İçeriğe geç

Sana kadar

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Sana kadar

Bölüm 2

Feel nothing 2. Kısım

Olaydan 1 ay sonra

Görevdeyim. Saat 00:28. Almam gereken bir belge var. Şuan önümdeki aracın içinde. Ve ben motorla arkasındayım. Ulaşması gereken adama ulaşmadan önce almalıyım onu. Bilmem gerekenler sadece bunlardı tek yapmam gereken belgeyi olabildiğince sessiz almaktı.

Nerede olduğumu kontrol ettikten sonra kulaklıkla Betül'e ulaştım "Betül ilerdeki trafik ışıklarına erişir misin, bir süre kırmızı kalsın"-"emrin olur patron" araçtan belgeyi almamın tek yolu, kamerasız bir yola sokmaktı, Betül tam vaktinde trafiği sıkıştırmayı başarmıştı, bu saatte belgeyi götürdüklerine göre acelesi olmalıydı. Onlardan önce kestirme yola girdim, onlarda tahmin ettiğim gibi iki dakika sonra peşimden geldiler. Hızlıca üzerimi değiştirdim sarhoş bir f*hişe gibi görünüyordum şimdi, bordo peruk,leoparlı bir mini elbise. Aracı ara sokakta kıstırdım ve neredeyse önüne oturdum sarhoş olduğumu düşündükleri için şoför beni inip almayı düşündü, tam araçtan indiği sırada s*kine inen bir tekmeyle onu yere serdim belgeyi almam gereken adam zaten pısırık birşeydi tek tokatla yere yığıldı belge artık elimdeydi, görev tamamlandı.

"Aferin" dedi ihtiyar ve çekmeceden bir tomar para çıkarıp masaya fırlattı. Usulca uzanıp parayı cebime attım. İhtiyar kısa bir süre düşündükten sonra yüzüme dönüp "bu belgenin içinde ne var biliyor musun?" Dedi, olumsuz anlamda başımı sallayıp "hayır" dedim. "Bu belgede senin benim kızım olduğuna dair DNA raporu var" kahkaha atmayı düşündüm bir ara, kim böyle birşey düşünebilirdi. " kim böyle aptalca bir şey düşünmüş olabilir?" Dedim, kendimi gülmekten alıkoyamıyordum. "West," şaşırmamıştım, her şeyin altında o p*ç var zaten "geçmişte olanları biliyor şüphelenmiş olmalı" dedi. "Neden izin vermedin DNA sonucunu ikimiz de biliyoruz kızın olmadığımı belgeden öğrenseydi, şimdi başka bir şey düşünecek"-" amacım da o zaten, şuan önemli bir anlaşmanın ortasındayım, şirketin kaderi buna bağlı, bi süre ayağıma dolanmamalı" dedi, "beni açık bir hedef haline getirdin yani"-"evet, seni daha ne kadar korumalıyım, alındın mı?" Dedi imalı bir şekilde "ben olmasaydım şuana kadar çoktan ölmüştün İhtiyar fazla zorlama" dedim haklı olduğumu biliyordu uzatmak istemedi " yeni bir görevin var, biri senin kan örneğini almış. Yakın zamanda kaçırılmadın değil mi?" Olumsuz anlamdabaşımı salladım " hayır, son 5 aydır hayır"- "tamam o zaman bu köstebeğin olduğunu kanıtlar, onu bul"-" senin kanını nereden bulmuş olabilir?"-" beni hergün çatışmaya giriyorum ya akıllı kız illaki bulmuştur bir yerden" dedi alayla karışık, dışarı çıktım hemen.

Bir ay önce olanlar, artık herşeyi açıklıyordu, Tommy bana ihanet etmişti. Öleceğimi bile bile, beni tehlikeye atmıştı aşık olduğum adam beni ölüme yollamıştı. En başından beri aşkı yalandı, sevgisi,ilgisi , hepsi. Dünya başıma yıkıldı çığlık çığlığa ağlamak istiyordum, boğazım düğümlendi, üstüne üstlük ben, ölüm fermanımı imzalayan adamın bebeğini taşıyordum. Bana olan son iftirası canımdan bir parça olan bebeğimdi.

Şehir manzarası en çok gece güzel oluyor, kendi kendine kaldığın zaman. Önemli kararlar veremen gereken zaman. Elimdeki bıçağa son bir kere baktım. Bu son kararımdı bu bebek doğmayacaktı, o benim bebeğimdi, canımdan parçaydı, ama onu bana bırakmazlardı, onu yaşatmazlardı Tommy sahtekar bir keş'in tekiydi, bebeği kabul edip etmeyeceği belli değildi ve ihtiyar bana yaşattıklarından fazlasını ona yaşatabilirdi. Son bir kez baktım gökyüzüne istemsizce bir çığlık koptu dudaklarımdan, bir feryat. "Allahım yalvarırım bir yol göster" hıçkırarak ağlamaya başladım yemin ederim başka bir yol olsa denerdim yemin ederim denerdim, ama bulamıyordum, bu belki tek şansımdı, yoksa vazgeçerdim, kıyamazdım onu hissetmeden kurtarmalıydım. Ait olduğum dünya ona layık değildi. Son bir çığlık attım, son bir kez yalvardım Allah a bir yol göstermesi için, sonra gözyaşlarımı sildim ve bıçağı tam karnıma geçirdim. O kadar kötü yaralanmazdım, bu zamana kadar aldığım yaralar beni bu konuda uzmanlaştırmıştı, yeterince kan kaybetmeden bayılmazdım. Ama bir daha çığlık koptu dudaklarımdan onu hissetmiştim yemin ederim, hissediyordum onu varlığını değil yok oluşunu hissediyordum. Sanki o da benimle birlikte çığlık atıyor, yalvarıyordu, öldürmeye çalıştığım bebeğimin yaşaması için yalvarıyordu benimle birlikte, her geçen saniye benden kopuyordu hissediyorum. O an bir karar verdim bebeğim ölürken ben yaşamayı hak etmiyordum, bıçak uzağa düşmüştü bakılmadan onu almalıydım ama bacaklarımı hissetmiyordum, kollarımla kendimi çekiyor her seferinde çığlık atıyordum, bu çığlıklarım bebeğim için bir özürdü, onu kurtaramamamın, bir yol bile bulamadığım için isyanımdı son bir kere ulaşmaya çalıştım ama çok geçti artık yok oluşunu bile hissedemedim, yokluğu bile gitmişti benden ve kader benim için son kozunu oynadı, orada yığılıp kaldım.

Bölüm sonu

1 yorum