Özgürlük. Kutay 'ın hayati bununla doluydu işte. Hiç olmadığı kadar özgür hissediyordu şu an. Ne yaptıkları niye yaptıkları bile umrunda değilmişcesine sadece koştu. Nefes alamıyor gibiydi artık koşmaktan. Yorulmuştu.

Köşeden döndüklerinde Kutay onu kolundan çekerek bir evin içerisindeki bahçeye doğru yönlendirdi. O kadar sık nefes alıyorlardı ki bir türlü düzene sokamıyorlardı nefeslerini. Kutay üzerindeki deri ceketi çıkararak sporcu atletiyle kaldığında Sumru gözlerini büyüterek ona baktı ama ne yaptığını sorgulamadı.

Ayak sesleri duyduğunda gözleri Kutay ile buluştu. Onları bulmuşlar mıydı ? Kutay bir elini Sumru 'nun saçına uzatarak at kuyruğu olan saçlarını açtı. Sumru bunu neden yaptığını merak etse de sorgulayamadı.

" Üzerindekini çıkar. " diye fısıldadı Kutay.

Sumru bunu yapabileceğini sanmıyordu. Altında tişörtten başka bir de sütyen vardı. Şimdi tişörtü çıkarmak ne kadar doğruydu?

Ne demişti Kutay sorgulamak yok..

Bir anda üzerindeki tişörtü çıkardığında Kutay ikisininde giysilerini alarak köşeye görünmeyecek bir yere koydu. Ayak sesleri gittikçe yaklaşırken Kutay bir anda Sumru 'yu kucağına alarak duvara yasladı.

Sumru 'nun gözleri yuvalarından çıkacak gibi açılmıştı. Bunu beklemiyordu. Kutay 'ın parmakları onun belindeydi. İnce beline dokunuyor tenini ürpertiyordu. Sumru sertçe yutkundugunda Kutay iyice ona sokuldu. Alt bölgesini tamamen onu hissedebilecek şekildeydi. Sumru şok olmuş bir şekilde Kutay 'a baktı.

" Şimdi sessiz ol, onlar gidene kadar sanki burada ayak üstü işimizi hallediyormuş gibi taklit yapacağız tamam mı ? " diye sorduğunda Sumru 'nun kalbi ağzında atıyordu sanki.

Durum aslında Kutay içinde farklı değildi. Onunda nefesleri hala düzene girmemiş, Sumru 'nun dibinde ona bakarak böyle bir pozisyonda durmak nefesinin bir süre daha yerinde olmayacağını gösteriyordu. Ona doğru eğildiğinde o minik burnuna değen burnuyla neredeyse kendini kaybedecekti. Oyunu gerçeğe çevirecek gibi bir hali vardı. Onu burada öpsene olacaktı ki sanki ? Acaba öpse Sumru ne tepki verirdi ?

Parmaklarının altındaki ince bele dokundukça içindeki o yırtıcı kaplanla kendi arasında değiş tokuş yapıyordu. Az kalmıştı bu minik bedeni ele geçirmesine. Gelen ayak sesleriyle kendine gelmeye çalıştı. Her sey kaçmak içindi ama unutmuştu işte. Sumru 'yu bu kadar arzulamıyor olsaydı şu an bu şekilde olmazlardı. Ama bu sekil de olmaları da fena değildi hani.

Biraz daha kıza yaklaştığında onun nefesini dudaklarında hissetti. O an her ikisinin de aklı gitti gidiyor internet sitesi gibiydi. Gidiyordu. Kendilerini kaptırıyorlardı. Sumru kendini hiç iyi hissetmediği gibi şu an kendini öpse ne tepki verirdi onu düşünüyordu. Her ikisi de gözlerini kapatmış bunu düşlerken arkalarından bir ses duyuldu.

" Burada birileri var. " ikisininde ilgisi artık o adama doğru çekilmek üzereydi ki Kutay Sumru 'ya iyice yaklaştı.

" Bak bunlar bu işleri bilen tipler. Şimdi sadece başını hareket ettir ve ellerini saçlarıma koy. Sanki öpüşüyor gibi, hadi. "

Sumru bu dediğini yapabilir miydi bilmiyordu ama denemekten ne gelirdi ki ? Ellerini Kutay 'ın saçlarına koyduğunda belinde onun parmaklarının gezintini hissetti. Kutay ise bunu bilinçsiz bir şekilde yapıyordu. Adamları unutmuş kendini bir daha olması imkansız olan bu ana sabitlemiş gibiydi. Tadını çıkarıyordu bir nevi.

Sumru 'yu sert bir şekilde duvara yaslandığında Sumru gözlerini kapattı. Sırtı acımamıştı çünkü Kutay elinin birini arkasına koyup öyle yapmıştı bunu. " Elin. " diye fısıldadı Sumru.

" Bir şey yok, iyi. " dedi Kutay sadece. Eli sertçe duvara çarpmıştı ve iyiydi öyle mi ? Şu yaptıkları hiç akıl alır seyler miydi şimdi ?

Tabiki de Hayır.

Ama Kutay 'ın yaşamı böyleydi işte. Aklına o an ne eserse yapmak.

" Abi bunlar onlar olamaz, bunlar başka işle meşgul. Yalnız bırakalım gençleri. " diyerek uzaklaşma seslerini duyduklarında bile ikisi de birbirinden ayrılmadı.

Kutay bu kucak işini sevmişti. Onu bırakmaya niyeti yoktu. Hatta dudakları dudaklarının tam önündeyken neden onu öpmüyordu ki ?

Denese miydi ?

Sumru içinde durum aynıydı. Beyinleri aynı çalışıyordu. Ikisi de birbirinden bir hareket bekliyordu. Biri ilk adımı atsa gerçekleşecekti belki de biraz önce oyun olarak yaptıkları faaliyet ama her ıkisinde de tık yoktu. En sonunda Kutay konuşmaya karar verdi.

" Gittiler. "

" Evet. " dedi Sumru soluk soluğa. " Bu.. çok heyecanlıydı. " diye fısıldadı Kutay 'ın dudaklarına doğru.

" Beğendin mi ? "

" Hı hı, sıra da ne var ? " diye sorduğunda bacaklarını Kutay 'ın beline iyice sarmış " Bence beni bu yol boyunca sen taşı, hem de bu şekilde. Biraz çılgınlık yapmış oluruz. Kime ne ki ne halde nereye gittiğimiz değil mi ? Kimseyi düşünmeden götür beni gittiğin yere. " diye bağırdı.

Sumru bugün daha çok eğlenceye benziyordu.

" Hay hay hanım efendi. " diye mırıldandı Kutay da tıpkı onun gibi dudaklarına doğru. " Bakalım sıradakini beğenecek misin ? "

Sumru gülümsedi. Çok eğleneceklerdi belliydi. Bir sonraki durak yerleri nereydi bilmiyordu ama bundan daha çok aksiyonlu olacağı kesindi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.