İçeriğe geç

Sana kadar

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Sana kadar

Bölüm 3

Şarkı ismi:Diğer yarım

Günümüz

"Hadi kalk bakalım prenses" Bu sesle birlikte kafamdan aşağı bir kova su döküldü. İrkilerek uyandım, su buz gibiydi. Nerede olduğumu hatırlayınca hızla bir etrafa göz gezdirdim. Betül çaprazımdaydı, elleri bağlıydı ve hâla baygındı. Liderleri olduğunu anladığım adam tam karşımda duruyordu. Esmer ortalama 1.80 di, dağınık saçları onu hem yaramaz hemde davetkar gösteriyordu, keskin gözleri hem kızgın ve acımasızdı, hemde özel bir çekiciliği vardı. bütün zıtlıklar sanki onun varlığı ile bütünleşmişti, burnunun kenarındaki yara dikkat çekiyordu. "Hadi ama amma uyudun sende ne hassas birşeysin" umursamaz gibi görünmek için bacak bacak üstüne attım tek kaşımı kaldırıp alaycı bir şekilde "ne odun adamlarsınız, biriniz bi suyu ısıtır" dedim, esmer oğlan eğildi, tam yüzümün karşısında durdu, kahverengi gözleri hem benimle alay ediyor hemde kendince tehdit ediyordu, ona biraz da ben yaklaştım 'siktir fazla yakışıklı' diye düşündüm içimden. "Kusura bakmayın hanımefendi, bir dahakine gül suyuyla uyandırırız"-"iyi olur bi yatak falan da ayarlayın"-"emriniz olur" dedi, hala çok yakındaydı, gözlerimle Betül'ü işaret ettim "ne yaptın ona" ayağa kalktı, Betül'e doğru yürümeye başladı arkasında iki adam daha vardı, saçları üçe vurulu,donuk bakışlı adama beni işaret etti, siyah tişörtü üzerine yapışmış baklavalarını belli ediyordu. Beni yalan makinesine bağladı. O sırada esmer oğlan Betül'ün koluna hiç tereddüt etmeden şırınga geçirdi, o sırada gözlerini açtı. Korkusu gözlerinden okunuyordu, ama sadece okumasını bilirsen, o kadar güçlü duruyordu ki karşımda.

Esmer oğlan yine tam karşımda durdu, arkadaki diğer kişi dikkatimi çekti, Tommy'e benziyordu, kumral saçları onunkinden bir ton daha koyuydu ve omuzları daha geniş yüzünün hatları daha keskindi, ama bu Tommy'e benzediği gerçeğini değiştirmiyor. Önce boğazını temizledi "açıklamama gerek yok diye düşünüyorum direk başlıyorum" rahat görünmek için sandalyede biraz kaydım "tabii buyrun"-" şirkette çalışıyorsun değil mi?"-" evet" kısa bir bip sesi. Cevap doğru.

