İçeriğe geç

S&M •taekook•

Bölüm 5 · 6 dk okuma

S&M •taekook•

Bölüm 5

5

• • • S&M (Sado-Mazoşizm) • • • "Tabiki farkındayım. Ama dediğim gibi Seokjin ve Jungkook birbirlerine ayrı bir gözle bakamazlar." diyen Bay Kim'e yöneldi bu sefer bakışlar. Adam tüm ağız gülerken Jungkook ve Seokjin de rahatlamış bir gülümseme takınmışlardı yüzlerine. Evet Seokjin rahatlamalıydı ama görünen o ki Jungkook için... biraz erkendi. "Bu yüzden bu izdivaç için küçük oğlum Taehyung ile konuşacağım." Siktir ama, diye söylendi omega içinden. Bıkkın bir nefes verirken elindeki çatalı sertçe masaya bıraktı ve kollarını birbirine dolayıp geriye yaslandı. "Bir Taehyung'umuz eksikti..." diye kendi kendine söylenirken babası uyarıcı bir ses tonu kullanıyordu. "Jungkook." "Ne! Neden kimse bana danışmıyor? Sorsanıza acaba ben daha 21 yaşımdayken evlenmek istiyor muyum?" "Jungkook." Bu sefer de annesi uyarıyordu. Misafirlerin yanında böylesine bağırması doğru değildi, her ne kadar oğlunu haklı bulsa da ortayı bulmaya çalışıyordu. "Daha 21 yaşında evleneceğini düşündüren nedir benim güzel bebeğim. Sakin ol." "Evleneceğimi size düşündüren nedir peki?" diye yukarıdan bakar gibi kafa tuttuğunda şu anda onu anlayan bir kişinin bile bu masada bulunmadığından emindi. "Yaşayacağın evlilik yalnızca kâğıt üstünde, bir süreliğine olan bir evlilik olacak. Sana kimse hayatını kocana ada demiyor." "Taehyung kim ya? Adını bile ilk defa duyduğum bir alfayla evlenmemi istiyorsunuz! İster kâğıt üstünde olsun, ister olmasın! Tanımadığım birisiyle evlenmek falan istemiyorum." Her ne kadar cesurca hakkını savunsa da, gözlerinin dolmasını engelleyemiyordu omega. Sessiz ve gerici ortamı bozan bu sefer Bayan Kim olmuştu. Yüzünde her zamanki zarif gülümsemesi vardı. "Tanırsın tatlım. Taehyung en fazla bir kaç gün içerisinde Paris'ten dönecektir. Emin ol ki, onu görüp tanıştığın zaman çok seveceksin." "Bayan Kim anlamıyorsunuz galiba, ben tanışmak falan da istemiyorum. Siz kim oluyorsunuz da benim hayatına müdahale etmeye kalkışıyorsunuz!" Şu anda yalnızca Bayan Kim'e değil, masadaki kendi adına karar veren herkese cephe alıyordu. "Sizin ne haddinize benim adıma karar almak?" "Jeon Jungkook. Derhal odana." Babası sinirlenmemek için kendisini zorlasa da sesinin biraz öncekine göre daha baskın olduğu, apaçık ortadaydı. Baskın alfa olan adamın feromonları yayılmaya başlamıştı bile. Tabii baskın omega olan oğlunun da çilekli feromonları yayılıyordu. "Bu masada da bulunmam zaten." derken ayaklanmış, bir eliyle mini kot eteğini düzeltirken hemen arkasında ellerini önünde birleştirmiş endişeyle kendisine bakan arkadaşına başıyla işaret edip ilerlemeye başlamıştı bile. Hoseok yemek masasında sessizce oturan aileye saygıyla eğildikten sonra hızlı adımlarla arkadaşının peşinden ilerlemeye başladı. Ama Jungkook o kadar sinirliydi ki, resmen adımları çivi gibi basıyordu. Üst kattaki odasına gitmek için hızlı adımlarla merdivenleri çıkarken bile söylenmeden edemiyordu. "Kendilerini ne sanıyorlar? Saçmalık!" "Jungkook. Yavaş olsana." Neredeyse nefes nefese kalacak olan Hoseok'un ona adıyla seslenmesinin sebebi artık yemek salonundan uzaklaşmış olmalarıydı. Ki zaten ikisi de omeganın geniş odasına girdiklerinde kapıyı