•Yeni bölüme hoşgeldiniz bebiklerimm. Bu bölüm biraz çıldırabilirsiniz(opsiyonel) inat ettim Blaise karakterini 5. Bölümde tanıtacağım ehe. İyi okumalarr📚🫶
Eve gelmiştik. Babamın uyandığını gördüm. Yanımıza geldi.
Baba:Nasıl geçti bakalım prensesim?
Yüzünde baba sevgisinin yumuşaklığı vardı. Böyle babam olduğu için birkez daha kendimi şanslı hissettim sarıldım.
Lavinia:Çook güzel geçti babacım. Konumuz zordu elimden geleni yaptım.
Baba:Afferin benim kızıma. Çok başarılı bir ressamcı olacaksın! Babasının kızı.
Babamın dediklerine mutlu olurken annem lafa daldı.
Anne:Bey, Birde damadımız varmış! Fakat karşında gördüğün prensesin bize söylememiş.
Annem beni bilerek çıldırtmak istiyordu! Haykırmak istedim ama anneme bunu yapamazdım. Sakince cevap vermeye çalışacaktım ki babam araya atladı.
Baba:Oooo kızım neden söylemedin? Kimmiş bakalım bu delikanlı.
Artık sakin olamıyordum. Bu konuya son vermeleri için bağırmak zorundaydım.
Lavinia:Anne ve baba, sizden sakladığım biri YOK! çocuk sadece yardım etmek İSTEMİŞ! lütfen konuyu KAPATABİLİRMİSİNİZ?
Annem ve Babam şaşırmıştı ama neden bağırdığımı anladılar. Bu yüzden konuyu kapattılar.
Odama geçerken Vanilya'yı gördüm. Mırıldıyarak yanıma koştu. Ahh, sevimli kedi seni çok tatlısın. Aynı Blai-... hayır! O çocuğu düşünmemeliyim. Sadece yardım etti. Vanilya'yı kucakladım ve odama getirdim. Bolca sevdim. Çok tatlı bir kedi. Bembeyaz gür tüyleri, yeşil gözleri var.6 aylık. Kulak içi, burnu ve patileri pembe. Mühteşem bir kedi. Mırıldıyarak elimi yaladı. Saçlarıma doğru yattı ve omzumu yoğurmaya( kediler mutlu olduklarında patileriyle sahibini yoğurma haraketi gibi bir haraket yapar.) Başladı. Çok mutlu oldum. Kulaklığımı aldım ve en sevdiğim müziklerden açtım. Müzik dinlerken asla boş durmam ama şuan boş boş durduğum için hayal dünyama inmek istedim. Sanatçı olma hayallerim... Yarışmayı kazanmam... bundan sonra herşeyin çok güzel olması... Blaise... Evet artık kendimi tutamıyordum. Çocuğa aşık olmuş gibiydim. Kalbim hızla atmaya başladı. Kulaklığı çıkardım ve resmen kalp atışlarımın sesini duyuyordum!
Ona çok bağlanmıştım...
Sonra içimi bir sevgi kapladı. Saate baktım yemek saati gelmiş ardından annem seslendi.
Anne:Çiçeğim gel bakalımm yemek hazır.
Lavinia:Tamam anne geliyorum.
Evet tahmin ettiğim gibi olmuştu. Odamdan çıktım ve mutfağa ilerledim. Annem kahvemide yapmıştı. Canım annem herşeyimi biliyor ve istediğime göre yapıyorr.
Lavinia:Ayy anne sağol kafamın karışıklığından düzgünce kahve içmemiştim.
Anne:Rica ederim çiçeğim yemekle birlikte içebilirsin.
O sırada babam mutfağa geldi.
Baba:Ooo hanım döktürmüşsün yine. Eline sağlık.
Anne:Afiyet olsun canım.
Annemle babamın samimi konuşmalarına bayılıyorum. Belki ilerde eşim olursa bende onunla böyle tatlı tatlı konuşurum...
Yemeğimi yerken aklıma fikir geldi.