"Uyuşturucu satıyorsun yani"-" hayır" kısa bip sesi. Cevap doğru. Kaşlarını yukarı kadırdı "anlatabilirim ama makinede okuyamazsınız" dedim başlamam için buyur anlamında elini kaldırdı, derin bir nefes aldım "şirket iki kısımdan oluşuyor. Alıcılar ve satıcılar, ben alıcılardandım yani uyuşturucu ile bir alakam yok."-" alıcılar tam olarak ne yapıyor"-"basit, işlerine karışanları ortadan kaldırıyor" kumral olan yüzünde meraklı bir ifadeyle " yani şirketin çocuk ticareti, yetimleri bağımlı yapma veya bunun gibi faaliyetleri yok, emin misin?" Yüzümü ona çevirdim, "öyle birşey iddia etmedim zaten yakışıklı, alıcılar sadece ortadan kaldırmıyor ,yetim sokak çocuklarını bağımlı yapıyor, bazı kızlar ticaret için yurtdışına gönderilir tahmininiz üzere, çocuklar için durum farklı depolarda toplanır, acil durumlar için saklanır"-" acil durumdan kastın ne?" Dedi esmer oğlan dişlerini sıkmaya başlamıştı bile "durumu uygun olanlar şirket için yetiştirilir ve birer ajan olur, bende eğitmenlerden biriydim zaten, bazıları yurtdışındaki laboratuvarlar için denek olarak gönderilir, bunlar çok nadirdir özel seçim alınırlar çünkü ,diğerleri ise olası bir kriz anında çoğunlukla dikkat dağıtmak için bekletilir" bunu söylerken sesim bile titrememişti, donuk ifadeyle anlatıyor sanki normal birşeymiş gibi gösteriyordum. "Geçen sene ortaokul yurtlarından birinde yaklaşık on beş çocuk öldü hatırlıyor musunuz?" Esmer oğlan dişlerini iyice sıkmıştı, elinde olsa şuan çekip vurabilirdi beni "yani sen o kadar çocuğun hayatını kararttıktan sonra, onca insanın kanını eline sürdükten sonra birde çıkıp onlara karşı yanımızda olacağını mı iddia ediyorsun" yeniden yüzüme yakınlaştı, kısık ama duyulur bir sesle "seni öldürmemem için tek bir sebep söyle bana" söyleyemezdim, eğer konuşmaya devam etseydi tek bir sebep söyleyemezdim, haklıydı. Yaşamam için tek bir sebep yoktu. Korkudan kafasını kaldıramayan Betül 'öldürmek' lafını duyunca kafasını kaldırdı esmer oğlana hitaben cesur bir sesle " çok afedersiniz bölüyorum ama çok küçük, miniminnacık bir dipnot geçmek istiyorum, öncelikle hayatını karartmak derken? Üç ay önce büyük bir kadın ticareti önlendi değil mi gemiler falan kalkacaktı, heh, onu Alev ihbar etti işte ,hemde açığa çıkmak pahasına, bu şirketin en büyük ticaretlerinden biriydi günlerce suçlusunu aradılar. İkinci olarak yurt ölümünde toplam 70 gencin ölümü hedeflenmişti ve bizim son gece haberimiz oldu bu kız yine hayatını riske atıp 55 çocuğu kurtardı diğerleri için vakit kalmamıştı ve günlerce kendini suçladı, bence bazen bilmediğiniz şeyler hakkında çok fazla fikir belirtmeyin beyefendi" dedi, ben bile etkilenmiştim bu cesareti karşısında, saçı kazılı olan yine donuk bir sesle "bu hâla onca insanı öldürdüğü gerçeğini değiştirmez" bu sefer ben araya girdim " ben sadece beş kişiyi öldürdüm diğer hepsini bir bahane bulup kurtardım o ölen beş kişinin hepsininde tecavüz ve cinayete karışma suçu vardı yani ben masum kimseyi öldürmedim" esmer rahatlamış gibi sıktığı dişlerini bıraktı, dürüst olacağım, memnun olması hoşuma gitmişti.

Kumral olan Betül'e bakıyordu ,gözlerimi bir ona bir Betül'e çevirdim 'benim bacıma?' Diye düşünürken konuşmaya başladı "sen ihtiyarı gördün tarif et, robot resmi çizilsin?" Dedi. Yine Betül araya girdi, ortama alışmış, kendi mekanı gibi takılıyordu. Bacak bacak üstüne bile atmıştı. "O o kadar kolay değil işte, dünya genelinde ihtiyara benzeyen üç kişi Türkiyeye getirildi, şöyle anlatayım; bu adamlar A, B,C ve D olsun, A kişisi pazartesi günü rastgele bir hastaneye gitsin aynı gün B,C,D de farklı hastanelere gidiyor, her birinin kaydı aynı gün için oluşturuluyor ve her birinin bu tür günlük faaliyetleri aynı derecede korunuyor yani bu dört adamdan hangisinin gerçek ihtiyar olduğunu bilmeden 3 günlük hayatını araştırmak bir hafta sürüyor ve her biri aynı kapıya çıkıyor, üstelik korumalar bile kimin gerçek ihtiyar olduğunu bilmiyor" esmer oğlan gözlerini bana dikti "şirket seni şuan nerede biliyor?"-"adamlardan birini ayarladım yaklaşık bir aydır yurtdışında görevde olduğumu düşünüyorlar" inanmamış gibilerdi. "Şimdi söylediklerimin doğruluğuna inanmadınız tabii ki" kumral olan yine " kalp atışların, nefes alışların ve hareketlerin anlamamız için yeter" dedi, bunu söylerken bilmiş bir tavrı yoktu." Tamam seninle ilgili birşey kalmadı" dedi esmer oğlan. "anlaşmamızı unuttun galiba yakışıklı, sizinle beraber çalışmam için dilekçe göndereceksin ve bende devlete bağlı çalışacağım hatırladın mı?"- " Hayır, unutmadım. O yüzden benimle geliyorsunuz bi süre gözaltında kalacaksınız" dedi ve ellerimi çözüp beni ayağa kaldırdı bileğinden tuttum, sessizce "Betül'ü bırakacaktın unuttun mu?" Gözlerini meydan okur gibi bana dikti "böyle becerikli ve akıllı hacker bulmuşum, kaçırır mıyım sence?" Bunu söylerken sırıtıyordu, beni kıskandırmaya falan mı çalışıyordu bu? Ne sanıyor, kendince eğlendiğini falan mı? İğrenir gibi yüzüne baktım o ise daha tehditkar bakmakla yetindi, tabii bunu yaparken çekici göründüğünün farkında değildi.

Ellerimiz kelepçeli bir şekilde arabaya bindirildik ve uzun tatil mekanımıza doğru yola çıktık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.