kapattıkları an, en rahat hallerinde konuşacaklardı. Hoseok kapıyı sertçe çarpan arkadaşına izin vermeyip son anda kapıyı tuttu ve yavaşça kapattı. O sırada Jungkook ayaklarındaki topukluların çıkarttığı gürültüden artık rahatsız olmuş olmalı ki, bir hışımla kurtuldu onlardan. "Hiç benim neyi isteyip istemediğimi sormuyorlar! Sırf şirkette çalışmak istemediğim için hayatıma müdahale edemezler! Ne zannediyorlar kendilerini hiç anlamıyorum! Ve Ahh Tanrım... Rene Caovilla bu sefer işi batırmış!" diye çıkmayan, bileğinin biraz üzerine kadar dönen ve kelebekler bulunduran beyaz topuklularına da saydırmayı ihmal etmiyordu. Hoseok artık onun sesine daha fazla dayanamayacağını anlayınca tam ağzını açacak olan omeganın ağzına ellerini dayadı ve susturdu. "Sus artık geveze. Ne kadar söylensen de boş olduğunu bilmiyor musun?" Eli ağzına kapalı olmasına rağmen koca gözlerini belerte belerte konuşmaya çalışan arkadaşı, sesini duyuramadığı için arkadaşının avucunun içini ısırınca Hoseok inleyerek çekti elini. "Biliyorum! Zaten sinirimi bozan şey de bu!" Her ne kadar şişen ayaklarını umursamadan odasında bir oraya bir buraya gidip söylenmek istese de aniden başına giren ağrı nedeniyle, elini başına koyup gözlerini yumması ve kalçasını yatağına yaslamaktan başka bir çaresi kalmamıştı. "İyi misin?" Hoseok üzgün ve endişeli ifadesiyle arkadaşının yanına oturmuş ve elini ben buradayım, dercesine omzuna koymuştu. Omega kafasını iki yana salladı ve sinirle dudaklarını aralayıp derin bir nefes aldı. Ağzında hayali bir sakız çiğner gibi kasmıştı dudaklarını. Başının ağrısını umursamamaya çalışarak küpelerinden kurtulmaya başlasa da, ağrı dinlemeyecek gibiydi. "Küvetini hazırlamamı ister misin? Sıcak bir duş iyi gelir." Kafasını salladı omega. "Evet, duş iyi gelir." • • Yaklaşık bir saat geçmiş ve güzel omega kaymak tenini sıcak suyun kollarına çoktan bırakmıştı. Saatler geçmesine rağmen hâlâ o barmen çocuk yüzünden kendisini belli eden ıslak deliği ve erekte hâldeki penisiyle yeterince ilgilenmişti. Evet, aylar sonra ilk defa banyosunun bir köşesindeki vibratörüne ihtiyaç duyduğu için kendisini boş hissetmişti. Her ne kadar yeterli verimi alamasa da, işine yaramış sayılırdı. Kapalı gözleriyle buhar dolu banyoda küvetine iyice yaslanmışken, elini küvetin yanındaki cihaza atarak boynunun altındaki masaj yastığının derecesini azaltı. Ardınan o zarif elini sıcak suya bıraktı ve havadaki dizine su dökerek tenini okşadı. Dizlerindeki lekelere takıldı gözleri. "Zincir ve kırbaçlar beni heyecanlandırıyor..." diye tekrar etti bugün o alfaya dediği sözleri. Zincir ve kırbaçlar beni, neden heyecanlandırıyor? Dudağının bir kenarı usulca havalanırken aklına gelen o konuşmaları ve flörtleriyle dudaklarını birbirine bastırmadan edememişti. Neden bu adam bu kadar aklında yer edinmişti bilmiyordu ama hoşuna gitmişti işte. Baskınlığı işte, hoştu. Yüzü de öyle. Ve geniş sırtı da. Tam kendi kendine o bedenin haritasını hayal etmeye başlarken, yanı başındaki telefonundan gelen bildirim sesiyle yumduğu gözlerini açtı. Normalde olsa bırak telefonuna gelen bildirimle kendisini rahatsız etmeyi, telefonunu yanına bile almazdı duş keyfi boyunca ama bu sefer farklıydı. Mesaj beklediği birisi vardı. Ki telefonunu