İçeriğe geç

Same Love Diffrent Universe

Bölüm 50 · 4 dk okuma

Same Love Diffrent Universe

Bölüm 50

Part 5

Ertesi gün Taehyung yine erkenden uyandı ve hızlıca hazırlanıp kahvaltı için yemekhaneye gitti. Yoongi yemekhanenin önünde Taehyung'u bekliyordu. Taehyung Yoongi'yi görünce duraksadı. Ardından yavaşça yanına doğru yürüdü.

Yoongi

Dün gece odana çok geç döndüğünü duydum.

Taehyung

Bunu başka zaman konuşsak baba.

Yoongi

Olmaz. Böyle bir konuşmayı erteleyemem.

Taehyung

Ama bay Seokjin yakında gelebilir.

Yoongi

Umrumda değil. Suçlusun ve cezanı çekmen gerekiyor. Hep bu desteği annenden görüyorsun zaten.

Yoongi elini havaya kaldırdı ve Taehyung'a sert bir tokat attı. Taehyung aldığı darbe ile yere düştü. Yanağı çok acımıştı ama ağlayamıyordu. Çünkü erkek adam ağlamazdı. Hızlıca ayağı kalktı. Yoongi tekrar vurmak için elini kaldırdığı anda tanıdık bir ses duyuldu.

Seokjin

Bugün erkencisin Yoongi.

Yoongi hemen üstüne çeki düzen verdi.

Yoongi

Tabikide bay Seokjin.

Yoongi Seokjin'e kocaman gülümsedi. Seokjin yemekhaneden içeri girince Taehyung'un kolunu kavradı ve kendisine doğru çekti.

Yoongi

Elimden kurtulduğunu sanma sakın.

Ardından birlikte yemekhaneye girdiler.

Yemek boyunca Taehyung'un yüzü hep asıktı. Babasından yediği tokat bu sefer daha çok acıtıyordu canını. Sanki tokatı geç kaldığı için değil de Jungkook ile öpüştüğü için yemiş gibi hissediyordu. Kalbi parçalanıyordu adeta. İçi daralıyordu. Yemek bitsin diye dua ediyordu. Bitsin ki Jungkook'a sarılıp bütün bu acıdan kurtulabilsin.

Yemek bitince Taehyung izin isteyip sofradan kalktı. Yemekhaneden çıkar çıkmaz koşmaya başladı. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Uzun bir süre koştuktan sonra sonunda Jungkook'un odasının önüne geldi. Kapıyı tıkladı ama kimse kapıyı açmadı. Bir süre bekledikten sonra tekrar tıkladı ama kapıyı yine kimse açmadı. Taehyung ne yapacağını bilmiyordu o yüzden hızlıca geminin dışına çıktı. O gün olduğu gibi yine geminin arkasına doğru hızlıca yürüdü. Geminin arka tarafında parmaklıklara tutunmuş denizi seyreden biri vardı. Taehyung yavaşca adamın yanına doğru yaklaştı. Adam ayak seslerini duyunca arkasına döndü. Taehyung gördüğü tanıdık sima ile sonunda göz yaşlarının akmasına izin verdi ve karşısındakine kocaman sarıldı. Evet bu Jungkook'du. Jungkook da Taehyung'a karşılık verdi ve ne olduğunu sorgulamadan uzun bir süre sarıldılar. Taehyung sonunda sakinleşince birlikte bir şezlonga oturdular.

Taehyung

Odana gittim ama seni orda bulamadım.

Jungkook

Uyandıktan sonra güzel bir manzara yakalarım belki diye dışarı çıktım. Bir şey bulamadım. İçimden bir ses gemin arkasına gitmemi söyledi. Bende oraya gittim.

Taehyung

Sanki sana ihtiyacım olduğunu hissetmişsin.

Jungkook

Olabilir.

Jungkook tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi. Taehyung onun gülümsemesini görünce o da gülümsedi.

Jungkook

Bakmak ister misin?

Jungkook elindeki çizim defterini Taehyung'a doğru uzattı. Taehyung çizim defterini aldı ve içindekilere bakmaya başladı. Hepsi çok güzel ve çok profesyonel çalışmalardı.

Taehyung

Bunlar çok iyiler. Bunun için bir ders falan aldın mı?

Jungkook

Hayır. Sanırım doğuştan gelen bir yetenek.

Taehyung sayfaları çevirirken insan resimlerine denk geldi. Çok güzel resimler vardı. Hatta çıplak kadın resimleri bile vardı.

Taehyung

İşinde baya iyisin.

Jungkook utanç ile gülümsedi ve eliyle kulağını kaşıdı.