Lavinia:Anne dışarı yürüyüşe çıkabilir miyim? Çok geç olmadan hem yediklerimi öğütürüm.
Anne:Tamam çiçeğim dikkatli ol ve güvenliğin için çok geç kalma.
Lavinia:Tamam annem.
Yemek yedikten sonra hazırlandım. Rahat kıyafetler giydim. Kulaklığımı aldım. Anne ve babama görüşürüz dedikten sonra çıktım. Yakınlarda yürüyüş yeri vardı. Oraya doğru gidecektim. Kulaklığımı taktım tekrar huzur dolmuştum. Yolun karşısında tanıdık gelen biri vardı. Merak ettim ve yakınlaştım. Yakınlaşınca deliye döndüm. Kalbim tekrar hızlanmaya başlamıştı. Yolun karşısında duran Blaise'ti... istemsizce vucüdum titriyordu.
Yanına gitmek istiyorum...
O kadar hoş duruyordu ki ona bakmaya doyamıyordum. Yeni tanıdım ama sanki yıllardır tanıdık geliyor gibiydi. Aramızda ruhsal bir bağ mı var? Diye düşündüm. Olabilirdi. iki beden rastgele karşılaşmaz...
Sessizce yürüdüm. Ona daha çok yakınlaştığımda hayallere dalmış görünüyordu. Açıkçası ne düşünüyor diye merak ettim. Onun tam karşısındaydım. Sesim titriyordu. Sessizce Blaise diye fısıldayabildim. Yüzünü bana doğru çevirdi. Sonunda tekrar onun o güzel yüzünü görebilmiştim. Beni görünce mutlu olmuştu. Eli ayağına karıştı.
Blaise:Hoşgeldin Lavinia... Nasılsın? Napıyorsun burda güzelim ?
Güzelim mi??! Bayılacaktım. O kadar mutlu olmuştum ki güldüğümü saklayamadım.
Lavinia:Hoşbuldum Blaise. İyiyim sen nasılsın? Yürüyüşe çıkmıştım seni gördüm. İlaç için tekrardan teşekkürler iyi geldi.
Rahat olmaya çalışıyordum ama sesimin titrediği anlaşılıyordu. Bu yüzden çok hızlı konuştum.
Blaise:Rica ederim. İyi geldiyse ne mutlu bana. Ayrıca sakin ol seni öpmeyeceğim bu kadar heyecanlanmana gerek yok çiçeğim
İşte o an kalbim duracak gibi oldu. Ellerim soğumaya başladı. Öpmeyeceğim sakin ol diyordu! Acaba bu kadar heyecanlanmasaydım beni öpecekmiydi? Ow... işte bu fena olurdu. Ayrıca çiçeğim kelimesini nerden öğrendi?! Sadece annem bana çiçeğim der.
Lavinia:Ayıp olmazsa birşey soracağım.
Kulağına doğru yakınlaştım. Blaise de bu duruma şaşırmıştı. Tutkuyla oda bana doğru yaklaştı. Sıcak nefeslerini boynumda hissedebiliyordum. Gözleri gözlerime, dudakları dudaklarıma yaklaşmıştı. Aslında ona neden çiçeğim dedin diye soracaktım fakat Blaise soracağım soruyu yanlış anlamıştı... umrumda değildi. Onunla bu anı yaşamak mükemmel hissettiriyordu.
Blaise:Ah, Lavinia çok hoşsun kızım. Senin için abartı gelebilir ama seni öpmek istiyorum... tenini tenimde dudaklarını dudaklarımda hissettmek istiyorum. Seni sadece bugün tanımadım. Aynı kursta olduğumuz için sürekli karşıma çıkıyordun. Arkadaşlarım bizi yakıştırıyordu. Seni herşeyimle hissetmek istiyordum şimdi ise gerçekleşiyor. Sana aşığım...
DEVAM EDİCEK...
•Ennn heyecanlı yerinde bıraktım🤭 Nasıl olmuşş?? Yazarken ben bile eridim... bu yüzden görüşlerinizi çooook merak ediyorumm. Hepinizi çok seviyorum Çizgi Ailesi🤍✨️