eline aldığı gibi ekrandaki bilinmeyen numara yazısı ve o numaranın üzerindeki tanıdık sima da bunu kanıtlar nitelikteydi. • • • bilinmeyen numara Jeon Jungkook demek bilinmeyen numara tüm gece adını dilimden düşürememem normal mi görüldü Resmen normalde olduğu hâliyle hiç bir farkı yoktu. Büyüh ihtimalle kartvizitinden gördüğü ismini kullanarak çekinmeden kendisiyle flört ediyordu. Bu omeganın yüzünde cilveli bir sırıtmanın oluşmasını sağladı. Yerinde doğrulduktan sonra parmaklarını ekranına dokundurmaya başladı. jungkook belki de dilinde hala tadım olduğu içindir bilirsin, güzel bir tadım var Evet, bu omega Taehyung'u delirtmeye falan çalışıyor olmalıydı. Tüm şehrin ve gece manzarasının ayaklarının altına serildiği balkonundan dışarıyı izlerken kahvesini yudumlayan adam, ekrandaki mesajla kıkırdadı ve onun flört yeteneklerine adeta hayranlık duydu. Cilvesi, fenaydı. jungkook birbirimize sorular mı soruyoruz ona göre benim de bir sorum olacak alfa bilinmeyen numara sor bakalım omega jungkook sence de benim adım senin dilinden düşmezken yazıyor... eve geldiğimde kendimi rahatlattığım her bir saniye senin adını inleyememem adil mi Siktir, demişti dişlerinin arasından. Büyük oynuyordu. Kaslı baldırları karıncalanmış gibiydi. Bu nedenle kendisini kahverengi deri koltuğuma bıraktı ve uzanırken kafasını koltuğun koluna koyup kendi kolunu da başının altına koydu. bilinmeyen numara adımı mı öğrenmek istiyorsun omega jungkook ah hayır jungkook yazıyor... adınla inlemek istiyorum görüldü bilinmeyen numara yazıyor... benimle oynama jeon jungkook adını söyle bilinmeyen numara emretmeye alışmışsın şımarık büyütülmüş olmalısın jungkook eğer karşımdaki kişi sorularıma cevap vermemek için şekilden şekilde giriyorsa, evet bazen emirlerimi yağdırabiliyorum ve şımarıklığa gelirsek yazıyor... ben zaten şımarık doğdum alfa bilinmeyen numara ama ben şımarık bebeklerin emirlerine ihtiyaç duyduğumu zannetmiyorum güzelim ne yapsak ki jungkook hadi ama bu konuda zaten anlaştığımızı düşünüyordum bilinmeyen numara yazıyor... nasıl yani? jungkook ben sadece yatakta emir alırım alfa barmenim şarabımı getirir yazıyor... ama tenimden o içer bilinmeyen numara tenin zaten beyaz şaraptan farksız jeon kanını emerken iki ayrı şarabının aromasını karıştırdım aroman damağımı kirletti sözlerin de zihnimi görüldü jungkook kirli konuşmayı severim hiç bir zaman çıtkırıldım olmadım bilinmeyen numara eğlencesi de orada değil mi zaten kırbaçladığım sürtüğümün dudaklarına gözyaşlarını tutması için fısıldayamam o kızarık gözler beni delirtiyor jungkook dizlerime ne zaman baksam zincir lekeleri görüyorum alfa ben sadece zevkten ağlıyorum bilinmeyen numara dizlerini önümde kır omega sen de tadıma bayılacaksın jungkook kokteylimi sade içmediğimi biliyorsun bilinmeyen numara ah cidden sikime de mi krem şanti sıkacaksın jungkook krem şantiyi seviyorum ama bahsettiğim aroma o değildi alfa görüldü bilinmeyen numara yazıyor... beni kanatacaksın jungkook yazıyor... birbirimizi kanatacağız • • • bölüm sonu SONUNDA TEXTİNG GELDİ ALLAHIM CILDIRCAKTIM umarım umarım umarım düz yazılarda sıkılmamıssınızdır cünkü ben yazarken az bisi sıkıldım xlqldkqldlww neyse bir sonraki bölümde görüsmek üzere byee

Bölüm sonu

2 yorum