Jungkook

Dediğim gibi, insanların vücut kıvrımlarını çizmeyi seviyorum.

Taehyung

Peki bunlar gerçek insanlar mı?

Jungkook

Evet, daha önce sattıklarımın yedekleri.

Taehyung

Beni de çizer misin?

Jungkook bir süre Taehyung'a baktı. Taehyung söylediği şeyden çok emin görünüyordu.

Jungkook

Tabi, neden olmasın?

Taehyung çok sevindi ve defteri kapatıp Jungkook'a verdi. Hızlıca ayağı kalktı. Jungkook da arkasından ayağı kalktı ve birlikte Jungkook'un odasına gittiler.

Taehyung resim için hazırlanırken Jungkook da çizmek için güzel bir yer ayarladı. Taehyung odadan bornoz ile çıktı ve Jungkook'un yanına geldi.

Jungkook

Pekala, daha önce hiç bornozlu bir erkek çizmemiştim.

Taehyung

Aslında beni o kızlar gibi çizmeni istiyordum. Yanı çıplak.

Taehyung üstündeki bornozu çıkartıp yandaki koltuğun üstüne koydu. Jungkook bu güzel manzara karşısında uzun bir süre Taehyung'u inceledi. Taehyung'un bir erkeğe nazaran daha narin bir vücudu vardı. İnce beli ve büyük bir kalçası vardı. Sanki kız olarak doğacakmış ama daha sonra erkek olmuş gibiydi. Jungkook, Taehyung'u incelemeyi bıraktı ve hazırladığı yeri işaret etti.

Jungkook

Burada durabilir misin?

Taehyung olumlu bir şekilde başını salladı. Jungkook karşısında bulunan tekli koltuğa oturdu ve çizmeye başladı. Öteki kızların aksine Jungkook Taehyung'un bedenini çizmeyi daha çok sevmişti.

Yaklaşık iki saatin ardından resim sonunda bitmişti. Jungkook resmi Taehyung'a göstermek için yanına gitti. Taehyung o sırada üstünü giyiyordu.

Jungkook

Bak, nasıl olmuş?

Taehyung şaşkın bir şekilde resme baktı. Resmen büyülenmiş gibiydi. Jungkook resme ufak tefek detaylar eklemişti. Mesela beyaz bir örtü ile melek kanadı gibi.

Taehyung

Jungkook, bu çok güzel olmuş.

Jungkook

İşte sen benim gözümde böylesin. Bir melek gibi.

Taehyung Jungkook'a doğru yaklaştı ve onu öptü. Jungkook tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi. Ardından defteri yatağın üzerine attı.

Jungkook

Hadi gel, sana bir şey göstericem.

Jungkook Taehyung'un elini tuttu ve birlikte dışarı çıktılar. Koşarak geminin burnuna gittiler. Jungkook geminin en ucuna gidince parmaklıklara çıktı.

Jungkook

Bir keresinde rüyamda uçmuştum. İnsan kendini çok özgür hissediyor. Sende denemelisin.

Taehyung

Ama bunu nasıl yapıcam?

Jungkook

Buraya gel.

Jungkook Taehyung'un elini tuttu ve onu parmaklıklara çıkardı. Taehyung denize doğru baktı ve geri çıkmaya çalıştı.

Taehyung

Burası çok yüksek.

Jungkook

Kendi canına kıymak isteyen birinden duyacağım son söz bu olmalı.

Taehyung Jungkook'a doğru döndü ve sinirli bir bakış attı.

Jungkook

Tamam tamam, sen sadece bana güven. Kendini rahat bırak ve kollarını aç. Ben seni tutucam.

Taehyung olumlu bir şekilde başını salladı ve Jungkook'un dediğini yaptı. Rüzgarın bedeninin etrafını sarması ona çok büyük bir huzur verdi. Kendini uçuyormuş gibi hissediyordu.

Taehyung

Haklıymışsın. Bu gerçekten çok güzel.

Jungkook Taehyung'un yanına çıktı ve kulağına eğildi.

Jungkook

Seni seviyorum.

Taehyung

Ne?

O kadar çok rüzgar vardı ki Taehyung Jungkook'u duyamıyordu.

Jungkook

Dedim ki, seni seviyorum.

Taehyung sonunda Jungkook'u duymuştu. Başını ona doğru çevirdi.

Taehyung

Biliyor musun? Bende birini seviyorum.

Jungkook

Kimi?

Taehyung

Seni...

Jungkook tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi. Ardından da Taehyung'u öpmeye başladı. Taehyung da Jungkook'a karşılık verdi ve uzun bir süre öpüştükler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.