Gece Güneş Gökyıldız.
Gözlerimi açtığım ve kapattığım bu dünya benim ilk ve son günümü ezbere biliyordu. Kaderimi kendi yazıyor, ellerime teslim ettiği andan itibaren bende oynuyordum.
Ben Gece.
Gece Güneş Gökyıldız.
Gece gibi gözlerim, güneş gibi parlayan sarı saçlarım vardı. Annemin her defasında şımartarak büyüttüğü ben, artık bir babaya ihtiyaç duymuyordum.
Babam bizi uzun zaman önce terk edip gittiği için ona ihtiyacım yoktu.
Daha doğrusu, önce terk etmiş daha sonra gelip annemden boşanmıştı. Yüzsüzlük değil mi ondaki de, ben daha annemin karnına düşmeden başka bir kadını hamile bile bırakmıştı.
Babamın o kadını hamile bıraktığını bilmeden hayatına devam ettiği bir süreç vardı. Bu süreçte de bir an olsun annemi umursamamış, kadını o kadar çok aramıştı ki bulamadığı her saniye de kafayı yemek için an kolluyordu. Tabi kadın birkaç yıl önce gelmiş, ben daha sekiz yaşındayken, babamı tamamen benden koparmıştı.
KÜÇÜK BİR NOT
(okumak istemeyen aşağıdan devam edebilir)
(Yanlış anlaşılma olmasın diye ufak bir not ekliyorum hemen. Gecenin, babasının ve annesinin boşanma olayı Gece daha altı yaşındayken oluyor.
Babasının diğer kadını aramaya başlaması ise bu kadınla birlikte oldukları ilk andan sonraki gece oluyor. Yani Gece daha annesinin karnına düşmeden babası annesinden boşanmak için hem çalışmalara başlıyor hem de o kadını arıyor. Gece annesinin karnına düştüğünde ve bunu babası öğrendiğinde onları terk ediyor. Gece beş yaşındayken geri geliyor, bir yıl onlarla vakit geçiriyor. Gecenin annesinden dediğim gibi Gece altı yaşındayken boşanıyor. Gece sekiz yaşına gelene kadar da onun yanında oluyor ama diğer kadını da hiçbir zaman unutmuyor. Hala deli gibi onu arıyor. Tam o anda da kadın geri geliyor.)
Bir tane abim vardı ama onunla aynı anneden değildik. Babalarımız aynıydı bir tek.
Sahi beni bırakıp gitmiş birine baba demem ne kadar doğruydu bilmiyordum. Benimle karşılaştığı zamanlarda gözlerimin içine nefretle bakıyordu. O kadından olma abime bile öyle bakıyordu. Sevdiği kadınla evlenmemiş olsa, tamam, abime öyle bakması normal ama o gece birlikte olduğu kadınla evlenmişti. Abim mi onların hayallerini yıkmıştı? Sanmıyordum.
Abimin ailesi ile aynı evde birbirlerine yabancı gibi olduklarını biliyordum. Anlatıyordu bana bunların her birini, annesi ile babası kavga dahi etse gelip bana anlatıyordu. Onu dinliyor, bir şeyleri yoluna sokmak için benden bir şeyler bekliyordu.
Beni çok seviyor olması ise su götürmez bir gerçekti. Annemi de öyle annesi gibi benimsemişti ki, aslında biz gerçek bir aile gibi olmuştuk.
Abim. Aypar Tahhan. Gerçekten yumuşacık bir kalbe sahipti. Aşık birinin gözlerine aitti ve sarıldığı insana öyle bir sıcaklık yayıyordu ki, enerjisi sarıldığı insana da bulaşıyordu.
Sevgilisi Leyal ise benim en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Birbirlerine yakışıyorlardı ve ben sonlarının evli, mutlu, çocuklu biteceğine inanıyordum.
Hala olmayı gerçekten çok isterdim. Tabi evlenmeyi düşünselerdi.
Telefonuma düşen bildirim sesi ile gözlerim karşımdaki deniz manzarasından ayrıldı. Elimi telefona uzatmak istedim ama huzurumu böldüğü için yargılanması gerekiyordu. Öylece bakmakla yetinirken derin bir nefes alıp tekrar manzarayı izlemeye devam ettim.
Huzur. Sanırım en çok onu hissettiğim yerdeydim.
Telefonuma tekrar bir bildirim düştü. Bildirim zil sesimi buraya gelirken kapatmam gerekiyordu anlaşılan, yoksa rahat hissedemeyecektim.
Telefonumun ekranını açıp gelen bildirimin hangi uygulamadan geldiğine baktım. Wattpaddendi. Birkaç gün önce hesabımı çalan adam kendisininmiş gibi kullanıyordu hesabımı. Aynı zamanda bana mesaj atmayı da unutmuyordu.
Sevdiğim adam için hislerimi yazdığım cümlelerimi bir başka adam okumuştu. Günlük gibi kullandığım wattpad, şimdi ise günlük gibi kullanamayacağım tek yerdi.
Telefonumun şifresini açtım ve wattpade girdim. Mesajlar kısmından onun mesajını açtım.
loveandwar: Güneş doğmuşşş
loveandwar: Bizim gece hala kaybolmamış ya
bidakika: Ne diyorsun ya?
loveandwar: Uyu diyom uyu
bidakika: Uyudum zaten?
loveandwar: Sabah kaçta uyanıyorsun sen Allah aşkına ya?
bidakika: 4'te
loveandwar: Şaka yapıyorsan komik değil
bidakika: Şaka yapacak bir halde değilim.
bidakika: Şaka kaldıracak bir halde de değilim.
loveandwar: Neye kızgınsın bu kadar ya?
bidakika: Bilmem.
bidakika: Arada bir geliyorlar bana böyle :D
loveandwar: Yanına geleyim mi?
loveandwar: Bak cidden geleceğimm
loveandwar: Gel dersen tabi
bidakika: Yani seninle tanıştıracaksın beni?
loveandwar: Evet :)
bidakika: Gel.
Telefonun ekranını kapattım. Daha fazla arabanın kaputuna yaslanmamak için de yere çöktüm. Sırtımı arabaya yasladım.
Telefonumun ekranını tekrar açıp müzik listemden denizin sesiyle karışınca huzur veren bir piyano açtım.
Relaxing tones.
Gözlerimi kapatıp, başımı da arabaya yasladım. Nasıl da huzur veriyordu. O gelene kadar en azından sessiz bir şekilde rahatlayabilirdim.
Tabi birde onu görünce verebileceğim tepkiyi düşündüm. Galiba sadece şaşıracaktım.
Ayak sesleri duydum. Açtığım piyano cover bitmişti. Gözlerimi açıp soluma çevirdim başımı. İlk spor ayakkabılar karşıladı beni. Daha sonra başımı kaldırıp gelene baktım.
Siktir.
O'ydu. Lise aşkım.
Ona yazdığım cümlelerimi bir yabancı değil, o okumuştu. Kalbimdeki...
"Naber güzellik?" Ağzım şaşkınlıktan aralandığı için bir şey diyemiyordum. O usulca yanıma, bana dönük bir şekilde oturdu. "Beklemiyordun değil mi beni?"
Gülümsedi.
Sikeyim. Barin gülme. Öyle güzel gülme işte.
❤️🩹
Öhöömmmm 7.bölümden anonim çıkar mı ortaya demiyoruz ha ÇÜNKÜ YENİ BAŞLIYORUZZZ🤫
